BIST 9.693
DOLAR 32,50
EURO 34,69
ALTIN 2.499,53
HABER /  GÜNCEL

Pendikte Türk şiiri tartışıldı

Pendik Belediyesi'nin düzenlediği “Türk Şiirinin Sesleri” konulu programda, Türk Şiiri, şairlerce tartışıldı.

Abone ol

21 Mart Dünya Şiir Günü dolayısıyla Pendik Belediyesi tarafından düzenlenen “Türk Şiirinin Sesleri” konulu programda, Türk Şiiri, şairlerce tartışıldı. 12 şair, şiirlerini seslendirdi.
Mehmet Akif Ersoy Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen ve Pendik Belediye Başkanı Erol Kaya’nın hazır bulunduğu programın panel bölümüne; Yrd. Doç. Dr. Baki Ayhan T., A. Ali Ural, Murat Batmankaya, Celal Fedai ve Mehmet Erte katıldı. Pendik Belediye Başkanı Erol Kaya, yaptığı konuşmada, şiirin insan hayatındaki önemine dikkat çekerek, “İnsan, hayata anlam kattığı için şehre de anlam katıyor. Bunu yalnız elleriyle değil, dimağı ve diliyle de yapıyor” dedi.

A. Ali Ural’ın yönettiği “Şiir nasıl yenilenir?” konulu panelde; Baki Ayhan T., eskisi olmayanın yenisi olmayacağını söyledi. Türk Edebiyatı’na yenileşmenin Tanzimat Edebiyatı ile birlikte girdiğini kaydeden Ayhan T., şöyle konuştu;
“Söz konusu yenilenme içerik bakımından yenilenmedir. Biçimsel açıdan aynıdır. Şiir, eskimez ki, yenileyelim. Avrupa edebiyatındaki yenilenme ile bizdeki yenilenme -bizdeki biraz gecikmeli de olsa- paralellik arz ediyor.”

“GÜNEŞİN ALTINDA YENİ BİR ŞEY YOK”

Celal Fedai de, yenilik kelimesinin tehlikeli bir kelime olduğunu savunarak şunları ifade etti:
“Ama yenilik kelimesinin mahiyetini kavrayıp, aydınlanmak gerekir. Şiir, inkılab eder. Bizim şiirimiz, bir yenileşmenin, inkılab anlamında bir yenileşmenin eşiğinde olabilir.” Gelenek kelimesinin tartışılması gerektiğini düşündüğünü dile getiren Mehmet Erte ise, “Geleneği, üzerinde bir bina kurabileceğim bir satıh değil, bizi binanın katları arasında dolaştıran bir asansör gibi düşünüyorum” dedi.
Yükselmenin, bir adım ileriye gitmenin insan fıtratında olduğunu belirten A. Ali Ural da, şöyle konuştu:

“Güneşin altında yeni bir şey yok. Her şey söylenmiş. İşlenmedik bir konu, el atılmamış bir imge kalmamış. Herhalde, ancak, bir üslup farklılığı söz konusu olabilir.”
Murat Batmankaya ise, şairin hiçbir yaraya merhem olmadığını söyleyerek, “Bir şey yazılıyorsa eğer, mutlaka bir derdi, amacı var ki yazılıyor. Şimdi üretilen eserlerin çoğu, birbirini kopya eden ama bir derdi olmayan eserlerdir” şeklinde konuştu.
İlginç diyalogların da yaşandığı panelde, bir dinleyicinin “Şiir için aşk mı, travma mı?” şeklindeki sorusu üzerine Ali Ural’ın “Travma, en büyük aşktır” cevabı büyük alkış aldı. Programın ikinci bölümünde, 12 şair şiirlerini seslendirdi. Panelist şairlerin yanı sıra, Ali Günvar, Nilay Özer, Murat Menteş, Ayşe Sevim, Ahmet Murat, Emrah P. ve Abdurrahman Şenel şiirlerini okudular