BIST 11.139
DOLAR 33,11
EURO 36,08
ALTIN 2.573,97
HABER /  POLİTİKA  /  AK PARTİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ya olacağız ya öleceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kızılcıhamam'daki istişare ve değerlendirme toplantısı sonrası konuştu. Erdoğan teşkilatları uyarırken CHP yönetimini de Çubuk'ta yaşananları istismar etmekle suçladı.

Abone ol

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çubuk'ta CHP liderine yönelik yumruklu saldırıyı açıkça kınadıklarını; ancak CHP yönetiminin bölge halkının terörist gibi gösterilmesine ve hakaret edilmesine karşı çıktıklarını söyledi. Parti içerisinde fitna çıkmasına müsaade edilmemesini isteyen Erdoğan, teşkilat içerisinde değişime gidileceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün partisinin Kızılcahamam'da gerçekleştirilen 28. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın kapanış oturumunda konuştu. Ekonomide Ağustos ayından beri yaşanan sıkıntıları çok iyi bildiklerini söyleyen Erdoğan, ekonomide ilk yol haritasını seçimlerden hemen sonra kamuoyu ile paylaştıklarını ve yeni adımlar atıldıkça kara bulutların da dağılayacağını ifade etti.

"Ekonomik teröre de teslim olmadık, olmayacağız"

"Esasen ekonomide son 9,5 ayda yaşananlar ülkemizin ekonomik gerçeklerinden kaynaklanmış da değildir" ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bir dönem sınırlarımıza atılan füzeler, bombalar, sıkılan kurşunlar neyse son aylarda ekonomimize yapılan saldırılar da aynıdır. Hatta bir ay öncesinde de benzer girişimler oldu. Hemen tedbirlerimizi alıp kimse farketmeden önünü kestik. Silahlı ve diplomatik teröre nasıl teslim olmadıysak, ekonomik teröre de teslim olmadık, olmayacağız. Geçtiğimiz zorlu sınamalar bize büyük ve güçlü Türkiye'yi inşa davasından asla taviz veremeyeceğimizi tekrar hatırlatmıştır. Bir kez daha gördük ki ya olacağız ya öleceğiz, bunun başka yolu yok.

Kendisine verilen imkanı kullanamayanlar da hiç kusura bakmasınlar nöbeti devretmek zorundadırlar.


"Bunların hiçbirinin zerre kadar kıymeti yok"

Biz bu ülkede yatırımcımızın, girişimcimizin karşısında değiliz ama bu milletin karşısında olanlar da bilsinler ki onlar da bizi karşılarında bulurlar. Her türlü desteği veren biziz, ülkemizde teşvik bölgelerini onların emrine veren biziz. 6 ayrı bölgede her türlü desteği bugüne kadar verdik, veriyoruz, bundan sonra da vereceğiz ama kalkıp da fırsatçılığa girişirlerse orada kusura bakmasınlar. Biz milletimizin yanında yer almaya mecburuz. Gelin kararlarımızı başkalarının bizimle ilgili niyetlerine göre değil, kendi hedeflerimize, kendi ihtiyaçlarımıza, kendi çıkarlarımıza göre verelim. (Filanca yabancı finans kurumu şöyle diyormuş, filanca devlet ülkemize şaşı bakıyormuş, filanca kesim saçma sapan yollara tevessül ediyormuş) Bunların hiçbirinin zerre kadar kıymeti yoktur. Asıl olan ülke ve millet olarak bizim ne istediğimiz ne yaptığımız, nereye varmak istediğimizdir. Türkiye her alanda olduğu gibi ekonomide de öyle bir ülkedir ki, buz dağı gibi görünmeyen kısmı, görünen kısmından çok daha büyüktür.

"CHP yönetimi başka, CHP'ye oy veren vatandaşlarımız başkadır"

CHP yönetimi başkadır, CHP'ye oy veren vatandaşlarımız başkadır. Bunu birbirinden ayıralım. Mesela dün bir CHP yöneticisi çıkıp bizim şehit cenazelerine katılım konusunda hassasiyet gösterilmesiyle ilgili sözlerimize karşı tam da anlatmaya çalıştığımız, çarpık zihniyetinden bir kez daha ortaya sermiştir, zihniyet bozuk. Biz, 82 milyon olarak birlik beraberlik içinde hareket etmemiz gerektiğini söylüyoruz, CHP kafası bunu ayrıştırma, gerginliği ve kutuplaştırmayı arttırma çabası diye anlıyor.

Önümüzde 4,5 yıl, belediyeler olarak 5 yılı aşkın zamanımız var. Milletimiz ve siyaset son dönemde yoruldu. Önümüzdeki dönemi tamamen icraata odaklanarak geçirmek zorundayız.


"Çubuk'taki vatandaşım tahammül eder mi?"

Biz, terör örgütünün güdümündeki partiyle birlik olursanız şehitlerimizin kemiklerini sızlatırsınız diyoruz. Onlar, hadiseyi meşrulaştırmaya çalıştığımızı iddia ediyor. Biz saldırıyı açık bir dille kınadık. Biz, şehit yakınlarının ve koskoca bir ilçe halkının taciz edilmesine, tariz edilmesine, terörist ithamına ve hakarete maruz kalmasına karşı çıkıyoruz. Çubuk'taki o vatandaşlar zaten yaralı, onları provoke edeceksin, kalkacaksın Ardahan'daki yolculukta teröristlerin saldırısına uğramışsın, onlarla eş duruma getireceksin. Buna benim Çubuk'taki vatandaşım tahammül eder mi? Orada sana saldıranlar, kol kola gezdiklerin sana saldırdı. Başkası saldırmadı.

Teşkilatlara uyarı

Hiç kimsenin şahsi ajandası, Türkiye'nin ve artık kaderi ülkemizle bütünleşmiş olan AK Parti'nin misyonunun önüne geçemez. Kendisini ülkesinden ve partisinden büyük görerek bu yolda yürümeye kalkanlar zaten baştan kaybetmiştir. Böylelerinin Türkiye'ye ve AK Parti'ye kaybettirmesine de izin veremeyiz. Bunun için tüm arkadaşlarımdan oturmalarına, kalkmalarına, konuşmalarına, çevrelerine, işlerine, güçlerine dikkat etmelerini istiyorum. Daha da ileri gidiyorum, kimlerle oturuyorsunuz, kimlerle kalkıyorsunuz buna da çok dikkat etmeniz lazım. Söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu. Bir diğeri de bütün bunlarla beraber eğer bizler hakikaten bu tür insanlarla beraber oturup kalkarsak bunun bedelini bize halk ağır ödetir. Onun için bunlara da çok dikkat edeceğiz. Terör tehdidi altındaki ülkemizde devlet yöneticilerinin, parti yöneticilerimizin can güvenliklerini elbette sağlayacağız ama asla bunu bir saltanat haline dönüştürmeyeceğiz. Vatandaşa karşı etrafımızda etten duvar örülmesine asla izin vermeyeceğiz. Ülkemizdeki her fert gibi kendi çevremizdeki insanların da iş yapma, kazanma hakkı olduğunu bileceğiz ama kesinlikle bu ilişkilerin, kayırmacılığın, haksız kazancın vesilesi haline gelmesine rıza göstermeyeceğiz.

"Fitne tohumları bizi gerçek gündemimizden kopartmayacak"

Ne dışarıdan ülkemize yönelen ekonomik ve siyasi saldırılar ne de içeride ekilmek istenen fitne tohumları bizi gerçek gündemimizden kopartamayacaktır. Sakın bu fitne tohumlarını ekenlere asla fırsat vermeyiniz. Dün de söyledim, bugün de söylüyorum, sizlere gelenler, kapınızı çalanlar, onlara tek şey söyleyin, 'Bizim yapacak çok işimiz var, siz yolunuza devam edin.' Bunlar nereden nereye nasıl geldiklerini hepiniz gayet iyi biliyorsunuz. Çok fazla vakit de kaybetmeye zamanımız yok ve onlarla kaybedilecek vakit haramdır. Buna dikkat edelim. Kimin ne yaptığına, bize hangi tuzakları kurduğuna değil kendimizin ne yaptığına, neyi başardığına bakarak yürüdüğümüzde Allah'ın izniyle aşamayacağımız engel yoktur. Biz başkalarını konuşmayacağız, başkalarının bizi konuşacağı icraatlar ortaya koyacağız."