YAZARLAR

Dolar Ne Olacak? Gelin siz cevaplayın…

Merak etmeyin, bu sorunun cevabını tablodan rahatça görecek, şifreleri çözeceksiniz.

Dolarda hızlı bir artış daha yaşanıyor.

Geçen yıl önce 2.3’lerden 2.7’lere,

Sonrasında ise 2.9’lara tırmanış ve şimdi 3 TL üzerine hızlı birsıçrayış!

Sorular hep aynı: ‘Artış devam eder mi?’, ‘3’ün altına inermi?

Kısacası Dolar alınmalı mı?

Öncelikle şunu ifade etmekte fayda var.

Küçük bir uyarı anlamında kulağa küpeolmalı!

Sermayeden para kazanmayanların, diğer bir deyişle küçükyatırımcıların spekülatif hareketlerden uzak durmaları gerekir.

Çünkü her zaman ‘büyük balık küçük balığıyer’!

Sisteme hakim olanlar düşükten alırlar, küçük balık sürüsü hücumedince de satarlar…

Düzen böyle işler!

Bu nedenle pozisyon alımlarında çok dikkatli olmak gerekir.

İlla ki pozisyon alınacaksa, kısa vadeli düşünülmemelidir.

Yatırım alternatifi dışında, Doların hayatımız üzerindeyarattığı dolaylı etki, hepimiz için bu para birimindekideğişiklikleri önemli hale getiriyor. Hayat pahalılığı, girdimaliyetleri ve bunların nedeni ya da sonucu olan çok sayıdakiekonomik göstergedeki değişiklikten bahsediyorum…

Dolayısıyla ‘Dolar ne olacak?’ sorusugündemi uzunca süre meşgul etmeye devam edecektir...

Değerli okurlar, mal canın yongasıdır!

Bu söz, bizler için olduğu kadar ve hatta bizlerden çok dahafazla ‘Dünyayı Yönetenler’ ya da‘Sermayeyi İdare Edenler’ için geçerlidir.

Dünyayı para trafiğini kontrol edenler yönetir,veya yönetmek için herşeyi yaparlar!

Bunların kim olduklarını, nasıl çalıştıklarını, dünyanın nereyedoğru sürüklendiğini ve muhtemel bir ekonomik dünya savaşınıneşiğinde olduğumuzu yazılarımda sıklıkla vurguladım…

Bu nedenle detaya girmeden, ekonomi ve finansın tekniğineinmeden sizlere basitçe bir tablo çizeceğim. ‘Dolar ne olur?’sorusunun cevabını ise size bırakacağım. Merak etmeyin, bu sorununcevabını tablodan rahatça görecek, şifreleri çözeceksiniz.

Sadece Türkiye için de değil, küresel olarak yorumyapabileceksiniz...

Dünyada üç tür ülke vardır.

Sermayeyi kontrol edenler, sermayeyi avlamayaçalışanlar ve sömürülenler. Yani patronülkeler, avcı ülkeler vesömürülen ülkeler.

Sömürülenlere değinmeyeceğim bile… Bilen biliyor, gören görüyor.Onları bu hale getirenler bugün insan haklarından, ileridemokrasiden ve medeniyetten bahsediyorlar. Ne var ki mevzuaçlıktan yokluktan kırılan insanlara kucak açmaya gelince de, insanhayatının kıymeti bir Avro etmiyor.

Dünya düzenini şekillendirmiş patron ülkeler,yüksek katma değerli ürünleri yarattıkları pazarlara satarak ciddibirikim elde etmişlerdir. Bu birikimleri kontrol edenler ise,finansal olarak yüksek getiri sağlamakisterler.    

Etkin ve stratejik yönetim, avcıların patronlarmasası üyesi olmalarını sağlayabilir.

Sermayeyi çekmek isteyen avcı ülkeler ise, bukaynaklara ulaşabilmek adına yüksek getiri sağlayan pazarşartları oluştururlar. Bu ülkelerin literatürdeki tabiri isegelişmekte olan ülkeler ya da pazarlardır. Aradansıyrılabilenler, her ne kadar bu olasılık giderek azalsa da,gün gelip patronlar masasına oturabilir. 

Patron ülkeler yani sermayeyi yönetenler, dünya ekonomik sistemiiçerisinde para ve değer hareketlerini yönetir. Faiz,kaldıraçlı işlemler, finans mühendisliği vb. gibi çok sayıdakifinansal ve ekonomik aracı kullanırlar. Krizleri, siyaseti,olayları kurgularlar.

Günün sonunda yüksek getiri elde ederler ve kazanan olurlar.Geri kalanları borçlandırırlar, iflas ettirirler. 

Bu çark bu şekilde işler ve döner… 

Karışıklıklar, siyasi tansiyon ve bölgeselilişkiler: Hepsinin arkasında ekonomik ve finansal amaçlar sözkonusudur!

Denklemin izahı için, illa ki teknik ve iktisadigöstergeler üzerinden değerlendirme yapılmasına gerekyoktur. Dünyayı yönetenler kendi şişirdikleri balonları patlatmadankonumlanır, kendileri balonları patlatınca da orada olmadıklarındanzarar görmezler! Çoktan 'topuklamışlar'dır. Hemenpeşi sıra yeniden bir umut, düşükten alımlar ve yeni bir‘şişirme’ süreci başlar.

Kafamızı kaldırıp bakalım. AB’nin durumu, Ortadoğu, KuzeyAfrika, Rusya ve Asya…

Karışıklık hat safhada! Ne hikmetse tüm bu karışıklıklarınfitili ateşleyen ise doğrudan doğruya bölgede yok.Topuklamış! Arkasında yanan kocaman bir ateşbırakarak! 

Bunlar, 2008 yılına kadar kaldıraçlı işlemlerden ciddigetiriler elde ettiler. Magnetar Ticareti kavram olarakliteratüre girdi. Krizden nasıl para kazanılabileceğini netolarak gördük. Bu para, kanını emdiği yeriterkederek yüksek getiri elde etmeyedevam etmek için dünyanın 'parlayan'pazarlarına gitti...

Şimdi mi?

‘Dünyayı Yönetenler’ bozdukları limanı bugünlerde güvenli hale getiriyorlar…

Karışıklıklara bulaşmamış, faizi artış eğiliminde olan, savaşagirmemiş, 'asker göndermemiş' güvenli limanaçağırıyorlar gemileri...

Girişimler bu yönde...

Yani ‘Güvenli Liman’ arayan Dolar için geridönüş rotası çiziliyor…

Problemleri yok mu? Tabi ki var...

Lakin, ne tür sorunu olursa olsun veya tarihinin en büyükborç yüküyle veya bütçe açığıyla karşı karşıya kasın yadakalmasın...

Elinde ‘yeşil’ bir silah var: Dolar!

Maliyeti ise matbaa gideri! Karşılığı iseherşey!

Anlayacağınız, orta vadede para (Dolar) trafiğioldukça sıkışık!

Ancak bu sefer iş, öncekilerden biraz karışık görünüyor.

‘Çark’a birileri ‘çomak’sokuyor!

Rakip olarak, yeni bir rezerv para birimi ve ekonomik sistemkurgulanmak isteniyor.

Yani, Çin ve Rusya ikilisi kendi‘çark’larını işletme derdindeler…

ABD cephesine karşı kendi ‘adamlarını’ sahayasürüyorlar.

Veya biz öyle zannediyoruz! Belki de, bu sadece bizleregösterilen bir oyun: ‘Gölge Oyunu’!

Unutmayın! Zamanında Hong Kong, ‘onlara’ödül olarak verilmişti!

Veya kontra bir soru: Terör örgütü nasıl olur da petrolsatıp para kazanabilir?

Tablo basitçe budur…

Şimdi gelin siz cevaplayın: Dolar Ne Olacak?

Yorumlar