BIST 5.015
DOLAR 18,64
EURO 19,63
ALTIN 1.078,83
HABER /  POLİTİKA

Milli Savunma Bakanı Akar'dan Yunanistan'a net mesaj: Gereken yapılacak

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Yunanistan'la devam eden gerginliğe ilişkin konuştu. Bakan Akar, "Bu konuda bizim anlayış göstermemiz, taviz vermemiz söz konusu değil. Arkalarında kim olursa olsun, 'Ölürsem şehit, kalırsam gazi anlayışı' ile gereği ne ise yapmakta kararlıyız" ifadelerini kullandı.

Abone ol

Türkiye ve Yunanistan arasında Ege'de yaşanan gerginlik devam ediyor. Miçotakis'in son olarak ABD heyetiyle görüşmesi ve Türkiye'yi şikayet etmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan "Arkalarında kim olursa olsun, biz ne gerekiyorsa yapacağız" resti geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, "Ne ABD, ne AB. 1 numara Türkiye" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu çıkışının ardından bir değerlendirme de Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'dan geldi.

Hava harp okulu'nun yeni eğitim yılı açılış törenine katıldı

Milli Savunma Üniversitesi Hava Harp Okulu 2022-2023 Eğitim ve Öğretim Yılı düzenlenen törenle başladı. Törende konuşan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, küresel ve bölgesel belirsizliklerin olduğu bir dönemde, artan risk ve tehditlere dikkat çekerek etki ve ilgi alanı genişleyen Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde uluslararası alanda özne haline geldiğini söyledi.

"Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı faaliyeti yürütülüyor"

Akar, devletin beka ve refah olmak üzere iki ana görevi olduğunu ifade ederek, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 85 milyon vatandaşının bekası, savunma ve güvenliği için fedakarca görevlerini yerine getirmeye devam ettiğini belirtti. Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı ve etkin faaliyetlerini yürüttüğünü vurgulayan Akar, son dönemde artan Yunanistan provokasyonlarına da değindi.

"Ölürsem şehit, kalırsam gazi anlayışıyla ne gerekiyorsa yapmaya hazırız"

Yunanistan'da belli siyasilerin iç politikada yer edinmek amacıyla sürekli olarak Türkiye aleyhinde konuştuğunu, yalana başvurduğunu dile getiren Akar, şunları söyledi: "Hiçbir şekilde ne arazide ne masada bizim geri adım atmamız, geri kalmamız söz konusu değil. Bir milimetre geri adım atmak yok, bununla ilgili yapılması gereken ne varsa yapıldı, yapılıyor. Özellikle Deniz ve Hava Kuvvetlerimiz bu konuda açık şekilde talimatlandırıldı. Bu konuda bizim anlayış göstermemiz, taviz vermemiz söz konusu değil. Arkalarında kim olursa olsun, 'Ölürsem şehit, kalırsam gazi anlayışı' ile gereği ne ise yapmakta kararlıyız."

"Yunanistan, kötü komşuluğun tipik örneklerini sergiliyor"

Yunanistan'ın ahlak, hukuk, gerçek dışı konuşmalar, provokasyonlarla "kötü komşuluğun" tipik örneğini sergilediğini ifade eden Akar, "Biz uluslararası hukuk, iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde Ege'nin zenginliklerinin adil şekilde paylaşılmasını istiyoruz" dedi.

Yunanistan'ın 1988'de yapılan ve 15 Haziran-15 Eylül tarihleri ile milli ve dini bayramlarda tatbikat yapılmayacağına dair memoranduma bile uymadığını dile getiren Akar, "Yunanistan ile NATO içinde müttefikiz bunun yanı sıra halklar birbirini tanıyor, komşuyuz. Dolayısıyla kısa sürede iyi komşuluk ilişkilerini tesis edebilir, bundan faydalanabiliriz. Bu iki ülkenin de lehine diyoruz. Fakat Yunanistan'daki birkaç siyasi, kendi şahsi hesaplarına dayanarak bu gerginliği sürdürüyorlar." diye konuştu.

"Yüzmeyi unutmayın"

Türkiye'nin sorunların iyi komşuluk ilişkileri, uluslararası hukuk ve diyalog ile çözümünden yana olduğunu bir kez daha vurgulayan Akar, şöyle devam etti: "Barış, diyalog diyen biziz. İki senedir bekliyoruz, buyurun gelin. Yunanistan yalana dayalı bir politika yürütüyor. Bu fırsatları iyi değerlendirin. Beyhude birtakım silahlandırma gayretleri, sözde ittifaklarla, bazı ülkelerin istismarları, silah satma gayretinde olanların teşviki ile yanlış yollara girmeyin. Bu silahlanmanın size bir faydası yok. Bu silahlanma savunma için fazla Türkiye için az. Bu ittifakların da bir faydası yok. Bunun örnekleri var, bir sıkıntı olduğunda kimse etrafında kalmıyor. Örnek: 1919-1922. Bazı ülkeler Yunanistan'ı Türkiye'ye karşı vekil olarak kullanmaya çalıştılar. Anadolu'ya girdiler, 1922'de denize döküldüler. Tarihi okuyun, unutmayın. İlle de böyle bir şeyler düşünüyorsanız onun için de 'Yüzmeyi unutmayın.' diyoruz."