Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yılın ilk enflasyon raporunu açıkladı. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan tarafından yapılan sunumda enflasyon beklentileri değişti. Merkez Bankası hesabına göre 2026 yılı enflasyonu daha yüksek çıkacak. Daha önce Merkez Bankası'nın enflasyon hedefi 13-19 aralığındaydı. Yeni hesaba göre enflasyon yıl sonunda yüzde 21'e kadar çıkabilir.
Abone olTÜRKİYE Merkez Bankası 2026 yılı enflasyon hesabının değiştiğini duyurdu. TCMB Başkanı Karahan "Enflasyon ara hedefimizi, 2026 ve 2027 yılları için, sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 9 olarak koruduk. 2028 yılı için ise ara hedefimizi yüzde 8 olarak belirledik" dedi. Fatih Karahan'ın açıklamasına göre enflasyon hesabı yüzde 19'dan yüzde 21'e revize edildi. Fatih Karahan'ın verdiği son dakika enflasyon bilgisi şöyle:
-Yıl sonu enflasyon beklentimizi yüzde 13-19 aralığından yüzde 15-21 aralığına çıkardık.
-Finans kesimi ve reel sektör son günlerde beklentisini yüzde 23-25 aralığında belirtiyordu.
Gıda enflasyonunda en kötüsü geride kalacak
TCMB Başkanı Fatih Karahan'ın verdiği bilgiye göre hane halkını zorlayan gıda enflasyonunda ramazan etkisi var. Fatih Karahan şunları söyledi:
-Gıda enflasyonunda ocak ve şubat ayları bittiğinde en kötüsünün geride kalacağını düşünüyoruz.
-Her sene ramazan öncesinde et fiyatları ve bakliyat fiyatları öncülüğünde gıda fiyatlarında bir miktar artış oluyor. Şubatta bunu göreceğiz.
Karahan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
-"Fiyat istikrarının sağlanması doğrultusunda geçen yıl enflasyonda sağlanan gelişmeyi kıymetli buluyoruz. Sıkı para politikamızın enflasyon üzerindeki olumlu etkilerini görmeye devam etmek için. önümüzdeki dönemde tüm para politikası araçlarını kullanmaya devam edeceğiz. Enflasyon rakamlarının arka planında, kira gibi bazı hizmet kalemlerinde uzun süredir direnç gösteren ataletin bu dönemde kırılma işaretleri vermesini kıymetli buluyoruz. Nitekim bu gelişme, dezenflasyon sürecinin bundan sonraki seyrinde anahtar unsurlardan biri olacak. Sıkı para politikamızın sonucu olarak talep kompozisyonunda dengelenme devam ediyor.
"İŞSİZLİK ORANI GERİLEDİ
-"Son çeyrekte sanayi üretimi yatay seyretti; hizmet sektörü de 2. çeyrekte başlayan yatay seyrini son çeyrekte de sürdürdü. Manşet işsizlik oranının dördüncü çeyrekte gerilediğini görüyoruz. Çıktı açığı göstergelerinin ortalaması, önceki Rapor dönemine kıyasla bir miktar yukarı kaymakla birlikte, son çeyrekte halen negatif düzeye işaret ediyor. 2026 yılında, cari açığın bir miktar yükselmekle birlikte ılımlı seyrini sürdüreceğini öngörüyoruz.
"ENFLASYONA GIDA ETKİSİ, ŞUBATA DA SARKACAK"
-Bir önceki Rapor dönemine kıyasla, tüketici enflasyonu 2,2 puan azalarak ocak ayında yüzde 30,7'ye geriledi. Gıda enflasyonu oynak bir seyir izleniyor. Kasım ayında mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklarla sert bir düşüş gösteren sebze fiyatları, ocak ayında olumsuza dönen hava koşulları sonucunda belirgin biçimde yükseldi. Ocak ayında enflasyonun üst banda yaklaştığı, bunda gıda fiyatlarının etkili olduğu görüldü. Şubat ayına da bir miktar sarkma olacak.
"KİRA ENFLASYONUNDA ANA EĞİLİM AŞAĞI YÖNLÜ"
2025 yılında da hizmet enflasyonunun yüksek seyrinde kira ve eğitim hizmetleri etkili oldu. Çeşitli senaryolar altında kira enflasyonunun bu yıl sonu itibarıyla yüzde 30 ile 36 arasında olabileceği tahmin ediliyor. Eğitimde fiyat ayarlamalarına dair düzenlemelerde, geçmiş 24 ayın enflasyonu yerine 12 ayın etkisini yansıtacak şekilde değişikliğe gidilmesini önemli buluyoruz."
SIKI PARA POLİTİKASI
-Dezenflasyon sürecinin hedeflerle uyumlu şekilde devamını sağlamak için, sıkı para politikası duruşumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz. Türk lirası likidite yönetiminde operasyonel esnekliğin korunabilmesi için APİ portföy büyüklüğünün desteklenmesi önem arz ediyor. Yıl içinde kademeli alımlarımızla APİ portföyünü desteklemeye devam edeceğiz. Veriler, politika faizi adımlarımızın, mevduat ve kredi fiyatlamalarına önemli ölçüde yansıdığını gösteriyor. Kredi büyümesini dezenflasyon süreciyle uyumlu tutmak ve parasal aktarımı güçlendirmek amacıyla son dönemde ilave adımlar attık. TL mevduat payının yaklaşık yüzde 59 ile tarihsel ortalamasına yakın seyrettiğini görüyoruz."