BIST 5.554
DOLAR 23,51
EURO 25,52
ALTIN 1.488,78
HABER /  MEDYA

Kızılcık Şerbeti gerdek sahnesi Show TV'nin başını yaktı Fuat Uğur 'dindarlara ince kıyım operasyon' dedi

Kızılcık Şerbeti dizisinde kadına yönelik şiddet sahneleri yer aldığı gerekçesiyle Show TV'ye 5 kez program durdurma ve en üst sınırdan idari para cezası yaptırımı uygulandı. RTÜK Başkan Yardımcısı İbrahim Uslu'yu arayan Yazar Fuat Uğur, Uslu'nun açıklamalarını köşesine taşıdı.

Abone ol

Show TV'de yayımlanan Kızılcık Şerbeti dizisi olay sahneleri ve diyaloglarıyla gündemde.

İftar sahnesiyle toplumun fay hatlarını kaşımakla suçlanan dizi, iki üç bölüm önce Gerdek sahnesiyle eleştiri konusu oldu.

Söz konusu gerdek sahnesinde İbrahim yatağın üzerinde oturan, çok üzgün ve gergin Nursema’nın üzerine yürürken “Ne oldu lan, hadi soyunsana, kusurlu musun lan sen. Tabii ya bilmeliydim, seni kakaladılar kusurlu kusurlu, neyse hadi madem ha bir ha iki, soyun” tarzı çok ağır ve aşağılayıcı sözler ediyor. Nursema İbrahim’i itiyor, sonunda pencereye çıkıp “Dokunma, yaklaşma” diyerek bağırıyor ama İbrahim gidip Nursema’yı eliyle iterek aşağıya atıyor.

İşte bu sahne kanala pahalıya patladı. Dizide kadına yönelik şiddet sahneleri yer aldığı gerekçesiyle Show TV'ye 5 kez program durdurma ve en üst sınırdan idari para cezası yaptırımı uygulandı.

"Hepsi olumsuz karakterler"

Herkesin konuştuğu diziyi tv100 yazarı Fuat Uğur kaleme aldı. Dindar ve muhafazakar kesimde rol model olacak kimsenin kalmadığına dikkat çeken yazar, "Hepsi olumsuz karakterler. Daha açık bir anlatımla dizinin dindarlığı yaşam biçimi olarak benimsemiş tüm karakterleri kötü, entrikacı, bağnaz, kendine benzemeyene kültürünü dayatan insanlar olarak tasvir ediliyor" ifadelerine yer verdi.

Show TV'ye verilen ceza sonrası RTÜK Başkan Yardımcısı İbrahim Uslu'yu arayan Uğur, konuşulanları aktardı:

"İbrahim Uslu, dizide konunun nasıl işlendiğinin kendilerinin ilgi alanlarına girmediğini belirterek bu konuda şikâyetler gelse de sonuçta dizinin ve kanalın kendi tercihi olduğunu, aşağılama, ırkçılık, bir kesimi nefret objesi haline getirme gibi yaklaşımlar olmadığı takdirde değerlendirmeye almayacaklarını belirterek “Söz konusu ceza kadına yönelik şiddetle ilgili ve iki hafta önceki bölümdeki sahneden dolayı verildi. Çünkü sahnedeki görüntüler çok ağırdı. Konuşmaların içerikleri kadını aşağılayıcı nitelikteydi ve özellikle Nursema’nın pencereden aşağıya itildiğinin açık açık gösterilmesiydi ki bu sahne, kararın verilmesindeki belirleyici etkendi” dedi.

İbrahim Bey'e bu türden vakaların hayatın doğal akışında olduğunu, bu yüzden daha esnek bakılabileceğini söyledim.

"Şiddet bulaşıcıdır"

Uslu ana akım televizyon kanallarının sorumlulukları olduğunu ve toplumu olumsuz yönde etkilememesi gerektiğini hatırlatarak “Size şöyle bir örnek vereyim” dedi:

“Misal çocukların ve hatta yetişkinlerin izlediği Red Kit adlı çizgi romanın animasyonunda Red Kit’in ağzında hep sönmemiş, külü üzerinde olan bir sigara vardır değil mi? O neden kaldırıldı ve yerine bir çiçek ya da kürdan kondu? Şiddet de bulaşıcıdır ve görsel sahneler etkiler. İnsan algısında normalleşir.”

Aslında mafya dizilerinde bir zamanlar mafyatik elemanlar kadınları çatapata durmadan dövüyordu. Misal bunlar da yasaklandı. Olursa da ceza alıyor.

Geçen akşam Fatih Altaylı’nın Bire Bir programında dizinin kadın karakterlerini canlandıran oyuncular konuktu ve konu bu cezaya gelmişti. Nursema karakterini canlandıran oyuncu Ceren Karakoç, “Pek de öyle şiddet sahnesi yoktu” deyiverdi. Şaşırdım kaldım. Aslında anlıyorum, dizi oyuncuları sonuçta çok tutulan bir dizide rol almanın ve başarının devamını engelleyecek herhangi bir sorun olsun istemiyor ve mesleki bir yabancılaşmanın içine giriyor.

“Pek de öyle şiddet yoktu o sahnede” ne demek? Adam kıza en ağır hakaretleri ediyor ve cinsel içerikli olarak aşağıladığı yetmiyormuş gibi bir de CAMDAN AŞAĞIYA İTEREK öldürmeye teşebbüs ediyor.

Tabii bana kalsa verilen bu cezada program durdurma olmamalıydı. Sonuçta ilgiyle izlenen bir dizi.

"Dindar kesime ince kıyım bir algı çalışması"

Kararın dizinin içeriğindeki işlenişle bir alakası olmadığını söylemiştim. Ama başlıkta da belirttiğim gibi Türkiye’deki dindar kesime ince kıyım bir algı çalışması yürütülmüş ve bunun siyasete de fatura edilerek muhafazakâr AK Parti iktidarını yıpratması hedeflenmiş."

BU FOTO GALERİYE BAKIN
İYİ Parti'de 'aldatma' krizi! Önce 'aldattı' dedi, sonra 'özür' diledi
Foto Galeri İYİ Parti'de 'aldatma' krizi! Önce 'aldattı' dedi, sonra 'özür' diledi Galeriye Gözat