BIST 4.505
DOLAR 18,83
EURO 20,21
ALTIN 1.136,51
HABER /  POLİTİKA

Erdoğan'dan cami yakan PKK'ya İstiklal Marşı'yla yanıt

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır'da tarihi camiyi yakan terör örgütü PKK'ya sert tepki gösterdi.

Abone ol

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır'da tarihi Fatih Paşa Camisi'nin yakılmasına tepki gösterirken, Mehmet Akif'in İstiklal Marşı'nda yazdığı bir dörtlükle yanıt verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde,  "Muhtarlar Toplantısı"nda konuştu. Erdoğan'ın gündeminde terör saldırıları ve Diyarbakır'da yakılan tarihi cami vardı.

Terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonların kararlılıkla devam edeceğinin mesajını veren Erdoğan'ın hedefinde Kandil vardı:

GEL İNSANCA SİYASET YAP

Bu vatan topraklarında kimse operasyona yönelmesin. Ya insanca oturursunuz yaşarsınız parlamentoya girersiniz. Şu anda 100'ü aşkın güneydoğulu vekil mecliste. Gel sen de insanca siyaset yap.

KADIN KILIĞINA GİRİP ÇOLUK ÇOCUĞU KULLANIYORLAR

Terör estiriyor ondan sonra kalkıyor, hükümeti beştepeyi suçluyor. İnsan ölüren bundan Diyarbakır'da camie yakan bunlar. Kadın kılığına girip çoluk çocugu kullanıyorlar. Sokak girişlerine hendek kazalar insanları hayıt zehir eden bunlar. Kepenk kapattırıp esnafı haraca bağlıyor.

HADİ BAKALIM BUNA NE DİYECEKSİN?

Her türlü ahlaksızlığı yapan örgütün okullara ve camilere karşı özel bir husumeti olduğunu da görüyoruz. Çünkü bunların gıdası, maddi ve manevi cehalettir. İşte son olarak Diyarbakır'daki tarihi camileri hedef aldılar. Diyarbakır'daki ilk Osmanlı eserlerinden biri olan, 1500'lü yıllarda inşa edilmiş Fatih Paşa Camii terör örgütleri mensupları tarafından yakıldı. Bütün belgeler, her şey ortada. Hadi bakalım, buna ne diyeceksin? İtfaiye ekiplerine ateş açarak yangına müdae edilmesine izin vermediler. Hainler yeniden mabetlerimize el uzatıyor.

KÜLTÜREL SOYKIRIM

Bu eylem en başta Kürt kardeşlerimizin kültürlerine, tarihlerine, medeniyetlerine saldırıdır. Verilen kavga Kürt kardeşlerimi haklarına kavuşturma değil, köklerinden koparma savaşı. Aynı zamanda bu kültürel soykırım teşebbüsüdür.

PKK VE DAEŞ RUH İKİZİ

Suriye'de, Irak'ta da camileri türbeleri yakıp yıkıyorlar, Diyarbakır'da da aynı. İki cani örgüt de birbirinin ruh ikizidir. Bölücü terör örgütü ve arkasındaki güçler bombayla, hendekle Türkiye'yle başa çıkamayacaklarını bilmiyorlar mı?Bu dil husumetin dilidir. Kürt kardeşlerimizin bu dilin ve anlayışını zihinlerini ve kalplerini zehirlemesine izin vermemelidir."

Her iki cani örgüt birbirinin ruh ikizi. Tek parti CHP'si döneminde aynı amaç doğrultusunda uğraş verildiğini biliyoruz. Aynı proje bölücü örgüt tarafından kullandırılmaktadır. Bu dil husumetin dili bu dil fitnenin dilidir. Kürt kardeşlerimiz bu dilin kalpleri zehirlemesine izin vermemelidir.

"DEĞMESİN MABEDİN GÖĞSÜNE..."

Ruhumun senden, İlâhî, şudur ancak emeli. Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli. Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

MAHALLELER TEMİZLENİYOR

Bölücü örgüt ve onun güdümünde hareket eden sayıca az ama organize bir kesim bölge insanına adeta kan kusturuyor. Bu duruma seyirci kalınması mümkün değildir. Devletimiz hukuk sınırları içinde, bölgede etkili bir mücadele yürütüyor. Şehirlerde gerektiğinde sokağa çıkma yasağı ilan edilerek, mahalleler birer birer terör örgütünün elemanlarından temizleniyor. Burada durmak yok, aynı kararlılıkla devam edeceğiz.

DEVLET SİZİ KENDİ BAŞINIZA BIRAKMAYACAK

Bu devlet sizi kendi başınıza bırakmayacak. Orada beraber yatıp beraber kalkacak. Sizin güvenliğinizi korumak zorundayız. Milli birliğimize ortak değerlerimize kastede karanlık örgüte karşı devletin yanınızda olduğunu bilin siz de devletin yanında yer alın.

EZAN SUSTURAN ÖRGÜTÜN YERİ YOK

Türkiye, terör örgütü bin defa daha başkaldırsa bin defa o başı ezmeye muktedir bir devlettir. Çünkü bu devletin arkasında gücünü bin yıllık ortak geçmişinden alan bir millet var. Biz Balkanlardaki ata yadigarı camileri ihya etmeye çalışırken, dünyanın dört bir yanında ezan sesini yükseltmeye çalışırken Diyarbakır'da cami yakan, ezan susturan bir örgütün bu ortak geçmişte yeri yoktur, ortak geleceğimizde de yeri olamaz.