BIST 10.471
DOLAR 32,85
EURO 35,20
ALTIN 2.457,77
HABER /  POLİTİKA

Bakan Bozdağ'dan kritik açıklama! Erdoğan'ın adaylığına karşı olanlara net mesaj!

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Ülke TV canlı yayınında seçim gündemi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın adaylık konusuna ilişin soruları yanıtladı.

Abone ol

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı adaylığı üzerinde muhalefetin ürettiği yapay tartışmaların amacı ne?. Erdoğan'ın değişen sistem üzerinden 2. kez adaylığı meşru mu?

Altılı masa bileşenleri ve HDP'de oluşan paniğe oy oranlarındaki düşüş mü neden oldu?. Ülke TV ekranlarında yayınlanan "Akşam Baskısı" canlı yayınına konuk olan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, gündeme dair öne çıkan soruları yanıtladı.

"Meşruiyet tartışmasına meydan verecek ima yollu dahi bir düzenleme yok"

"Cumhurbaşkanı'mızın adaylığı konusunda herhangi bir tereddüt yok" diyen Bakan Bozdağ'ın açıklamaları şöyle:

Anayasal yada yasal bir engel yok. Her şey hukuka uygun. Herhangi bir meşruiyet tartışmasına meydan verecek ima yollu dahi bizim anayasa ve yasalarımızda bir düzenleme yok.

"Tartışmanın hukuki dayanağı yok"

('Erdoğan yeniden aday olamaz' iddiası) Bu tartışmanın hukuki dayanağı yok. Yorumla, değerlendirmeyle Anayasa'da açık olan bir hükmün değiştirilme bir teşebbüsü var. Ama bu teşebbüs netice vermez. Çünkü Anayasa çok açık.

"CHP daha önce cumhurbaşkanlarının 2 defa seçilmeleri için Aym'ye gitti"

Daha önce halk oylamasıyla Cumhurbaşkanının 5 yıl görev süresi ve 2 dönem seçilmesine ilişkin 2007'de Anayasa değişikliği yapıldı. Ve 2012'de de biz Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu'nu çıkardık. Görevdeki ve önceki cumhurbaşkanlarının durumuna bu iki defa seçilme kanundan istifade eder mi etmezler mi konusuna açıklık getirdik. Etmeyeceklerine dair hüküm koyduk.

CHP o zaman konuyu AYM'ye taşıdı. Dedi ki; 'Siz yeni bir hak veriyorsunuz. Bu haktan görevdeki ve önceki cumhurbaşkanlarını mahrum edemezsiniz. Bu mümkün değil ve Anayasa'ya aykırı.'

AYM, davayı inceledi. Ve kanundaki bu hükmü iptal etti. İptal ederken de bazı gerekçeler ortaya koydu. O gerekçelerden birisi şu;

'Yeni bir seçilme hakkı veriyorsunuz. Seçilme hakları geleceğe dönük yönelik pozitif etkiler doğurur. Dolayısıyla bu hakkın kanunla sınırlanması mümkün değildir. Geçmişte bu hak kullanıldı diye, gelecekte doğan yeni 2 defa seçilme hakkından mevcut ve önceki cumhurbaşkanları mahrum edemezsiniz. Onların önceki dönem görevlerini, gelecekteki seçilme ihtimali olan adaylıklarından ve görevlerinden mahsup edemezsiniz.'

Sistem 2017'de değişti

Biz 2017'de hükümet sistemini değiştirdik. Cumhurbaşkanının yetki ve görevlerini bu sisteme göre yeniden ayarladık. Daha önce yürütmenin sorumsuz kanadı bir cumhurbaşkanı var. Yani icranın başı o değil. Yürütme yetki ve görevi Bakanlar Kurulu ve cumhurbaşkanı tarafından kullanılıyor anayasaya göre. 

Şimdiyse yeni sistemde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne göre geçilerek, 1-) yürütme ve yetki ve görevi münhasıran cumhurbaşkanına verildi. 2-) Yürütme yetkisinin ortak kaldırılması kaldırıldı. Hükümet sistemi değiştirildi. Eskiden cumhurbaşkanı attığı her işte ilgili bakan yada başbakan sorumluydu. Şimdi cumhurbaşkanı yaptığı her işlemden doğrudan sorumlu. 3'sü cezai sorumluluğu vatana ihanet dışında yok. Vatana ihanet diye de bizde bir suç yok. Dolayısıyla cumhurbaşkanı cezai açıdan da sorumlu hale getirildi. Cumhurbaşkanının re'sen imzaladığı emir kararlar, tek başına yaptığı işlere yargı yolu kapalıydı. Bunlara karşı da yargı yolu da açıldı. Bu nedenle, şuandaki cumhurbaşkanı, 2017 değişikliğinden sonra 2018'de seçtiğimiz cumhurbaşkanı, temsili bir cumhurbaşkanı değil, devletin başı, yürütme organın başı ve yürütmenin temsilcisi.

Eğer bir 101. maddeyi değiştirmeseydik bile bir defa önceki sembolik cumhurbaşkanına göre 2 defa seçilme hakkı veriyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nden sonra yürütme yetki ve göreviyle donatıldığı için doğrudan yürütmeyi seçiyoruz. Şuanda yürütme organın başı cumhurbaşkanı.