BIST 11.065
DOLAR 33,04
EURO 35,99
ALTIN 2.561,47

Berat Albayrak döner mi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan için kırılma noktalarından biri Berat Albayrak'ın istifası olmuştur ki bu süreç sonrası yaşananlar önemli bir kayıbı ortaya koymuştur...Yani at izi it izine karışmıştır...

İnandığım doğruları ve doğru adamları yazmaya devam edeceğim…

Çünkü her daim Hz. Peygamberimiz (SAV)'ın 'Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır' sözünün hakkını vermeye çalıştım...

Bunu öncelikle hatırlatmak istiyorum... 

Sevgili dostlar geçtiğimiz günlerde Berat Albayrak ile ilgili yazdığım yazı, geniş yankı uyandırırken olumlu görüş ifade eden çok sayıda mail aldım...

O nedenle yeni bir yazı kaleme almak hasıl oldu…

Hele hele bugün yaşananları görünce Berat Albayrak isminin değil böyle bir duruşa sahip devlet aklının ne kadar önemli olduğunu görmemek mümkün değil. 

Yani...

Berat Albayrak'ın istifasının bir istifadan çok ama çok daha fazlası olduğunu şimdi  daha iyi anlıyoruz…

Muhalefet o günkü istifa sonrası “Oh be kurtulduk” diye sevinirken, sözde Erdoğan'ın yanında olduğunu söyleyenlerin de aynı şekilde bir  “Zil takıp oynamadıklarına” şahit olmuştuk…

Berat Bey yalnız bırakılmıştı...

O günkü 'At izi it izine karıştı. Allah ülkemizi korusun' sözünü o günden bugüne  uzanan sürece baktığınız zaman daha net görmüyoruz mu?

Çünkü  son yazımda belirttiğim gibi  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı karartma ve yalnızlaştırma operasyonu işte o gün başladı…

İşte bugün o günler yaşanıyor...

O gün “kurtulduk” diye sevinen muhalefet ve yandaşları  Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bugün artık direkt saldırırken, o gün aynı şekilde  “kurtulduk” diyen AK Parti içindeki AKP’lilerde şimdi  sessizce izliyorlar...

Ve Erdoğan'dan bazı gerçekleri çok rahatça saklayarak kaltuk bağımlılıklarını sürdürüyorlar..

Bakın...

Berat Albayrak, bakanlıkları boyunca Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önündeki önemli bir zırhtı...

Çünkü gerçekiydi...

Bu kimsenin işine gelmedi...

Gerek muhalefete karşı...

Gerek parti içerisindeki AKP'lilere karşı…

Gerekse de partide kendi emellerini gerçekleştirmeye çalışanlara karşı aşılması zor bir duvardı…

Bazıları buna “EGO… KİBİR” dedi ama işin aslı Erdoğan’ın önünde “MİLLİ ZIRH” olmasından duyulan rahatsızlıktı...

Var mı bugün öyle biri?

Berat Albayrak’ın gerek parti içinden gerek hükümet içinden bazı gerçekleri denetim anlamında Erdoğan’ın masasına getirmesini hazmedemeyenlerin “Sen kimsin ki yolumuza taş koyuyorsun” havası estirmesini bilen biliyor!..

Yaşadık bunları…

Görünen köy kılavuz istemez misali bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan bu sıkıntıyı yaşıyor…

Allah aşkına kim var yanında bedel ödeyebilecek, zırh olabilecek ve gerçekleri söyleyebilecek…

Siyasette iktidarların ,bakanların karşıtı sadece karşı muhalefet partileri ve siyasetçileri değildir.

En büyük tehlike içeriden gelir ki göremezsiniz...

Gördüğünüz zamanda iş işten geçer!..

Berat Albayrak önü kesilmesi gereken bir devlet aklı oldu..

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı dönemi öyle bir büyük milattıki bu küresel güçleride aslında çok rahatsız etti..

Türkiye  sondaj gemileri alacak...

Denizlerde, dağlarda  petrol ve doğal gaz  çıkaracak..

Üzerleri beton ile kapatılmış kuyuları açacak...

Rüzgar enerjisinde büyük bir sıçrama yapacak...

Türkiye enerjide hamle üzerine hamle yapacak...

Bunu hazmetleri mi kolay mıydı!..

Yani Berat Albayrak'ın bakanlığı döneminde ektiği tohumların meyvelerini topluyoruz hala…

Her biri ortada…

Hazine ve Maliye Bakanlığı dönemini eleştiriyorlar ya... 

Bu da kocaman bir algı operasyonu…

Bir araştırdım şimdi size rakamlar vermek isterim…

Berat Albayrak bırakırken durum neydi?
7 Kasım 2020

Dolar…                8,4765 TL
Tüfe…                    % 14.03
Politika faizi …   % 10.25
 
Peki şimdi ne durumda…
5 Haziran 2024

Dolar…                32,56 TL
Tüfe….                  % 75,45 
Politika Faizi.     % 50.00

Gördünüz işte…

Berat Albayrak ekonomiyi batırdı öyle mi?
 
Diyeceğim şu ki…

Bugün Berat Albayrak eğer bakan olarak  kalsaydı, onun üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a nasıl saldırılar yapılacağını tahmin ediyor musunuz?
Yaşadık gördük…

Çünkü  o gün mutlaka yıkılmalıydı..

Çünkü asıl mesele Berat Albayrak'ı devirip Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı köreltmek, yalnızlaştırmak ve istediklerini yaptırmanın yollarını açmaktı..

Görüyoruz ki şimdi bütün saldırıların odağına Tayyip Erdoğan’ın yerleştirilmesi karşısında sesleri çıkmayan, hatta sessizce “Başarısızlık bizden değil ki… Ekonomiyi biz mi bu hale getirdik” diye fitne ateşi yakanlar var…

Neden 31 Mart seçimleri sonrası hiç bir şey olmamış gibi hareket edenleri izliyoruz? sorusunun cevabı işte budur..

Berat Albayrak, Tayyip Erdoğan'ın gözünden bazı gerçekleri saklayanların önündeki en büyük engeldi...

Şimdi bir düşünün...

Özetle Berat Albayrak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanında bir Bakandan çok ama çok daha fazlası olarak görev yaparken, bütün okları üzerine çevirerek kalkan görevi üstlenen bir zırhtı…

Şimdi tasarruf deniyor...

Kolay gelsin!..

Asıl tasarruf Berat Bey döneminde her alanda yapılıyordu...

Hatırlayanlar bilir...

Denetim ese sevideydi..

Neler yapıldı neler!

Bakanlıklar bünyesindeki genel müdürlerin harcamalarını dahi denetleyen bir bakan gerçeğini içlerine sindiremeyenlerin hedefindeki adamın Berat Albayrak'ın olması sürpriz değildi!..

Sürekli fitne ateşi yaktılar...

Çünkü asıl düşmanları parti içerisinden türedi…

Hadi şimdi Mehmet Şimşek karşılarında…

Konuşsalar ya!

Berat Albayrak’a saldırmak kolaydı değil mi?

Damattı ya!

Erdoğan'ı yanlış yönlendirmeye çalışanlara geçit vermiyordu ya...

Ama Allah büyüktür...

Bugün Berat Albayrak'ın hakkının teslim edildiği bir süreç yaşanıyor dersem hiç de abartmış olmam...

Siyasi düşmanları hala yok mu?

Olmaz mı?

Ama Berat Albayrak öyle bir adam ki Aşık Veysel'in “Adam olmayana düşman bile olmam” sözü ile onun düşmanlarına bakışını eş tutun.

Bugün korkuları ya dönerse!

Peki döner mi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan tekrar göreve davet eder mi?.

Bunu yakın zaman gösterecektir...

Ama ihtiyaç hasıl olmuştur...

Bakın zaman onu hep haklı çıkardı...

Hiç kuşkusuz bakanlığı döneminde kendisine  özellikle partisi içinden yapılanlar ve yalnız bırakılması karşısında kırılmıştır...

Ama bunu birgün dahi belli etmemiştir...

Bakın Üstat Necip Fazıl'a sormuşlar...

“Kırılan kalp yine sever mi?'

Üstat da 'EVET' demiş..

Adam “Peki demiş üstadım. Siz hiç kırılan bardaktan su içtiniz mi?”

Üstat cevap vermiş...

“Peki sen hiç bardak kırıldı diye bu içmekten vazgeçtin mi?”

Berat Albayrak açısından  döner mi, dönmez mi meselesine bu örnek ile bakmak gerekir.

Gerçek olan şu...

Birileri sevsin veya sevmesin..

Bu vatanın böylesine yüzde yüz yerli ve milli kimliğinden asla şüphe duyulmayacak kendini her alanda mükemmel yetiştirmiş  doğru  devlet akıllarına çok ama çok ihtiyacı var...

Çünkü gördük ki iki yüzlülerle, bukalemunlarla, nankörlerle, fitnecilerle, vefasızlarla Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu yolları aşması her geçen zorlaşıyor...