BIST 11.065
DOLAR 33,04
EURO 35,99
ALTIN 2.561,47
HABER /  MEDYA

Cem Küçük seçimden 4 gün önce başından geçen olayı anlattı duyanlar 'böyle bir şey olamaz' dedi

Cem Küçük, polis kontrolündeki Bahçelievler'deki evine ödenmeyen bir para cezası için Çatalca'dan sağlık kontrolüne götürmeye gelen iki Jandarma personelini yazdı.

Abone ol

Türkiye gazetesi yazarı Cem Küçük, yerel seçimlerden 4 gün önce 27 Mart'ta başından geçen akılalmaz bir olayı "Ya Çatalca Jandarmada FETÖ var ya da birileri tezgâh peşinde" başlıklı yazısında paylaştı.

27 Mart'ta Bahçelievler'de öğlen vakti evine gelen iki Jandarma personelinin kendisi hakkında yakalama kararı olduğunu söylediğini yazan Küçük, şu ifadelere yer verdi:

“Çatalca Jandarma İstihbarat Komutanı böyle istedi”

"Sitenin hemen dışında kocaman bir jandarma aracı ve resmî üniformalı iki asker içinde oturuyordu. “Beni götürmeleri ve sağlık kontrolünden geçirmeleri gerektiğini” söylediler. “Gerekçe ne?” dedim.  “Söyleyemeyiz” dediler. “Burası polis bölgesi. Soruşturma olsa polis gelir. Sizin yetkiniz var mı?” dedim. Mırın kırın ettiler. “Hangi bölgenin jandarmasısınız?” dedim. “Çatalca İlçe Jandarma Komutanlığı” dediler. Biraz üzerlerine gidince, “Çatalca Jandarma İstihbarat Komutanı böyle istedi” dediler. “Yahu gerekçe ne, hakkımda soruşturma mı var?” dedim. “Yok” dediler. Sonra ben İçişleri Bakanlığı yetkililerini, avukatlarımı aradım. İçişleri yetkilileri, “Senin orası Jandarma bölgesi mi?” diye sordular. “Hayır, polis bölgesi” dedim. Avukatlarım da aynısını söyledi."

Çatalca’daki jandarmaya ne oluyor? 

Jandarmadaki arkadaşların ödenmemiş 1.740 TL tutarında bir para cezası olduğunu hakkında yakalama kararı olduğunu söylediğine değinen Küçük, "İyi de avukatlarım böyle bir şey yok dedi. Öyle olsa da Çatalca’daki jandarmaya ne oluyor?  Derken jandarma, “Siz bunu öderseniz, mesele çözülür” dedi ve gittiler. Hâlâ ne olduğunu anlamadık." dedi.

Onu zor durumda mı bırakmak istediniz?

Benzer durumlarda daha önce Bahçelievler Karakolu ya da adliyenin zaten haber verdiğine dikkat çeken yazar, yazısına böyle devam etti:

"Büyük bir jandarma aracı ve iki jandarma komutanını polis bölgesine 1.740 TL ödenmedi diye benim evime gönderenler neyin peşinde? Samimi soruyorum. Madem beni almaya geldiniz, niye almadan gittiniz? Niye bana aranma gerekçemi söylemediniz? Niye terli ve panik hâldeydiniz?  

Jandarmayı benim evime gönderen Çatalca Jandarma İstihbarat Komutanı resmî avukatlarımın defalarca aramasına rağmen neden aranma gerekçemi söylemedi? Neden mistik ve gizemli bir hava kattınız avukatlarımla konuşurken? 

Yaşadıklarımı Ankara Emniyeti’nde olanlara bağlamak niyetlisi değilim. Ama beni alıp nereye götürecektiniz? Benim üzerimden eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya gözdağı vermek niyetinde miydiniz? Jandarma Komutanımız Arif Çetin olan bitenden haberdar mı? İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya olan bitenden haberdar bile değildi. Onu zor durumda mı bırakmak istediniz? Bana kelepçe takıp itibarımla mı oynayacaktınız? Daha böyle onlarca soru sorabilirim.  

AK Parti iktidarında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ve hükûmeti destekleyen tanınmış bir gazeteciye kumpas kurmak isteyenlerin amacı neydi? Gerçekten bu soruları merak ediyorum. "