Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB ülkelerinin Kızıldeniz’deki "Aspides" misyonunu Hürmüz Boğazı’na genişletmeye isteksiz olduğunu belirtti. Kallas, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının Avrupa’nın savaşı olmadığını vurgularken, çatışmaların enerji ve gübre arzını etkileyerek küresel ekonomide şok dalgaları oluşturduğunu söyledi.
Abone olAvrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB ülkelerinin Kızıldeniz'de seyrüsefer serbestisini korumaya yönelik başlatılan "Aspides" misyonunun Hürmüz Boğazı'nı kapsaması konusunda isteksiz olduğunu ve "kimsenin savaşa aktif olarak katılmak istemediğini" söyledi.
Kallas, AB Dışişleri Bakanları toplantısının ardından basına açıklama yaptı.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve İran'dan gelen misillemelere ilişkin olarak, bunların "Avrupa'nın savaşı olmadığını" belirten Kallas, "Ancak Avrupa'nın çıkarları doğrudan tehlikede." diye konuştu.
Kallas, "Avrupa bu savaşın bir parçası değil. Bu savaşı biz başlatmadık ve siyasi hedefleri belirsiz. Elbette farklı taraflarla görüşüyoruz. Ama biliyorsunuz, savaşlar kolay başlar, çok zor durdurulur. Ayrıca çok karışık bir hal alır. Kontrolden çıkar." ifadesini kullandı.
ABD-İsrail-İran arasındaki gerginliğin ekonomik sonuçlarına değinen Kallas, şunları kaydetti:
"Dünyanın enerji kaynaklarının yüzde 20'si, yani petrol ve doğal gaz, Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. Bu durum en çok Asya'yı etkiliyor. Gübreler Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. Bu durum, Asya ve aynı zamanda Afrika'yı etkiliyor. Eğer bu yıl gübre temin edemezsek, gelecek yıl kıtlık yaşayacağız. Dolayısıyla bu, pek çok sonucu olan çok, çok büyük bir savaş. Bu yüzden de ortaklarımızla iletişime geçiyoruz, savaşan tarafları topluca nasıl ikna edebileceğimizi ve savaşı nasıl durdurabileceğimizi araştırıyoruz."
Kallas, bakanlarla AB'nin Kızıldeniz'de seyrüsefer serbestisini korumaya yönelik başlatılan "Aspides" misyonunun Hürmüz Boğazı'nı kapsayacak şekilde genişletilmesi konusunu tartıştıklarını aktararak üye ülkelerin bu hamle için isteksiz olduğunu ve "kimsenin savaşa aktif olarak katılmak istemediğini" söyledi.
Çatışmaların "İran'ın askeri yeteneğini zayıflattığını ancak aynı zamanda güvenlik ve ekonomik açıdan dünyada şok dalgaları" oluşturduğunu ifade eden Kallas, "İran şimdi küresel ekonomiye karşı savaş açıyor ve bakanlar bugün odak noktamızın gerilimi azaltmak ve seyrüsefer özgürlüğü olduğunu yeniden teyit etti." dedi.
İSRAİL'İN LÜBNAN'A KARA HAREKATI "DURUMU DAHA DA KÖTÜLEŞTİRECEK"
Kallas, Lübnan'da Hizbullah'ın "ülkeyi kendi savaşı olmayan bir savaşa sürüklediğini" öne sürerek, "Lübnan halkı Hizbullah'ın saldırılarının bedelini ödüyor ancak İsrail'in sert müdahalesi kitlesel yer değiştirmelere neden oldu ve kara işgali durumu daha da kötüleştirecek." diye konuştu.
AB'nin Lübnan'a 100 milyon avro insani yardım sağlayacağını aktaran Kallas, ayrıca Hizbullah'ın silahsızlandırılması için Lübnan Silahlı Kuvvetlerine desteklerini sürdüreceklerini belirtti.
UKRAYNA
Kallas, bakanların Ukrayna konusunun "Avrupa'nın en önemli güvenlik önceliği" olmaya devam ettiğini açıkça belirttiğini dile getirerek, "Moskova, daha yüksek enerji fiyatlarından ve hava savunmasının Ukrayna'dan Orta Doğu'ya kaydırılmasından fayda sağlayabilir." dedi.
Kiev'i vuran insansız hava araçlarının (İHA) Körfez ülkelerini de vurduğunu belirten Kallas, Ukrayna'nın İHA savunması alanındaki deneyimiyle Körfez ülkelerinin ihtiyaçlarını nasıl bir araya getirebileceklerini ele aldıklarını söyledi.