YAZARLAR

Alper TEKBAŞ

Alper TEKBAŞ

alpertekbas@gmail.com @ rss Eklenme Tarihi: 15 Ağustos 2012 00:00 - Güncelleme: 27 Ekim 2015 16:52

Antakya'dan Karadeniz'e

 

Merhabalar,

Bu tatil yazımızda da medeniyetler kenti Antakya'dan başlayıp, Karadeniz'in yeşiline doğru ilerliyoruz. Bakalım yol güzergahımızda hangi kültür durakları var gezip görmek için nereler bizi bekliyor.

   antakya=4.jpg

Kilikya (Antakya-Adana-Mersin) Turu

Yolculukla geçen gecenin ardından yolda alınan sabah kahvaltısının ardından, Çukurova Yaylasının ortasında yer alan ve Seyhan Nehrinin bereketli sularıyla beslenen şehre yani Adana’ya doğru hareket ediliyor. Adana’da gezinizde; Adana Etnografya Müzesi, Meşhur Taşköprü, Büyük Saat Kulesi,  gezileri yapılıyor. Sonrasında Ulu Camii Külliyesi, Çarşısı gezileri ardından Seyhan Barajında vereceğiniz mola zamanı geliyor. Mola ardından ilk durağınız Tarsus oluyor. Tarsus’a gittiğinizde toprağın üstünde bin bir meyve ve sebze göze çarparken, altında ise zengin bir kültür saklanmakta olduğunu göreceksiniz. Tarsus’ta gezinize ilk olarak Tarsus Şelaleleri ile başlıyorsunuz.  Burada verilen serbest zaman ve çay molası ardından, Eshab-ı Keyf Mağarası ile Eshab-ı Keyf diye adlandırılan ve kutsal kişiler olarak bilinen, Hıristiyanlarca 7, Müslümanlarca sekiz evliya olarak kabul edilen Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş, Sazenuş, Debernuş ve Kefeştetayuş adındaki yedi genç ve köpekleri Kıtmir’e ait olduğu söylenen ve burada yüzyıllarca uyuduklarına inanılan mağarayı ziyaret ediyor olacaksınız. Mağaradaki gezinizin ardından Tarsus merkeze varıyor olacaksınız. Merkezde güzelliğin sembolü Kleopatra Kapısını görüyorsunuz.  Kleopatra Kapısından sonra Hıristiyanlığın yayıcısı olarak kabul edilen St. Paul’un doğduğu şehir olan Tarsus’ta evinden geriye kalan Hıristiyan hacıların ziyaret noktası olan St. Paul Kuyusu’nu ziyaret ediyorsunuz. Oradan eski Tarsus sokaklarında geziyor ve yılanların Şahı Şahmeran’ın efsanesinin geçtiği hamamın yanından geçiyorsunuz.  St. Daniel Peygamberin mezarının olduğuna inanılan kazı alanına doğru ilerliyor olacaksınız. Oradan Tarsus’un ünlü havuç cezeryelerini aldıktan sonra restore edilen Nusret Mayın Gemisini geziyor olacaksınız. Sonrasında Mersin’e geliyor ve otelinizde güzel bir akşam yemeği ile kendinizi dinlenmeye vereceksiniz. Bir sonraki gün, sabah otelinizde yapacağınız açık büfe kahvaltı sonrasında, Silifke’ye hareket ediyorsunuz.

   antakya=5.jpg

Silifke şehir turunun ardından, Taşucu, Ayatekila Manastırı, gezilerinden sonra, Zeus Tapınağı, Cennet - Cehennem Obrukları ve Arkıt ve Dikitleriyle ünlü Dilek Mağarası'nı gezip, Kanlı Divane Antik Kenti'ne ulaşıyor olacaksınız. Burada suçluların atıldığı Ölüm Çukuru, Kaya Kabartmaları, Kiliseler, Ölüm Kulesi, Mezar yapıları ve diğer anıtsal eserleri gezip, sonrasında Elausia Sebaste Antik Kentini geziyor olacaksınız. Burada görebileceğiniz birçok önemli eserler bulunuyor. Amfi Tiyatro, Agora, Lahit Mezarlar, Hamam, Yer Altı Zindanları ve Roma döneminden kalan renkli mozaikleri gezerek sonrasında Kız Kalesi gezinizi keyifle yapıyor olacaksınız. (Tekne olmadığında panoramik olarak yapılır.) Son gün ise, Sabah erkenden kalkıp otelinizde kahvaltınızı yapıp, sonrasında Silifke üzerinden Toros Dağları’na tırmanmaya başlıyor olacaksınız. Göksu Deltası, Silifke Ovası ve Torosların muhteşem manzarası eşliğinde Karaman üzerinden Konya'ya varıyorsunuz. Panoramik şehir turu ardından Alaaddin Tepesi’ni gezerek, Mevlana Müzesi’ni ziyaret ediyor olacaksınız.  Ardından Şems-i Tebrizi Türbesi’ni gördükten sonra Ankara-Adapazarı - İzmit üzerinden akşam geç saatlerde İstanbul’a varmış oluyorsunuz.  Sizleri aldıkları noktalara bırakarak, güzel bir turda sona ermiş bulunacaktır.

Kilikya (Antakya-Adana-Mersin) Turu 17 Ağustos Cuma Akşamı Gidiş-21 Ağustos Salı Akşamı Dönüş 4 Gece 5 Gün 459,99 TL

 Kilikya (Adana-Mersin-Tarsus) Turu 17, 18 Ağustos Akşamları Gidiş-20, 21 Ağustos Akşamları Dönüş 3 Gece 4 Gün

367,99 TL

   

Uçaklı Karadeniz Yaylalar Ve Batum Turu

Sabah saatlerinde Trabzon’a hareket eden uçağınızla başladığınız yolculuk havaalanında sizi bekleyen özel otobüslerle devam ediyor. Maçka’dan geçerek Altındere Milli Parkı içine girdiğinizde adete yeşilin 1001 tonunu göreceksiniz. Öncelikle Sümela Manastırı’nın eteklerinde şelalelerin içinde bir sabah kahvaltısı sizi bekliyor olacak sabah kahvaltısının ardından, yeşilliklerin içinde bulunan Karadağ’ın eteklerine kaya oyularak inşa edilmiş olan Sümela Manastır’ı mimari harikasını gördüğünüzde şaşkınlığınızı gizleyemeyeceksiniz 1250 metre yükseklikteki Sümela Manastırı’nı gezerken rehberinizin anlatımlarından sonra bir kez daha büyüleneceksiniz. Sonrasında Zigana Geçidi’ne doğru yolculuğunuz başlıyor.

  

Zigana Geçidi’nden geçip Gümüşhane’nin ilçesi olan Torul’daki sarkıt ve dikitleriyle meşhur Karaca Mağarası’na gideceksiniz. 1550 metre yükseklikteki mağaraya tırmanırken nasıl bir manzarayla karşılaşacağınızı tahmin edemeyeceksiniz. Damla Taşı oluşumları açısından zengin bir çeşitliliğe sahip olan mağara sizi masallar diyarına götürecek. Buradaki büyülü saatlerinizin sonrasında Zigana Geçidi’nden geçerek Karadeniz’in en meşhur köylerinden olan Hamsiköy’e varıyorsunuz. Muhteşem bir manzara eşliğinde akşam yemeği ve konaklama için Maçka’da bulunan otelinize geçiyorsunuz. Temiz havasına doyup bir güzel dinlendiğiniz gecenin ardından Batum'a yolculuk başlıyor. Sarp Sınır Kapısı’nda giriş işlemlerinizi tamamladıktan sonra Gürcistan / Acara Bölgesi’ne geçiyorsunuz. Hz. İsa’nın Oniki Havarisi’nden biri olan St. Mathias`ın mezarının da bulunduğu Gonio-Apsaros Kalesi'ni geziyorsunuz. Batum şehir merkezine doğru yolculuğunuz devam ederken Bayburt'tan doğup Batum sınırlarına kadar kendine keskin çizgiler oluşturan Çoruh Nehri'ni ve üzerindeki eski Gonio Köprüsü'nü göreceksiniz.

  

Bir sonraki durağınız, şehir merkezinden 9 km uzaklıkta bulunan, dünyanın el ile hazırlanmış ikinci büyük bahçesi olan tropik bitkileri ile ünlü Batum Botanik Bahçesi olacak. Birbirinden farklı bitki örtüsünün yer aldığı bu büyük bahçe gezintisinin ardından tekrar şehir merkezine dönerek yöresel yemekleri tadabilmek için yemek molası,  ardından; Meryem Ana Katedral Kilisesi'ni, Orta Camii, Batum Resim ve Güzel Sanatlar Müzesi, tiyatro binası, Medea Heykeli, Batum Limanı ve yeni oluşturulan yüzüyle Avrupa Meydanı göreceğiniz yerler arasında. Batum Bulvarı'nda gezinti yaptıktan sonra alışveriş için biraz serbest zamanınız olacak. Ardından Sarp Sınır Kapısı'ndan çıkış işlemlerini yapıp akşam yemeği ve konaklama için otelinize geçeceksiniz.  (NOT: Türkiye ile Gürcistan devletleri arasında yapılan anlaşma gereği T.C. vatandaşları Batum’a üzerinde T.C. kimlik numarası bulunan nüfuz cüzdanı ile geçiş yapabilmektedir. Bunun dışındaki kimlik kartları ile (ehliyet vs.) geçiş yapılamamaktadır. Ailesi ile birlikte (anne ve babanın aynı anda) seyahat etmeyecek olan 18 yaş altı misafirlerimizin Batum’a geçişleri için noterden onaylı muvafakatname almaları gerekmektedir. Dikkat: T.C. vatandaşlık numarası nüfus hüviyet cüzdanınızı seyahate çıkarken yanınıza almayı unutmayınız. 1 TL olan çıkış ücreti misafir tarafından ödenir.) Yoğun günün ardından uyuduğunuz mis gibi uykunun sabahında otelde alacağınız açık büfe sabah kahvaltısının ardından Ayder Yaylası ve Gelin Düveni Şelalesi sizleri bekliyor. Burada geçireceğiniz serbest zamanın ardından yolculuğunuz Rize’ye… Fırtına Deresi’ni takip edip kestane, kızılağaç, doğu ladini gibi Doğu Karadeniz bitki örtüsünün en zengin örneklerini görerek Hala Deresi’nin yanındaki tarihi Osmanlı taş köprülerinden Mikron veya Kale Köprüsü’nde fotoğraf molası... Fırtına Deresi’nin kenarındaki tesislerde aktivite zamanı… Dileyen misafirler Zil Kale’yi gezebilir dileyen misafirler ise Fırtına Deresi’nde 1,5 saat süren hafif bir parkurda rafting yapabilirler. Öğlen yemeğinin ardından Rize Bezi Atölyesi’ne gidip, alışveriş molası veriyorsunuz. Ardından Güneysu’ya hareket... Güneysu’da Katarahte Şelalesi’ni, merkezi panoramik olarak gördükten sonra Rize şehir merkezine gidiliyor. Rize merkezde kısa bir turun ardından Rize’yi bir de kuşbakışı seyretmek ve Rize çayını tatmak için Rize Kalesi’ne çıkılıyor. Kale gezisinin ardından Karadeniz’in kart postallarına malzeme olan Uzungöl’e yolculuk başlıyor. Haldizen Deresi’nin önünün alüvyonlarla kesilmesi sonucunda oluşmuş olan Karadeniz’in simgesi Uzungöl’de kısa bir gezinti yapıp güzel fotoğraflar çekebilir, yöre insanıyla hoş sohbetlere katılabilirsiniz. Sonrasında konaklama ve akşam yemeği için Uzungöl’deki otele geçiş.

  

Turun son gününde kahvaltının ardından 2300 metre yükseklikteki yaylalara tırmanışa başlıyor. Karaster, Lustra, Yaylaönü yaylalarına vardığınızda yayla evlerini gezip, burada yaşayan insanlarla sohbet etmekten keyif alacağınız kesin. Sonrasında bir çay fabrikasını ziyaret edip, ardından Akçaabat’ta meşhur Akçaabat köftelerinden tadarak öğle yemeği yiyorsunuz. Yemek sonrasında Trabzon merkezde yapacağınız şehir turunun ardından, Trabzon bilezikleri ile ünlü telkari sanatının icra edildiği atölye ziyaret ediliyor. Ayasofya gezisinin ardından Soğuksu Mevkii’ne doğru yola çıkılıyor, Atatürk Köşkü ziyaret ediliyor. Atatürk Köşkü gezisi sonrasında Trabzon Havaalanı’na hareket ediliyor. İstanbul’a dönüş.

Uçaklı Karadeniz Yaylalar ve Batum Turu (Sun Express) 18 Ağustos Cumartesi Sabahı Gidiş-21 Ağustos Salı Akşamı Dönüş 3 Gece 4 Gün 999,99 TL

 Uçaklı Karadeniz Yaylalar ve Batum Turu (Pegasus) 18 Ağustos Cumartesi Sabahı Gidiş-21 Ağustos Salı Akşamı Dönüş 3 Gece 4 Gün 999,99 TL

  Tatil tadında kalın             




PAYLAŞ tw fb gp

YORUM YAZIN Antakya'dan Karadeniz'e yazısına yorum yapın

adınız ve soyadınızla doğrudan da yorum yapabilirsiniz
BU YAZIYA YAPILAN YORUMLAR0 YORUM
REKLAM
Alper TEKBAŞDİĞER YAZILARIAlper TEKBAŞ
TÜMÜ

AÇIK GÖRÜŞ TÜMÜ

Dilediğiniz platformdan Bizi izlemeye devam edin! tw gp fb rs
REKLAM
REKLAM

İNTERNET HABER MOBİL

iPhone iPad Android
İnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2018 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz ! Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98 Yazılım Geliştirme ve Sistem Destek: Bilgin Pro