YAZARLAR

Osman DİYADİN

Osman DİYADİN

o.diyadin@hotmail.com @diyadinosman rss Eklenme Tarihi: 04 Nisan 2017 00:48 - Güncelleme: 04 Nisan 2017 11:16

Göklerden gelen bir karar vardır!..

Hiç kuşkusuz  siyasette başarılı olmanın yolu çok iyi bir teşkilat yapısına sahip olmaktan geçer…

Ve hiç kuşkusuz çok iyi  bir kadro gerekir…

Ve hiç kuşkusuz herkesin taşın altına   elini koyması gerekir…

Ama iyi bir lideriniz yoksa ağzınızdan kuş tutsanız, hangi teşkilatı hangi kadroyu kurarsanız kurun başarılı olmak mümkün değil!..

Türk siyasetine bakın bütün  partiler dünden bugüne hep bütün varlıklarını liderlere borçlu olmuşlar liderlere endeksli  ya büyümüşlerdir yada küçülmüşlerdir…

Yani liderin  gücü partileri ve teşkilatları taşımıştır…

Menderes’i, Demirel’i, Erbakan’ı, Özal’ı, Ecevit’i hep böyle olmuştur…

İşte bu  son sürecin sonunda Türk siyaseti öyle bir liderle tanışmıştır ki  milletle bağının böylesine güçlü olduğu  bir lider gerçeği  görülmemiştir…

14 yıla aralıksız bakıldığı zaman  dünyada eşi benzeri  yoktur!..

14 yıldır  girdiği bütün seçimlerden açık ara önde çıkarak birilerinin dediği gibi ‘Tek adam’ değil sevenlerinin dediği gibi ‘Milletin adamı’ olmak ona nasip olmuştur olmaya da devam etmektedir..

Şimdi sorup cevap verelim..

Recep Tayyip Erdoğan olmasaydı AK Parti olur muydu?

Olmazdı…

Recep Tayyip Erdoğan olmasaydı AK Parti 15 yıldır tek başına iktidarda olur muydu?

Olmazdı…

Recep Tayyip Erdoğan olmasaydı Abdullah Gül önce  Başbakan ardından Cumhurbaşkanı olabilir miydi?

Olmazdı…

Recep Tayyip Erdoğan olmasaydı Ahmet Davutoğlu önce Dışişleri Bakanı ardından da Başbakan olabilir miydi?

Olmazdı..

Recep Tayyip Erdoğan olmasaydı Bülent Arınç, Cemil Çiçek, TBMM Başkanı olabilir miydi?

Olmazdı…

Recep Tayyip Erdoğan olmasaydı Ali Babacan uzun süre bu ülkede ekonominin patronu bir Başbakan Yardımcısı olabilir miydi?

Olmazdı…

Sayalım mı diğer isimleri..

Recep Tayyip Erdoğan olmasaydı 2002 yılından bugüne kadar bakanlık koltuklarında oturanlar, siyaseten iktidar olmanın rahatlığını yaşayan milletvekilleri ,teşkilatlar olabilir miydi?

Olmazdı

Kim ne derse desin bu gerçeğin ta kendisi…

Bir çoğu siyaset sahnesinde hiç tanınmadan, hiç yol almadan, hiç emek sarf etmeden, hiç çile çekmeden Reis’in kanatları altında yürüyerek bu ülkede iktidar  koltuğunda oturmanın keyfini sürdü…

Bazıları ‘Dava arkadaşı’ olarak Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, TBMM Başkanlığı, bakanlık , milletvekili olarak  millete hizmet yolunda adlarını tarihe yazdırma şansı buldu…

Kimin sayesinde…

Recep Tayyip Erdoğan…

Peki…

15 yıldır partinin, bakanların, milletvekillerinin, teşkilatların  bütün yükünü omuzlarına alan; Gezi’den 17/25 Aralık kumpasına, MİT TIR’larından 15 Temmuz darbe girişimine kadar bütün hain saldırılara karşı  tek başına mücadele etmek zorunda kalan kimdi?

Gezi olayları sırasında ‘Yıkıldı yıkılacak’ diyerek seyredenler kimlerdi?

FETÖ’nün 17/25 Aralık kumpasında “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyerek kenara kaçıp beklemeye başlayanlar, hatta özür dileyenler  kimlerdi?...

15 Temmuz darbe girişimi gecesi ‘Aman bize bir şey olmasın’  diyerek gizlenenler kimlerdi?...

Zaferlerde hep öne ,balkonlara çıkanlar zorluklarda hep kendilerini gizleyip faturanın Reis’e kesilmesini bekleyen kimlerdi?..

Unuttukları gerçek vardı..

Önce  Allah sonra  Millet ‘Yürü ya Tayyip ‘ diyerek hep arkasında durdu…

Yoksa bunca saldırı karşısında dimdik ayakta kalmak mümkünmüydü?

Eğer  bugün sokakta bir vatandaş “Bana Anayasa maddelerini sormayın Recep Tayyip Erdoğan varsa sorun yok.  Ona güveniyorum hiç bakmadan ona oy veririm” diyor   bir diğeri  ise “Bu anayasa değişikliği sadece Recep Tayyip Erdoğan için geçerli olsun” diye sesleniyorsa  söylenecek fazla söze gerek var mı?

Yok böyle bir sevgi bağı…

Dün Trabzon tarihinin en görkemli en muhteşem mitinginde de bunu gördük…

İnanılmaz bir sevgi bağı  çoluk çocuk, genç yaşlı, erkek, kadın demeden 7’den 70’e herkes miting alanına koşmuş…

Reis’in miting alanındaki on binlere,  ekranların başındaki milyonlara seslenirken ‘Terör ile mücadeledeki başarısı takdire şayan’ diyerek milletinde hislerine tercüman olarak  onurlandırdığı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ nun  ise konuşmasındaki  " 15 yıldır bu millete hizmet eden ve ‘Ben sadece Allah’ın önünde eğilirim' diyen, ülkemi değişmeye, ülkemi kalkınmaya, insanımı onurlu geleceğe taşımaya çalışan milletimizin sevgilisi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ sözleri milyonlarında sesiydi...

Millet ile Reis arasında çok farklı bir gönül bağı var!..

'Milletin sevgilisi'...

Recep Tayyip Erdoğan’ı çok sevdiği üstat Necip Fazıl’ın şu  güzel sözü en iyi şekilde tarif ediyor…

‘Ya Allah’a baş eğer, hiç kimseye eğmezsin,

Yada herkese  baş eğer hiçbir şeye değmezsin’

Onu anlatmanın özeti aslında bu..

Bakın…

Dünya siyaset tarihinde yeni kurulan bir partinin bir liderinin ilk seçimde tek başına iktidar koltuğuna oturduğu, o günden bu yana 15 yıldır aralıksız da hem de   hiç yıpranmadan ,hiç güç kaybetmeden açık ara sonuçlarla  iktidarda kaldığı  görülmemiş…

Ve kendi içinden 4 Başbakan, iki Cumhurbaşkanı, 4 TBMM Başkanı çıkardığı yaşanmamış…

Bunun mimarı kim?

‘Milletin adamı’  Recep Tayyip Erdoğan…

Beraber yürüdüğü  dava arkadaşlarına karşı  bugüne kadar vefa görevini en iyi şekilde yapan adamda…

Peki…

Nerede ’Kardeşim Abdullah’ dediği önce Başbakanlığı sonra Cumhurbaşkanlığı verdiği Abdullah Gül neden konuşmaz...

Ahmet Davutoğlu  neden ortalıkta yok…

Bülent Arınç neden  sessiz..

Ali Babacan neden  kayıp…

Meydanlara çıkmayı, açıklama yapmalarını bıraktık kenara, sık sık kullandıkları sosyal medya hesaplarında bile  tık yok…

Neden?

Recep Tayyip Erdoğan için “FİNAL” değeri taşıyan referandum öncesi  arkadaşlarının duruşları  hep beraber söyledikleri o şarkıyı akıllara getiriyor…

Hani;Beraber yürümüştünüz bu yollarda

Hani; Beraber ıslanmıştınız yağan yağmurda?..

Ne oldu?

Çıkın açık konuşun.Kardeşlik bitmişse hayırcı iseniz bundan sonrası için söylenecek söz için 'Kurun bir parti  çıkın meydana görsün millet' demek ağır mı olur?

Ağır olur !..

Tekrarında fayda var...

Recep Tayyip Erdoğan olmasaydı ortada bugün AK Parti olmazdı..

Hiç kuşkusuz beraber yürüdüğü arkadaşlarının  bugünkü tavrı karşısında yüreğinde fırtınalar kopan Reis milletin bir kez daha sağduyusuna güvenerek  sık, sık okuduğu Sezai Karakoç’un şiirindeki anlamlı dizelerle  16 Nisan’ ı bekliyor...

Ne diyor şiirdeki o dizeler..

‘Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır’

İşte bu kararın önünde kimse duramaz...

Recep Tayyip Erdoğan Türkiye'nin  alın yazısıdır...

 

 

 

 

 




PAYLAŞ tw fb gp

YORUM YAZIN Göklerden gelen bir karar vardır!.. yazısına yorum yapın

adınız ve soyadınızla doğrudan da yorum yapabilirsiniz
BU YAZIYA YAPILAN YORUMLAR6 YORUM
  • Konuk 14 Nisan 2017 22:04 Eminim ki RTE olmasaydı sen de olmazdın sn. yazar...

    CEVAP YAZ 0 0
REKLAM
Osman DİYADİNDİĞER YAZILARIOsman DİYADİN
TÜMÜ

GÜNCEL YAZILAR TÜMÜ

Dilediğiniz platformdan Bizi izlemeye devam edin! tw gp fb rs
REKLAM
REKLAM

İNTERNET HABER MOBİL

iPhone iPad Android
İnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2018 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz ! Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98 Yazılım Geliştirme ve Sistem Destek: Bilgin Pro