BIST 12.384
DOLAR 43,19
EURO 50,39
ALTIN 6.415,87
HABER /  GÜNCEL

ABD, İran'a saldırır mı? Hakan Fidan'dan kritik açıklama

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ulusal ve uluslararası medya kuruluşlarının temsilcileriyle düzenlenen toplantıda önemli açıklamalarda bulunuyor. Bakan Fidan, Türkiye Gazetesi yazarı Sevil Nuriyeva'nın 'ABD, İran'a operasyon düzenler mi?' sorusunu cevapladı. "Fidan, Biz kesinlikle sorunların diyalogla çözülmesini istiyoruz. Diplomatik çabalara devam edeceğiz" dedi.

Abone ol

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, düzenlenen basın toplantısında önemli açıklamalarda bulunuyor. Bakan Fidan, Türkiye Gazetesi yazarı Sevil Nuriyeva'nın 'ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyon sinyalleri arttı, siz böyle bir operasyon bekliyor musunuz?' sorusunu cevapladı. Fidan yaptığı açıklamada, "İran'ın komşusu ve dostu olarak görüşlerimizi çok net olarak paylaşıyoruz. Biz kesinlikle sorunların diyalogla çözülmesini istiyoruz. Diplomatik çabalara devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

2025'İN EN AĞIR GÜNDEM MADDESİ OLDU

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın açıklamaları şu şekilde:

İnsanlığın ortak vicdanında derin krizler açan krizler art arda yaşanmaya başladı. Diplomasi sorunların barışçıl çözümü yönünde yegane çözüm olarak ortaya çıktı. Gazze'de yaşanan soykırım 2025'in en ağır gündem maddesini teşkil etti.

Uluslararası sistemin test edildiği bir sınav modeliydi. Dünya Gazze'de sınıfta kaldı. Türkiye olarak dost ve kardeş ülkelerle beraber soykırımın durdurulması için büyük çaba gösterdik.

Dış politikamızın 2025 yılında etkin sonuçlar ürettiği ortadadır.

Ülkemize savunma sanayiinde uygulanan yaptırımların büyük ölçüde kaldırılmasını sağladık.

Artık hiçbir ülke dış politikasını önceden planlanmış şablonlara göre yürütecek değil. Çünkü her şey artık belirsiz.

Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu dönemde belirleyici bir sol oynama kapasitesine sahiptir. 2026'da da yoğun bir takvim bizi bekliyor. Türkiye ilkeli duruşuyla, özgüvenle ve kesintisiz çabayla yoluna devam edecektir. Bölgemiz için barış üretmek önceliğimiz olacak.

ABD İRAN'A SALDIRIR MI?

Bizim baştan beri önem verdiğimiz konu bölgesel istikrar ve güvenlik. Yani bölgemizde geçmişten tevarüs ettiğimiz, evrilerek gelen çok sayıda sorunlar var. Yani bunlardan biri de İran'ın uzun yıllar maruz kaldığı yaptırımlar biliyorsunuz ve bölgedeki birtakım politik uyumsuzluklar. Şimdi biz tabii İran'ın komşusu olarak, dostu olarak müteaddit defalar samimi bir şekilde görüşlerimizi çok net olarak paylaşıyoruz. Yani bizim sınır komşumuz, yüzyıllara dayanan değişmeyen bir sınırımız var ve iki halk birbirine çok benziyor, yoğun bir ticari ve sosyal ilişki var. Dolayısıyla İran'da olacak olan her şey bizi yakından ilgilendirdiğinden bu gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz.

İran'ın uluslararası belli başlı aktörlerle olan sorunlarını çözmesi ve bölgenin tamamına yayılacak istikrarsızlık senaryolarından kaçınması bizim de menfaatimize. Onun için bizim önceliğimiz hiçbir şekilde güç kullanımına yol açacak bir duruma gelmemek ama maalesef geçtiğimiz ayları da gördük. 12 gün savaşlarında önce İsrail'in sonra da Amerika'nın mahdut da olsa bir saldırısıyla karşı karşıya kaldık ve bu saldırı belli bir yerde durdu. Şimdi bunun tekrar etme olasılığının ortaya gelmesi, ortaya çıkması yani bizim tasvip ettiğimiz bir şey değil. Biz kesinlikle sorunların diyalogla çözülmesini istiyoruz. İran'da olacak geniş çaplı istikrarsızlığın bölgenin kaldırma kapasitesinin çok üstünde olduğunu düşünüyorum ben. Onun için diplomatik çabalara devam edeceğiz. İnşallah Amerika ile İran kendi arasında bu konuyu gerek arabulucular üzerinden gerek diğer aktörler üzerinden veya direkt görüşerek çözerler. Biz de konuyu yakından takip ediyoruz.

YPG SORUN OLMAYA DEVAM EDİYOR

SDG/YPG, Türkiye ve Suriye için sorun olmaya devam ediyor. Türkiye olarak bu konuda kararlı politikamız sürecek. Bu yıl Suriye ve bizim için sorun olmaktan çıkacak.

SDG hep aynı oyunu oynuyor. Suriye'nin kuzeyinde güç kullanınca geri adım atıyorlar. Bu döngüden çıkıp 10 Mart Mutabakatı'na uymalı.

"RİSKLER VE İSRAİL'İN NİYETİ DE ORTADA"

Dün özel temsilci Steve Witkoff'un da ilanıyla artık ikinci aşamaya geçtiğimiz duyuruldu. Bunun bir gün öncesinden takip etmiş olabilirsiniz, biz de yine dört ülkenin online katılımıyla bir toplantı yaptık ikinci aşamayı nasıl ve hangi sırayla hayata geçireceğiz diye. Birincisini bu toplantının biliyorsunuz Miami'de yapmıştık, yeni yıla girmeden birkaç hafta önce. Sürecin ağır aksak da olsa ilerlemesi bizim memnun olduğumuz bir husus. Biliyorsunuz Cumhurbaşkanımız özellikle insani yardımlar konusunda inanılmaz derecede büyük bir hassasiyet içerisinde. Filistinlilerin orada soğukta barınmasız kalması, ilaçsız kalması, gıdasız kalması hepimizin vicdanını çok derinden yaralamakta.

İsrail'in bu konuda sistemli ve maksatlı bir politika uyguladığını da biliyoruz. Yani İsrail uluslararası toplumun hep beraber uygulamak istediği bu barış planına, Netanyahu hükümetinin esas itibariyle çok fazla uygulamaya taraftar olmadığını biliyoruz. Onların nihai amacı Filistinlilerin Gazze'den çıkması. Ama uluslararası toplum, başta bölge ülkelerinin ortaya koyduğu itme gücüyle, Amerika'nın da şu anda ağırlığını koymasıyla bu barış aşamasını bu noktaya getirdi.

Şimdi ikinci aşamada geçtiğimiz günlerde grup olarak mutabık kaldığımız Filistinli teknik komitenin Gazze'nin idaresini alması birinci öncelik taşıyor. Daha sonra Barış Kurulu'nun ilan edilmesi ve daha sonra Barış Kurulu adına gündelik icraatı yürütecek yönetim kurulunun belirlenmesi ve çalışmaya başlaması...

Bu sırada gidecek bir işlem manzumesi var. Biz önümüzdeki birkaç hafta içerisinde bunun inşallah tamamıyla organların en azından hayata geçeceğini düşünüyoruz. Uygulamada birtakım zorluklar olacak tabii ki ama hem biz hem diğer kurumlarımız gerçekten büyük bir hassasiyetle diğer ortaklarımızla konuşarak bu sürecin sorunsuz gitmesi veya olan sorunların barış sürecini inkıtaya uğratmaması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Olumlu bir aşamaya geliyoruz ama dediğim gibi riskler ortada, İsrail'in niyeti de ortada.