BIST 10.771
DOLAR 32,82
EURO 35,14
ALTIN 2.450,67
HABER /  SPOR

Tarihe geçen golü unutamıyor

Prekazi o günü unutamıyor. Atılan bu golle özgüvenden mahrum olan Türk futbol tarihinde yeni bir dönem başlamıştı..

Abone ol

Türk futbol tarihinde apayrı bir yere sahiptir 15 Mart 1989 günü... O gün Türk futbolunun özgüvenden mahrum geçmişinin üzerine sünger çekilmeye başlandığı gündü.

Köln’de binlerce gurbetçinin desteklediği G.Saray, Monaco’yu Şampiyon Kulüpler Kupası Çeyrek Finali’nde saf dışı etmişti. Cevat Prekazi’nin Monaco ağlarına bıraktığı unutulmaz golün tarihte yerini aldığı gündü o gün.

G.Saray 1-0 kazandığı ilk maçın rövanşında cezası sebebiyle rakibini Köln’de ağırlıyor. İlk yarı 0-0 sona eriyor. İkinci yarı 59. dakikada Tanju rakip yarı alanında düşürülüyor. Hakem faulü veriyor. Prekazi, vuruş noktasına gelirken bir yandan da kaleye bakıyor mesafeyi ölçercesine.

Arkadaşlarının pozisyon almasına fırsat vermeden 7-8 adım geriye açılıyor. Sonra bir hışımla topun üzerine geliyor. Sol ayağının üzeriyle tam ortasına vuruyor. Meşin yuvarlak yerden bir karış yükseklikte yaklaşık 35 metre uzaklıktaki kaleye, bir milim yalpa yapmadan ok gibi gidiyor ve kalecinin solundan filelerle kucaklaşıyor. Maç 1-1 bitiyor. G.Saray Şampiyonlar Ligi’nde yarı finale yükseliyor.

TOP NASIL GİTTİ, BEN DE ANLAMADIM
Bu tarihî gole imzasını atan Cevat Prekazi, tam 315 kez G.Saray formasını terletmişti. Geçtiğimiz günlerde Türkiye’yi ziyaret ettiğinde buluştuk Prekazi ile. Bismillah demeden o golü anlattı bize. ‘Sinirli Arnavut’ ve ‘Bay Frikik’ lakaplı efsane futbolcu: “Bunca yıl geçti, herkes hâlâ aynı soruyu soruyor: ‘Nasıl bu golü attın?’

100’ün üzerinde frikik golüm var. Hepsini anlatabilirim; ama bunu anlatamam. Bu gerçekten çok farklıydı. Top yerden bir karış yükseklikten gitti. Nasıl gitti bilmiyorum; ama çok güzel oldu.”

Prekazi sık sık geliyor Türkiye’ye. Dostları, akrabaları var burada; bir de onu hiç unutmayan G.Saray taraftarı: “Hâlâ benden imza alıyorlar. Bunca yıl geçmesine rağmen beni unutmadılar. Ben de onları unutmadım. Bu ilgiyi, bu sevgiyi kim unutabilir ki?”