BIST 4.962
DOLAR 18,64
EURO 19,27
ALTIN 1.049,55
HABER /  POLİTİKA

Başbakan Erdoğan canlı yayında

Başbakan Erdoğan, atv ve ahaber ortak yayınında gazetecilerin sorularını cevaplıyor.

Abone ol

Başbakan Erdoğan, atv ve ahaber ortak yayınında gazetecilerin sorularını cevaplıyor. Erdoğan'a ilk soru ise Diyarbakır ziyaretiyle ilgili oldu. İşte Erdoğan'ın açıklamaları;

"Diyarbakır'daki buluşma birçok yönüyle çözüm sürecini güçlendiren bir adım oldu. Sayın Barzani'nin ve Şivan Perwer'in katılması geçekten buna farklı bir güç kattı. İlk gün yaklaşık 60 bin Diyarbakırlı bir araya geldi.
 
Sayın Barzani'nin konuşması bu buluşmanın bir milat olması bakımından önemliydi. Bir barış havasını bu kucaklaşmayla gerçekleştirmiş olduk. Belki ertelenmişti ama böyle bir buluşmanın gerçekleşmesi cesaret işiydi.
 
Şivan Perwer'in 28 yıl sonra ülkesine gelmesi, üzerinde konuşulması gereken konular. Vatandaşlık konusunda da isterse, elimizden geleni yapacağımızı kendisine söyledim. Şivan bize cevabı verecek, biz de üzerimize düşebi yapacağız.
 
Kürdistan ifadesinden muhalefetin rahatsız olması manidar. Bunlar tarihi bilmiyorlar. Irak anayasasında Kürdistan bölgesi olarak geçer. Bu onların anayasal ismidir. Gazi Mustafa Kemal'in imzaladığı bir kararname var elimde. Burada Kürdistan ifadesi yer alıyor.
 
Gazi'nin aynı şekilde Lazistan ve Kürdistan ifadelerini kullandığı konuşmaları var. Bu ifadeleri kullanan Gazi Mustafa Kemal bölücü mü? Bana bölücü diyenler Mustafa Kemal'i nereye koyacaklar. İşi Osmanlı'ya götürecek olursak zaten orada her şey açık ve net ortada.
 
Türkiye ile ilgil yaklaşım konusunda bunu bizim kabul etmemiz asla mümkün değil. (Türkiye Kürdistanı) Ne benden böyle bir sadır olmuştur ne ben böyle bir ifade kullanmışımdır. Bu ifadeler belli kesimleri tahrik etmekten başka bir işe yaramaz. 
 
Diyabakır Belediye Başkanı'nın böyle bir ifade kullanması şık olmamıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin ismi bellidir. Kendi bölgesinin ismi de bellidir; Güneydoğu Anadolu Bölgesi'dir. Bu tür şeyler toplum içinde rahatsızlıklara neden olur. Güzel bir hafta sonundan sonra böyle ifadelerinin kullanılması şık olmamıştır."

Ben genel af konusunda bir ifade kullanmadım. Bir Uşak konuşmam vardır. Orada çok açık söyledim. Katili affetme yetkisini kendimde göremem. Af yetkisi maktulun varislerine aittir. O şehit ailelerine onun hesabını nasıl verebiliriz?"
 
Sayın Barzani genel afla ilgili bir ifade kullanmışsa yanlış yapmıştır. Böyle bir şey aramızda geçmiş değildir. Böyle bir şeyi söylemek onun da ilgi alanında değil, bizim de... Bu konuda yargı hükmünü vermiştir ve bu hüküm cereyan etmektedir.
 
Siyasi partilerin genel başkanları bizi anlamıyorsa bize hain diyorlarsa onların demesiyle biz hain olmuyoruz. Bizim için milletin ne dediği önemlidir. Muhalefet partileri niçin doğu ve güneydoğuda siyaset yapmıyorlar? Gitsinler burada siyaset yapsınlar ki demokrasi güçlensin. Biz devamlı dolaşıyoruz, halkımızla bütünleşiyoruz. Ankara'ya mahkum değiliz. Diyarbakır'da bayraklarımız doluydu ne oldu, kıyamet mi koptu?
 
Diyarbakır'da şu ifadeyi kullandım, tek millet, tek vatan tek devlet, tek bayrak... Millet denilince ne anlaşılıyor. Bu kavramın içinde hangi etnik unsur varsa bunun içinde yer alır. Anayasa çalışmalarının da tıkandığı yer burası. Diyabakır'da biz neyin mesajını verdik, birlik olalım dedik. Aynı şeyler söylendiğine göre burada ayrım nerede? Kendi yapamadıklarını AK Parti yaptığı için rahatsız oluyorlar. Biz bunun devamını da yapacağız. Onlar sorumluluk makamında değiller.
 
Onların sırtında küfe yok, bizim sırtımızda küfe var. Bunları iktidar başarınca rahatızlık oluyor. Atılan her iyi adıma bariyer oluşturmak bizi güçlü ülke yapmaya değil zayıflamaya götürür.
 
"Bir kritik eşik vardı, biz bu eşiği aşmış bulunuyoruz. Demokratikleşme paketiyle attığımız adımlar var. Bir de şimdi yasal düzenleme var. Zannediyorum önümüzdeki günlerde parlamentoya sevk edilecek. Bizim geri dönme gibi bir niyetimiz yok.
 
Her zaman söylüyoruz, durmak yok, yola devam. PKK’nın geri çıkışı yüzde 20 dolayındaydı ama sonra onlar bir nokta koydular. Temenni ederim devam ettirirler. Bizim arkadaşlarımız, istihbarat teşkilatımız İmralı konusunda üzerine düşeni yapıyor.
 
Temennimiz odur ki bu sürece oranın da katkısı olur. Biz stratejimizi böyle belirledik. Ama yarın ne olur onu da yine şartlar belirleyecek. Bazen biz şartları oluştururuz bazen de şartlar bizi yönlendirir."