BIST 13.866
DOLAR 43,85
EURO 51,61
ALTIN 7.077,23
HABER /  GÜNCEL

Bakan Gürlek'ten 'genel af' ve 'umut hakkı' açıklaması! Noktayı koydu

Adalet Bakanı Akın Gürlek Terörsüz Türkiye süreciyle başta olmak üzere birçok konuda önemli açıklamalarda bulundu. Genel af ve umut hakkı konularıyla ilgili de konuşan Gürlek, umut hakkı için düzenlemeye ihtiyaç olduğunu vurguladı. Genel affın söz konusu olmadığını belirten Bakan Gürlek, sosyal medya düzenlemesi ve savunma hakkı tartışmaları hakkında da değerlendirmelerde bulundu. İşte detaylar...

Abone ol

Adalet Bakanı Akın Gürlek, önemli açıklamalarda bulundu. Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili muhtemel yasal düzenlemelerin Meclis çatısı altında yürütüldüğüne dikkati çekerek, "Savunma hakkının ortadan kaldırılması ya da özünün zedelenmesi gibi bir yaklaşımımız kesinlikle söz konusu olamaz. Mesele savunma hakkının kötüye kullanılmasının önüne geçmek" dedi. Umut hakkı ve genel af konularıyla ilgili de konuşan Gürlek, "Muhtemel düzenlemelerin genel affa dönüşmesi söz konusu değil" dedi.

"GENEL AF SÖZ KONUSU DEĞİL"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili muhtemel yasal düzenlemelerin Meclis çatısı altında yürütüldüğüne dikkati çekerek, "Net ifade edeyim; yapılacak muhtemel düzenlemelerin genel affa dönüşmesi söz konusu değil" ifadelerini kullandı.

Terörsüz Türkiye süreci, yasa dışı bahis, uyuşturucu, sosyal medya hesaplarına kimlik doğrulaması, yeni anayasa, dahil birçok konuda değerlendirmelerde bulunan Bakan Gürlek, "En kritik eşik, örgütün silah bırakması ve kendini feshetmesi. Bu tespiti de devletin güvenlik birimleri yapacaktır ve takipçisi olacak. Yapılacak çalışmaların hukuki altyapısı da büyük oranda bu tespit ve teyit sürecinin sonuçlarına göre olacak" diye konuştu.

Muhtemel yasal düzenlemelere ilişkin konuşan Gürlek, "Yasal düzenleme yapılacaksa bunun adresi elbette ki Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir. Adalet Bakanlığı olarak biz de bu sürece teknik olarak destek veririz ama sürecin ana aktörü Meclis" dedi.

"UMUT HAKKI ŞEKLİNDE BİR UYGULAMA ZATEN BULUNMUYOR"

Umut hakkı diye bir uygulamanın olmadığının altını çizen Bakan Gürlek, "Mevzuatımızda kural olarak ağırlaştırılmış müebbet dahil hapis cezaları için belli bir süre ceza infaz kurumunda kaldıktan sonra şartlı salıverilme imkanı var. Ancak terör suçları söz konusu olduğunda durum farklı. Özellikle idam cezasından ağırlaştırılmış müebbete çevrilen ya da terör suçundan ağırlaştırılmış müebbet alan kişiler bakımından şartlı salıverilme hükümleri uygulanmıyor; ceza ömür boyu infaz ediliyor. Dolayısıyla mevcut hukuk düzeninde bu kişiler için ‘umut hakkı' şeklinde bir uygulama zaten bulunmuyor" şeklinde konuştu.

Aynı zamanda Gürlek, şu ifadelere yer verdi:

"Yeni bir düzenleme yapılıp yapılmayacağı konusu ise yasama organının, yani TBMM'nin takdirinde. Süreç orada şekillenecek. Burada şahıslara değil, yani şahsi bir düzenleme değil, genel olarak toplumun ihtiyaçları ve söz konusu sürücün zarar görmemesine ilişkin bir çalışma yapmamız lazım. Amaç, terörsüz bir Türkiye hedefi ve toplumsal huzurun güçlendirilmesi çerçevesinde değerlendirme yapılması. Halihazırda idam cezasından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına dönüştürülen terör suçluları ile terör suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan suçluların cezaları bakımından şartlı salıverilme hükümlerinin uygulanması söz konusu olamayacak."

"TUTUKLAMA BİR İSTİSNADIR, ŞARTLARI VARDIR"

Tutuklama tedbiri için kuvvetli şüphe sebeplerinin şart olduğunu belirten Gürlek, "Yürütülen soruşturmalarda kuvvetli şüphe sebepleri bulunmaması halinde tutuklama tedbirine başvurulmamakta. Dosyaların kapsamını bilmeyerek ya da kimi zaman çarpıtarak yapılan yorumlara kamuoyumuzun itibar etmemesi gerekir. Yargı; şahısların isimlerine, ünvanlarına bakmaz. Somut olarak suç var mı, yok mu, kuvvetli suç şüphesi var mı yok mu buna bakar. Hakim-savcı buna göre değerlendirme yapar. Tutuklama bir istisnadır, şartları vardır. Üstelik yargının kendi arasında bir kontrol mekanizması da bulunmaktadır. Cezaevlerindeki doluluk oranlarını da yakından takip ediyoruz. Modern, ıslah odaklı kurumlar inşa ediyoruz. Bugün cezaevlerindeki tutuklu oranı yüzde 15 civarında, bu oran geçmişte çok daha yüksekti" açıklamasında bulundu.

"İNFAZ DENGESİNİ YENİDEN ELE ALIYORUZ"

Cezasız algısını ortadan kaldırmak için büyük bir özveriyle çalışmalar yürüttüklerine söyleyen Gürlek, "Yeni Yargı Reformu Stratejisi kapsamında infaz dengesini yeniden ele alıyoruz. Amacımız cezasızlık algısını ortadan kaldırmak, infazda adaleti güçlendirmek ve sistemi daha hakkaniyetli hâle getirmek. Şunu net söyleyeyim: Bu düzenlemeler asla suçla mücadelede bir zafiyet anlamına gelmeyecektir" ifadelerini kullandı.

"ÖZEL HAYATININ KORUNMASI GEREKİYOR"

Özel hayatın korunmasına dikkat çeken Gürlek, "Hiç kimsenin özel hayatının sosyal medya üzerinden tartışılmasını istemiyoruz. Herkesin özel hayatının korunması gerekiyor. Savcı, hakim sadece suç var mı yok mu buna bakar. Kamuoyuna yansıyan soruşturmaların hiçbiri soyut iddialardan ibaret değildir. Uyuşturucu testine gönderilen hiçbir şüpheli böyle bir soyut iddia üzerine gönderilmemektedir. Operasyonlar ya da test uygulamaları soyut iddialarla yapılmaz, somut delillere dayanır. Kendisine herhangi bir şekilde bir suç ihbarı yapılan Cumhuriyet savcısının soruşturmadan kaçınması mümkün değildir" dedi.