BIST 5.095
DOLAR 18,81
EURO 20,44
ALTIN 1.168,20
HABER /  GÜNCEL

Şapkayı karısı sandı! Dünyanın en ilginç psikolojik vakaları Çevrenizde de olabilir!

Psikoloji bilimini ileriye taşıyan araştırmalar İngilizce’de case study diye tabir edilen vakalardır. Case Study vakalar bilim insanlarının beyin ve insan psikolojisinin işleyişine dair daha önceden hiç bilmediği bilgileri edinmesinde yardımcı oluyor. Dünyanın en garip psikolojik vakaları...

Abone ol

Psikoloji biliminin ilk türleri olan vakalar study case olarak adlandırılıyor. Bilim adamlarının beyin ve insan psikolojisinin işleyişiyle ilgili daha önceden hiç bilmediği bilgileri edinmesinde yardımcı olmuş, bu olağanüstü durumlar psikoloji bilimine büyük katkıda bulunmuştur.

Başka kimsenin duymadığı müziği duyuyordu

İngiltere'de yaşayan Susan Root, dört yıl boyunca kafasında aynı şarkıyı tekrarladı. Şarkı, How Much is that Doggie in the Window şarkısıydı.

Terapistler Susan'ın 'müzikal kulak çınlaması' olarak da adlandırılan müzikal halüsinasyonlarını iyileştirmek için fazla bir şey yapamadılar. O kadar kötüye gitti ki, 40 yıllık kocası, kafasında çalan şarkıyla kendinden geçerken sırf dikkatini çekmek için bağırmaya başladı. Bazı geceler Susan uyuyabilmek için televizyonu açmak zorunda kaldı. 

Karısını şapka sanıyordu

Görsel agnozi yani nesneleri tanıyamama bozukluğundan muzdarip adamın beyninde hasar vardır. Nesneleri ve hatta insanları tanıyamıyordu. Örneğin, karısına baktığında bir şapka görüyordu. Ayrıca hiçbir yüzün olmadığı yerlerde de yüzler görüyordu.

Tıp ve nöropsikoloji bilimine çok katkısı oldu ancak bunun bedeli hafıza kaybı oldu

Henry Molaison yaklaşık 10 yaşlarında bir ilkokul öğrencisiyken, epileptik nöbetleri yüzünden zor günler geçirmeye başladı. Yetişkin biri olduğunda da nöbetler şiddetlenerek devam etti. Epileptik nöbetlerini iyileştirmek için çok yüksek dozlarda çeşitli ilaçlar alan Henry, kullandığı ilaçlara rağmen hala nöbetler geçiriyordu. Henry 27 yaşındayken, 1953 yılında beyin cerrahı William Beecher Scoville öncülüğünde bir ameliyat geçirdi. Bu ameliyatta Henry’nin hipokampüsünün büyük bir kısmı da dahil olmak üzere medial temporal loblarının bazı kısımları alındı. Operasyon Henry'nin epileptik nöbetlerini sonunda ortadan kaldırmayı başardı. Ancak  Henry’nin beyninden çıkarılan hipokampüsün önemi çok geç olsa da anlaşıldı. Hipokampüsün beynimizin ''arşivi'' de diyebileceğimiz uzun süreli bellek oluşumu için çok önemli olduğunu fark ettiklerinde Henry için çok geçti. Henry 2008 yılında ölene kadar hafıza kaybı yaşadı. Henry’nin hayatı sadece 30 veya bazen de 60 saniyelik olaylardan ibaretti. 

Karakteri değişen adam

Bir demiryolunda inşaat ustası olarak çalışan Phineas Gage kazara yanağına ve beynine bir demir sırık saplandı. Sırık kafasından beyninin sol frontal lobunu parçalayarak geçmiştir. Gage, bir süre baygın kaldıktan sonra, bilinci yerine gelip ayaklanır. Herkesin şaşkın bakışları arasında bir at arabası çevirir ve yardım almak üzere çok da uzak sayılmayan bir doktorun muayenehanesine gider. Doktorunun gayretleriyle sağlığına kavuştuğu düşünülen Gage ayaklanır, fakat bambaşka bir insan olmuştur. Sene 1948 ve henüz sinirbilim diye bir dal yoktur. Dr. John Martyn Harlow, raporunda sol gözünü kaybeden Phineas Gage’i tanıyanların onun bambaşka bir insana dönüştüğünü söylediğini yazar. Geçirdiği öfke nöbetlerinde insanlara saygısızca davranan, küfür eden, şiddete eğilimli bir portre çizer. 1860 yılında da geçirdiği şiddetli epilepsi nöbetlerinden sonra ölür. İngiliz sinirbilimin kurucu babalarından Dr. David Ferrier, ön frontal korteksin işlevsel olmayan bir beyin alanı olmadığını tersine kişilikle ilgili olduğunu ortaya koyar. On yıllar sonra bu kestirimin ne kadar doğru olduğu deneylerle de saptanır.

Vahşi çocuk gennie

Genie, 1970’te 13 yaşındayken bulunmuş. Genie’nin başına gelenler oldukça korkunç ve çocuk istismarının en kötü örneklerinden: Babası, Genie’de zeka geriliği olduğuna inanarak onu bir odaya lazımlık ile kapatmış, ve Genie ne zaman ses çıkarsa ona vurmuş. Genie ilk bulunduğunda,  motor fonksiyonları son derece düşük, sağlıksız, ve konuşamayan bir çocuk imiş. Psikologlar hemen bu vakanın ilginçliğini farkedip, onu araştırmalarının bir parçası yapmışlar. Genie, araştırmacıların gözetimi altında zamanla sağlığına kavuşmuş, biraz konuşabilmeye başlamış. Ancak ne zamanki araştırmacıların hibesi bitmiş, Genie kendini yine bakım evlerinde bulmuş ve eski tamamen konuşmayan durumuna geri dönmüş. Bugün 54 yaşındaki Genie’nin durumu oldukça vahim. Psikolojik olarak bitik, ve insanlarla kesinlikle konuşmuyor ve iletişim kurmuyor. Psikologlar ise, Genie sayesinde çocukların zeka gelişiminde uyaran bolluğunun ve dili öğrenmek için kritik dönemlerin önemini bulmuşlar.