BIST 11.221
DOLAR 33,02
EURO 35,98
ALTIN 2.551,69
HABER /  MEDYA

Yılmaz Özdil'den Özgür Özel'e: Benden özür dileyene kadar hakkındaki gerçekleri anlatmaya devam edeceğim

Yılmaz Özdil, kendisini seçmene "bidon kafa" dediği için eleştiren CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i hedef aldı. Özel, "Benden özür dileyene kadar hakkındaki gerçekleri anlatmaya devam edeceğim." dedi.

Abone ol

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile yazar Yılmaz Özdil arasında "bidon kafa" polemiğinde gözler Özdil'in vereceği yanıta çevrildi. 

Özel'in katıldığı bir programda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesine tepki gösteren Özdil'in geçmişte oy vermeyen seçmene "bidon kafalı" dediğini belirtmesi polemiğin fitilini ateşlemişti.

Özel'e ne cevap vereceği merak konusu olan Özdil, Youtube hesabından ilk açıklamasında şu ifadelere yer verdi: 

“Elinden geleni ardına koyma. Hodri meydan. Benden özür dileyene kadar hakkındaki gerçekleri anlatmaya devam edeceğim. Ama sindire sindire anlatacağım. Bugünlük bu kadar. Asıl pazartesi anlatacağım. Atatürk'ün gençliğe hitabesinden aldığım yetkiye dayanarak söylüyorum. Mustafa Kemal Atatürk'ün partisini Cumhuriyet AK Partisi yapmana izin vermeyeceğiz Özgür Özel. Bence hemen telefona sarıl AKP trollerini ara. Seni savunmak için hazır olsunlar. Bugünlük bunu tadımlık al. Pazartesi gününe kadar uyku uyuma."

Yılmaz Özdil seçmene "bidon kafa" dedi mi demedi mi?

Yılmaz Özdil, Özel'in kendisine iftira attığını savundu. Peki Özdil söz konusu yazıda ne demişti? İşte 2007 seçimlerinden iki hafta sonra Özdil'in Hürriyet'te kaleme aldığı "Bidon kafa" başlıklı yazısı:

ŞARIL şarıl bedava su varken, baraj yapacağına, dünyanın en uzun borusunu döşeyip, taaa Rusyalardan en pahalı gazı getiriyor...

Depo yok.
Depo var...

Su yok.

Suyu bulsa...

Boru yok.

Boru döşese, o döşeyene kadar zaten su kuruyor.

*

Yani darılmayın ama, hakikaten Allah cezanızı versin be kardeşim.

*

Bakıyorum televizyonlara...

Şöhret olmuşsun yahu!

BBC, CNN hep seni gösteriyor.

Akmayan çeşme başında, elindeki boş bidonu kameraya sallayarak, "elim kırılsaydı" diye bağırıyorsun.

*

Hiç bağırma.

Senin paranla sana köfte ekmek ısmarladılar, hizmet sandın... Sudan ucuz senin oyun.

Hiç bağırma.

*

Düşün şöyle bir...

Maazallah CHP-MHP iktidar olsaydı, ne diyeceklerdi?

"Uğursuz bunlar..."

"Bereketsizler..."

"Geldiler, kuruttular..."

Demeyecekler miydi?

Diyeceklerdi.

Sen de kafanı emme basma tulumba gibi sallayarak, "he valla" demeyecek miydin?

Diyecektin.

Hatta, şu anda tek satır bile susuzluktan bahsetmeyen liboşları, satılık kalemleri okuyup okuyup, "şerefsiz bu laikler" demeyecek miydin öfkeyle?

Diyecektin.

Hiç bağırma.

Bak şimdi sen, çoluk çocuk kokarcaya döndün, Afrikalılar gibi fellik fellik yıkanacak dere arıyorsun... Senin sırtından koltuk sahibi olanlar, borsa vurgunu yapanlar, ihale kapanlar, dolar-faiz volisi vuranlar ise, Perrier’le San Pellegrino’yla jakuzide banyo yapıyor, köpük köpük.

Reina’da sular kesik mi sanıyorsun, a benim bidon kafalım?

Şimdi iyi dinle...

Yap elini yumruk.

Şeytan kulağına kurşun der gibi vur bakayım kafana iki defa...

Ne duydun?

"Donk donk" di mi?

Sen önce onu doldur.

Su kolay.