BIST 10.166
DOLAR 32,33
EURO 35,11
ALTIN 2.409,44
HABER /  GÜNCEL

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Vekili İnceciköz, Hatay'da konuştu

Afet Riskli Alan kapsamına aldığımız Antakya merkezdeki tüm depremzede vatandaşlarımıza, dilemeleri halinde verecekleri muvafakatle, Beyaz Masa'mıza yapacakları başvuruyla hiç kimseye muhtaç olmadan Bakanlığımız uhdesinde projelerini ve imalatlarını yapmaya hazır olduğumuzu beyan ettik. Bunlar da hem sivil toplum kuruluşlarımız hem de vatandaşlarımız tarafından mutlulukla karşılandı

Abone ol

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Vekili Birol İnceciköz, Afet Riskli Alan kapsamına aldıkları Antakya merkezdeki tüm eski eser sahibi depremzedelerin Beyaz Masa'ya başvurarak muvafakat vermeleri halinde, Bakanlığın uhdesinde projelerini ve imalatlarını yapmaya hazır olduklarını, bunun da hem sivil toplum kuruluşları hem de vatandaşlar tarafından mutlulukla karşılandığını belirtti.

İnceciköz, AFAD Koordinasyon Merkezi'nde gazetecilere yaptığı açıklamada, dün Hatay'da iki önemli toplantı gerçekleştirdiklerini söyledi. Birol İnceciköz, bunlardan ilkinin deprem bölgesinde Kültür ve Turizm Bakanlığınca yapılan hibe yardımlarıyla, diğerinin ise Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un 3 Ağustos'ta tanıtımını gerçekleştirdiği Antakya Koruma Amaçlı İmar Planı ile ilgili olduğunu aktardı. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak eski eser sahibi vatandaşlara, depremde hasar görmüş evlerinin hasar oranlarına göre hibe şeklinde proje ve onarım yardımları yaptıklarını ifade eden İnceciköz, 3 Ağustos'tan bugüne kadar tüm hazırlıkları tamamladıklarını belirtti.

Bütçelerin de ayarlandığının altını çizen İnceciköz, "Ancak ortaya çıktı ki bölgede çeşitli mimarlar üzerinden bu deprem yardımlarına başvuran vatandaşlarımızın projeleri, birkaç mimarın elinde yığılmış. Kimi mimarda 60, kimi mimarda 40, kimi mimarda 30 proje birikmiş ve bu da gösteriyor ki bu projelerin makul sürelerde hazırlanıp koruma bölge kuruluna iletilmesi mümkün değil. Zaten bunun sonucu olarak da bütün bu hazırlıklarımıza rağmen bize henüz fiili bir proje gönderimi de bugün itibarıyla olmadı." diye konuştu. Dünkü toplantıda bu konuların ele alındığını anlatan İnceciköz, Antakya'daki depremzede vatandaşların bu hususta ihtiyaçlarını gidermek için yoğun gayret sarf ettiklerini söyledi.

Tüm projeler ve imalatlar hazır

İnceciköz, şöyle devam etti: "Afet Riskli Alan kapsamına aldığımız Antakya merkezdeki tüm depremzede vatandaşlarımıza, dilemeleri halinde verecekleri muvafakatle, Beyaz Masa'mıza yapacakları başvuruyla hiç kimseye muhtaç olmadan Bakanlığımız uhdesinde projelerini ve imalatlarını yapmaya hazır olduğumuzu beyan ettik. Bunlar da hem sivil toplum kuruluşlarımız hem de vatandaşlarımız tarafından mutlulukla karşılandı. Burada önceliğimiz depremin acı yaralarını bir an önce silmek. Bunun için de hem Bakanlığımız hem Vakıflar Genel Müdürlüğümüz hem Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız sahada birçok uygulama yapıyor. Projelerimizi hızla tamamlıyoruz. Saha uygulamalarına giriyoruz.

Sayın Bakanımızın 3 Ağustos'ta yine belirttiği Kurtuluş Caddesi ve Köprübaşı Meydanı ile ilgili kentsel tasarım çalışmalarımızın, Koruma Amaçlı İmar Planları'mızın son aşamasına geldik." Antakya Koruma Amaçlı İmar Planı ile saha uygulamalarına bir an önce başlamayı arzu ettiklerini belirten İnceciköz, "Gelecek süreçte hem Koruma Amaçlı İmar Planı'nın kararlarıyla hem Bakanlığımızın Kurtuluş Caddesi'nde ve Köprübaşı Meydanı'nda yapacağı uygulamalarla Antakya tarihi kent merkezinin nasıl ihya olduğunu hep beraber görmüş olacağız." ifadesini kullandı.

30 yapıda restorasyon çalışmaları fiilen başladı İnceciköz, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ilk gününden itibaren özellikle eski eser yapıların durumlarını tespit ettiklerini ve bu konuda restorasyon çalışmalarının projelendirmesini yaptıklarını söyledi. Antakya'da 30 yapıda restorasyon çalışmasının fiilen başladığını vurgulayan İnceciköz, şöyle devam etti: "Bunlardan önemlilerini biliyorsunuz, Habib-i Neccar Cami, Ulu Cami, Kurşunlu Han, eski müze binamız gibi önemli eserlerimizde şu anda çalışmalarımız devam ediyor.

Yakında bütün bu çalışmaları bitirmeyi hedefliyoruz. İşte tam da bu eserlerimizin bağlı olduğu sokaklarda da eski kent dokusunu yeniden canlandırarak, insanlara kültürüyle, turizmiyle, gastronomisiyle bir kent parçasını bir an önce kazandırmayı arzuluyoruz. Kentsel hafıza, insanların kendi yıkılmış kent dokusunun nasıl ayağa kalktığını görmeleri açısından bunu oldukça önemsiyoruz. Sayın Bakanımız da her ay, her hafta bu konuyla ilgili bizden bilgi alıyor, konuyu yakından takip ediyor. İnşallah tüm bu süreçleri bitirdikten sonra Antakya kent merkezinin tarihi dokusuyla beraber gelecek nesillere güzel bir miras bırakacağımızı düşünüyoruz.

İnceciköz, deprem bölgesindeki diğer 10 ilde de Bakanlığa ait eski eser yapıların restorasyonlarının başladığını dile getirdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak Antakya'da özellikle tarihi kent dokusunun olduğu kısmın planlama ve projelendirmesini, yaptıkları protokolle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından devraldıklarını aktaran İnceciköz, bu konuda planlamayı tamamladıklarını belirtti. Tüm sivil toplum örgütlerinin, kurumların eksiklerini gidermesiyle ilgili bir toplantı yaptıklarını ifade eden İnceciköz, "Çok geniş bir tasarım ekibiyle, bilim komisyonuyla, tüm sivil toplum örgütlerinin katılım sağladığı çeşitli toplantılarla bugüne kadar geldik.

Ancak maalesef bazı kurumların hem toplantılara katılıp hem de kurum görüşü göndermemesi durumuyla karşı karşıya geldik. Bu tarz eksikliklerimizi yaptığımız toplantıda konuştuk. Kendilerinden sözler aldık. Herhangi bir başka düşünceye sebep vermeden, geri plandaki hesaba gerek duymaksızın tamamen kültür ve deprem yaralarını sarma odaklı bakılıp bizlere yardımcı olunursa, bu konuda çok daha hızlı hareket edeceğimizi düşünüyoruz." değerlendirmesinde bulundu. İnceciköz, Antakya'da depremde zarar gören eski eser yapılarla ilgili ivedilikle Antakya'da Afet Kazı Başkanlığı ile restorasyon, konservasyon ve ayıklama laboratuvarı kurduklarını bildirdi. Her bir eski eser yapının parseline göre tüm materyallerini tek tek incelediklerini kaydeden İnceciköz, "Bunlar yeniden aynı yerinde aynı malzemeyle ihya edilmek zorunda. Biz ayrıştırma merkezine taşınan ve kullanılabilir nitelikte olan malzemelerin restorasyon sürecinde değerlendirilmesini sağlayacağız. Bu dünyada yapılmış bir şey değil. Bizim ülkemizin tarihine ve kültürüne duyduğu hassasiyeti, önemi göstermesi açısından da umarım diğer tüm ülkelere örnek olan bir uygulama olacaktır." dedi.