BIST 11.139
DOLAR 33,10
EURO 36,10
ALTIN 2.599,13
HABER /  GÜNCEL

Yargıtay, Adnan Oktar'a verilen 8 bin 685 yıllık hapis cezasını onadı

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü davasında verilen 8 bin 685 yıllık hapis cezasını onadı.

Abone ol

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü davasında verilen cezaları onadı.

Böylece 550 sayfalık gerekçeli kararla Oktar hakkında verilen 8 bin 658 yıl hapis cezası dahil örgüt üyeleri hakkındaki hükümler kesinleşti.

NE OLMUŞTU?
Adnan Oktar silahlı suç örgütüne yönelik 72'si tutuklu 215 sanıklı davada, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, 16 Kasım 2022'de kararını açıklamıştı.

Mahkeme, sanık Adnan Oktar'ı "örgüt yöneticiliği", "cinsel istismar", "eğitim hakkının engellenmesi", "eziyet", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" ve "kişisel verilerin kaydedilmesi" suçlarından toplam 891 yıl hapisle cezalandırmıştı.

Yönetici konumunda bulunduğu için diğer sanıkların suçlarından da sorumlu tutulan Oktar, diğer sanıkların cezalarıyla birlikte toplam 8 bin 658 yıl hapse mahkum edilmişti.

Mahkeme, örgüt elebaşı oldukları iddiasıyla yargılanan sanıklar Alev Babuna, Aylin Atmaca, Ayşegül Hüma Babuna, Bora Yıldız, Ulviye Didem Ürer, Yeliz Sucu, Merve Büyükbayrak, Sinem Hacer Tezyapar, Tarkan Yavaş, Halil Hilmi Müftüoğlu, İbrahim Tuncer, Mehmet Noyan Orcan ve Fatma Ceyda Ertüzün'e de benzer suçlardan ayrı ayrı 8 bin 658 yıl hapis cezası vermişti.

Sanıklardan 106'sını "örgüt üyeliği" suçundan 4 yıl 6'şar ay hapis cezasına çarptıran mahkeme, 8 sanığı "örgüte üye olmamakla birlikte yardım" suçundan 3'er yıl hapisle cezalandırmıştı.

Heyet, haklarında etkin pişmanlık hükümleri uyguladığı 16 sanığa ise çeşitli hapis cezaları, 67 sanığa da benzer suçlardan değişen sürelerde hapis cezası vermişti.

Mahkeme ayrıca, sanık Mert Sucu'yu "örgüt üyeliği", "cinsel istismar", "cinsel saldırı", "görevini yaptırmamak için direnme" ve iki polis memuruna karşı "öldürmeye teşebbüs" suçundan 152 yıl 5 ay hapisle cezalandırmıştı. 3 sanığın dosyası ise ayrılmıştı.

İstinaf, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin kararını hukuka uygun bulmuştu.