YAZARLAR

Soner Gökten

Soner Gökten

soner.gokten@gmail.com @ rss Eklenme Tarihi: 30 Ekim 2015 14:48 - Güncelleme: 30 Ekim 2015 14:55

1 Kasım’a ‘BİR’ Kala…

Bu günü saymazsak, seçimlere ‘BİR’ var…

Anketlere göre seçim sonuçlarının anahtarı kararsızların elinde.

Bir bakıma onlar ne derse o olacak.

 

Bu yazıda bahsimiz siyaset değil!

O kadar abimiz ve usta kalemler varken bana da laf düşmez zaten…

Mevzubahsimiz ekonomi, lakin siyasetsiz ekonomi, ekonomisiz siyaset de mümkün değil!

Şöyle bir vaatlere baktığınızda dahi, ekonominin ne denli siyasetin içinde olduğu rahatlıkla anlaşılabiliyor.

Lakin bu yazıda olayımız vaatlerin değerlendirilmesi de değil!

 

Bu yazının ana teması ‘Yeter’!

Bu artık öyle bir kelime halini aldı ki, bohçayı getirin içine ne atarsanız atın…

O kadar ağırlaştı ki bu bohça…

Kaldırabilene, taşıyabilene aşk olsun.

‘Yeter’ diyerek, bu bohçanın ‘dolduğunu’ söylüyoruz…

İstiyoruz ki, bu seçimle bu bohça boşaltılabilsin.

 

Değerli okurlar,

Ekonomik anlamda küresel karışıklık ve tansiyon fazlasıyla yüksek!

Dünya ekonomisindeki ‘gelgitler’,

FED, Çin, Yunanistan, İngiltere, iran derken dünya piyasalarındaki balonlar, büyümeler, yavaşlamalar, karmaşık beklentiler…

Bitmeyen döviz savaşları, altın piyasalarındaki enteresan gelişmeler,

AB-Çin yakınlaşması, Merkel’in Çin sevdası, Rusya’nın İran’la ikili ilişkileri…

Ortadoğu, Uzakdoğu meseleleri…

Paradigmalardaki değişim ve doğunun batıya karşı ekonomik anti-tepkileri,

Yeni dünya düzeni, petrodolara rakip sistem teşkili hazırlıkları, eksen kayması…

Saydıkça sayarız!

Kısacası Türkiye ekonomisini etkilemesi beklenen onlarca faktör ve geleceğe yönelik biriken riskler ve fırsatlar…

Konuşulması gereken tonla husus var!

 

Ne var ki Türkiye, ardı ardına yaşadığı seçimler ve bu seçimlerde oluşan içsel rekabet nedeniyle küresel ekonomik meselelere ve dönüşüm süreçlerine bir türlü konsantre olamadı. Daha doğrusu, riskleri ve fırsatları analiz ederek yönetecek, strateji oluşturup uygulayabilecek stabiliteye ve buna bağlı hızlı tepki verebilme kabiliyetine ulaşamadı.

 

İşte bu nedenle artık ‘yeter’ deme zamanı geldi.

Zira Türkiye’nin kısa-orta vadede kaldırabileceği bir yeni seçim daha yok.

Olmamalı!

Birikmiş o kadar çok konu var ki, ekonominin hızlıca siyaset güdümünden çıkarak yönetilmesi gerekiyor.

 

Değerli okurlar,

Ekonomik başarı her şeyden önce hak ve özgürlüklerle alakalıdır.

Diğer bir deyişle piyasaların işlerliğinin temel ayaklarından bir tanesi demokrasidir.

Tarihi itibariyle ülkemiz Cumhuriyet kazanımını yeterince test edebilmiş bir geçmişe sahip. 92’inci yılını da coşkuyla kutladık. Seçim tecrübesi ve millet egemenliğine vakıf bir toplumuz…

Şimdiler de temel husus, ülkemizin demokrasi anlayışını da pekiştirmek…

Diğer bir deyişle seçim birikimlerimizin üzerine, ister azınlık ister çoğunluk olsun beşeri ve sosyal ‘hakların’ korunması anlayışının ve adaletin üstünlüğünün eklenmesi.

Kısacası demokrasinin bileşenlerinin içselleştirilmesi…

Tabi ki bu öyle kolay değil.

Sadece bizde değil, hiçbir ülkede de kolay olmamış…

Hatalar ve hatalardan çıkarılan dersler,

Ödenen bedeller ve bedellerden ortaya çıkmış ilkeler var…

 

Bunun ilk aşaması ise,

Bu seçimle birlikte:

O’cu Bu’cu olmayı,

Bu çok iyidir veya bu rezildir demeyi,

Dün başkasına yaptığında sorun yokken kendine yapılınca ‘Tüh!’ ‘Püh’… demeyi,

‘Gri’ kişiliği,

Bardağın dolusuna bakmadan çıkara göre davranmayı bırakmaktır!

 

Bu benim için de, sizin için de geçerli!

 

Seçimlerden sonra kalkınmaya, eksiklikleri gidermeye bakmalıyız…

Düşmanımın düşmanı dostum ya da,

‘Bizden değil’ davranışını bir yana bırakıp temelde ‘Bir’ olmalıyız.

Fikirsel ayrılıklarımızı ‘temele’ koymamalıyız.

 

Bu seçimden sonra,

Kimler olacaksa hükümeti kuracaklar, savaşır gibi değil(!),

Yol gösterir ve alternatif çözüm sunar muhalefeti yaratarak,

Yönetenleri başarıya sevk edici şekilde gözlem, takip ve eleştiri yapmalıyız!

 

Muhalefet değilsek şayet, muhalefeti yerin dibine sokmak yerine,

Onların dediklerine kulak vererek en iyisini yapmak için çalışmalıyız…

 

Kısacası bu seçimden sonra kaba, ayrı ve düşman olmaya ‘Yeter’ demeliyiz!

 

Niye mi?

Kalkınacak bir Türkiye için…

Niye mi?

İyi bir ‘ekonomi’ için…

Niye mi?

Biz birbirimizi yerken, etrafımız boş durmadığı için…

Niye mi?

Seçimden sonra elde var ‘BİR’ demek için!

 

Twitter: @sonergokten




PAYLAŞ tw fb gp

YORUM YAZIN 1 Kasım’a ‘BİR’ Kala… yazısına yorum yapın

adınız ve soyadınızla doğrudan da yorum yapabilirsiniz
BU YAZIYA YAPILAN YORUMLAR1 YORUM
  • hsrun 31 Ekim 2015 02:03 Inadina hdp diyorum biz zaten doguda hic yatirim gormedik batidakiler dusunsun ekonomiyi bize ve belediyelerimize bilincli ambargo uyguluyorlar zaten..

    CEVAP YAZ 1 0
REKLAM
Soner GöktenDİĞER YAZILARISoner Gökten
TÜMÜ

GÜNCEL YAZILAR TÜMÜ

Dilediğiniz platformdan Bizi izlemeye devam edin! tw gp fb rs
REKLAM
REKLAM

İNTERNET HABER MOBİL

iPhone iPad Android
İnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2018 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz ! Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98 Yazılım Geliştirme ve Sistem Destek: Bilgin Pro