BIST 10.471
DOLAR 32,77
EURO 35,09
ALTIN 2.457,99
HABER /  GÜNCEL

Mustafa Destici'den tepkilere sert yanıt: Hepiniz bir aradaydınız

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, sosyal medyada gündem olan tweetiyle ilgili "Seçimden önce bu kadar parti Kılıçdaroğlu destekliyor dediler, biz de onu söylüyoruz, hepiniz desteklediniz diye. 14-28 Mayıs'ta bir arada değildik desinler vazgeçeyim. Ben burada ‘14-28 Mayıs hepiniz bir aradaydınız’ diyorum bu yanlış mı? " şeklinde açıklama yaptı.

Abone ol

Irak'ın kuzeyinde 9 askerin şehit olmasının ardından iktidar ile muhalefet yine karşı karşıya geldi. CHP, teröre karşı ortak bildiriye imza atmayacağını ilan ederken yaşananlardan iktidarı sorumlu tuttu.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Destici, terör tartışmalarına ilişkin "Seçimlerde terör örgütünün siyasi şubesi ile işbirliği yapıyorsanız; onların işbirliği yaptıkları ile ortaklık ediyorsanız; birtakım menfaatler için mutabakat metinleri imzalıyor ve bir kaç bakanlık-koltuk için PKK'nın, TİKKO’nun, DHKPC'nin partileri ile aynı adaya oy istemişseniz; bugün yaptığınız sahte kınamaların milletimiz nezdinde hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Kimse unutmasın: Türkiye Cumhuriyeti devletini ve Türk milletini terör eylemleriyle teslim almaya çalışanlar hüsrana uğrayacaktır. “Daha dün 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimlerinde hepiniz bir aradaydınız” dedi.

Destici'nin açıklamalarına eleştiriler gecikmedi. Tepkilerin odağındaki isim, tv100 ekranlarında eleştirilere böyle yanıt verdi:

Destici'nin açıklamalarından satır başları:

"PKK, ABD ve İsrail adına vekalet savaşı yürütüyor"

Biz sadece PKK'yla mı savaşıyoruz? Bu sorunun net bir şekilde cevabı hayır. PKK orada ABD ve İsrail adına bir vekalet savaşı yürütüyor.  

Biz bunu ilk defa söylemiyoruz, rahmetli Muhsin Başkan döneminden beri diyoruz ki Türkiye teröre karşı zafer kazanacaksa, bitirecekse terörün tüm unsurlarına karşı, nedir bu unsurlar sahadaki teröristler, meclisteki uzantıları, basındaki uzantıları, ona iş sermaye gönderen iş adamları, dış güçler bütün bu unsurlarının tamamına karşı mücadele edeceksiniz yoksa sadece askerin sahada vereceği mücadele sizin terörü bitirmenize yetmez ki yetmiyor.

"HDP'nin yönettiği hiçbir oturuma katılmadım"

Ben TBMM'de HDP'nin meclis başkanvekilinin yönettiği hiçbir oturuma katılmadım. Bir kere bile başkanım demedim, elini sıkmadım. 

Bize göre terör örgütünün partisiyle hiç kimse işbirliği yapamaz. Yapıyorsa da teröre dolayı destek veriyordur. 

"Terör örgütünün partisiyle bize göre kimse iş birliği yapamaz"

Biz anayasa ile ilgili partileri geziyorduk. İYİ Partiye gittik CHP’den de randevu istemiştik, Kemal Bey döneminde cuma günü verildi. Orada heyetler halinde görüştük Kemal Beyle de 15 dakika baş başa görüştük ortak basın toplantısında. Ben kendisine sordum dedim ki ‘Sayın Başkanım Bakanlarımız size geldi daha detaylı bilgi verdi. Neden aynı soruları tekrar soruyorsunuz?’ dedim bir yönüyle tatmin olduğunu bir yönüyle olmadığını söyledi. Sonra biz aşağıya ortak basın toplantısına girecektik orada ben arzu ederdim ki Gara meselesine girmeyelim çünkü biz anayasa ile ilgili geldik. Aşağı indik Kemal Bey bize ‘Hoş geldin’ dedi, ziyaretimizden duyduğu memnuniyeti bildirdi, nazik bir insan zaten. Sonra gazeteciler sordu ve direk Gara’yı sordu, Kemal Beyde zaten elinde hazır olan soruları orada tekrar sordu. Onun üzerine gazeteciler bana sordu tekrar ben de dedim ki arkadaşlar PKK’nın siyasi uzantısı olan bir mecliste bakanlar ne kadar gizli bilgi paylaşabilir ki? Ha Kandil’de Karayılan ha mecliste kara çıyan ha Duran Kalkan ha Pervin Buldan. Bizim burada istinat ettiğimiz bu. Bu terör örgütünün partisiyle bize göre kimse iş birliği yapamaz.

Ben oy kaygısıyla siyaset yapmıyorum, vatan, millet, devlet kaygısıyla siyaset yapıyorum.

"14-28 Mayıs'ta bir arada değildik desinler vazgeçeyim"

Seçimden önce bu kadar parti Kılıçdaroğlu destekliyor dediler, biz de onu söylüyoruz, hepiniz desteklediniz diye. 14-28 Mayıs'ta bir arada değildik desinler vazgeçeyim.  Ben burada ‘14-28 Mayıs hepiniz bir aradaydınız’ diyorum bu yanlış mı? Bu doğru. ‘Terörü ve terör örgütlerini savunan sözde milletvekilleri var bunların 500’den fazla dokunulmazlık dosyası var. Mecliste oylanmıyorsa, Meclis Başkanlık Divanında, İdare Heyetinde, Meclis sıralarında terör savunucularının oturmasına müsaade ediliyorsa hatta bunlarla kuliste kahve, çay içilip muhabbet ediliyorsa ve bu hainler de ellerini kollarını sallayarak meclis koridorlarında fink atıp, meclis kürsüsünden devlete, kahraman ordumuza parmak sallıyorsa mecliste bulunan diğer partiler terörle mücadelede görevini yapmıyor demektir. Seçimlerde terör örgütünün siyasi şubesi ile iş birliği yapıyorsanız, onların iş birliği yaptıklarıyla ortaklık ediyorsanız, birtakım menfaatler için mutabakat metinleri imzalıyor ve birkaç bakanlık koltuğu için PKK’nın partileriyle aynı adaya oy istemişseniz, bugün yaptığınız sahte kınamaların milletimiz nezdinde hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur’

"Kim PKK’yla ya da onun siyasi uzantısıyla iş birliği yapıyorsa ben buna tavır koyarım"

Gürel'in "Oy veren parti ile seçmen arasında bir ayrım yapılamaz ve bu noktada seçmenin ciddi bir bölümünü kırarım endişeniz oldu mu tweet attıktan sonra?" sorusuna Destici "Biz siyaseti devletin varlığı, ülkenin bütünlüğü, milletin istiklali ve istikbali için yapıyoruz. Biz doğruları söylemekle mükellefiz, milletimiz karar verecektir. Kim PKK’yla ya da onun siyasi uzantısıyla iş birliği yapıyorsa ben buna tavır koyarım" cevabını verdi. 

"HDP seçime girmedi ama parayı aldı"

Anayasanın 68. Maddesi der ki siyasi partilere hakça ve yeteri miktarda yardım yapılır. Bugünkü uygulama ne hakça ne de yeteri miktardadır. 7 milyar eski para ile 7 katrilyon 5 partiye. 2023’te 4 katrilyon verildi. Bu 7 katrilyon yani 7 milyar değil de 700 milyon olsa yetmez mi? Bunun 10’da 1’i yetmez mi? Biz buna itiraz ettik niye düzeltmiyorsun. İki kapatma davası süren HDP’ye biz Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvuru yaptık. Önce durdurdu sonra parayı verdi. HDP seçime girmedi ama parayı aldı. Bunda veballeri yok mu?

"İYİ Parti kadrolarında birtakım değişiklikler yaptı"

İYİ Parti kadrolarında birtakım değişiklikler yaptı. Liberal, sola yakın, özgürlük adı altında LGBT’yi savunan kişileri partiden temizledi. Ağırlıklı olarak milliyetçi, maneviyatçı çizgide olanlarla şu anda yoluna devam ediyor.

"Yarın AK Parti heyeti ile görüşeceğiz"

Bugün buradan söyleyeyim yarın heyetlerimiz arasında bir görüşme gerçekleşecek, yarın yapılacak görüşme aşağı yukarı çerçeveyi çizecek.