YAZARLAR

‘Yürü ya kulum.. Yürü ya Tayyip’

Ya Allah’a baş eğer hiç kimseye eğmezsiniz, ya da herkese baş eğer hiçbir şeye değmezsin..

Türkiye, çok büyük bir badire atlattı.

Atlatmaya da devam ediyor..

Nerede olursa olsunlar, artık bataklığı kurutmaya kararlı bir irade ortada!

50 bini geçen soruşturma, gözaltı, görevden alma ve 12 bin öğretmenin lisanslarının iptali ne anlatıyor..

Türkiye tarihinin en  kritik sürecini yaşıyor..

Darbe girişiminin korkunç boyutlarının an ve an sürecini öğrenince Allah’ın elinin bir kez daha bu büyük devletin, bu büyük milletin üzerine değdiğini görüyoruz..

Kalkışmanın erken deşifre olmasının, milleti uykuda yakalamamasının başka izahı yoktu.

Ama hala birilerinin alçakça ortaya çıkıp ‘Bu bir senaryo’ demeleri insanın kanına dokunuyor..

Sormak için ne yazar, ne çizer, ne aydın olmaya gerek kalmıyor ki..

Milli irade soruyor..

                                                    ***

Ey gafiller..

Köprüleri tanklarla kapatmak mı senaryo?
Havalimanını tanklarla kapatmak mı senaryo?

Sözde emre uymayan kendi askerlerini şehit etmek mi senaryo?

Polisi, halkı, askeri ile 169 şehit vermek mi senaryo?
TRT’yi ele geçirip darbe yaptık diye bildiri yayınlatmak mı senaryo?
Savaş uçaklarıyla, helikopterlerle halka, polise bomba, kurşun yağdırmak mı senaryo?
Savaş yıllarında bile hiç olmamış şekilde TBMM'ye bomba atmak mı senaryo?
Genelkurmay Başkanlığı’nı ele geçirmek mi senaryo?

Genelkurmay Başkanı’nı rehin almak, boynuna kemer takmak, gözlerini bağlayıp yere yatırmak mı senaryo?

Kuvvet Komutanlarına kendi silah arkadaşları tarafından tuzak kurulması, gözleri kapatılıp, elleri bağlanarak, başına çuval geçirilerek helikopter ile kaçırmaları mı senaryo?

Karargahta derdest edilen, su bile verilmeyen generallerin “IŞİD bile bizi yakalasa bunları yapmazdı” demeleri mi senaryo?

Özel Kuvvetler Komutanı’nın “Genelkurmay’dan götürülüş görüntülerini izlerken, bu bir Türk subayına yapılır mı diye ağladım” demesi mi senaryo?

MİT binasına kurşun yağdırmak mı senaryo?

Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bomba yağdırıp aslanlarımızı şehit etmek mi senaryo?
Marmaris’e çıkarma yapıp Cumhurbaşkanı’nı öldürme planını yapmak mı senaryo?

Bütün yaverlerin hain çıkması mı senaryo?

Bu güzel ülkeyi dünyaya rezil etmeye çalışmak mı senaryo?

                                                  ***

Hadi cevap verin..

Daha soracak çok soru var..

15 Temmuz darbe girişimine senaryo diyenlere karşı Ahmet Hakan’ın ‘yavşaklar’ sözünün bizde ne anlama geldiğinin açılımını yapıp ‘Bit yavruları’ diyerek soralım..

Bu nasıl senaryo?.

Sizin de, senaryonuzun da Allah belasını versin...

Ama unuttunuz..

Hainlerin bir hesabı varsa..

Allah’ın da bir hesabı var..

İşte 15 Temmuz olayı sonuc  budur..

Her zaman yazdım..

Türkiye’nin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir, iki, üç değil defalarca üzerine oynanan oyunlara, kurulan tuzaklara, içten, dıştan yapılan  bütün saldırılara karşı her defasında dimdik ayakta kalmasının, yoluna emin adımlarla yürümeye devam etmesinin tek bir  izahı olabilir?

ALLAH “Yürü ya Tayyip” diyor.

Başka izahı var mı?

İşte Marmaris’te 15 dakika daha kalsaydı bugün yoktu!

Türkiye  darbe ile karanlığa gömülmüştü..

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her defasında dile getirdiği  Sezai Karakoç’un şiirinin de tam zamanıda olsa gerek..

Ne deniyordu şiirde..

…Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır.. 
Ne yapsalar boş, göklerden gelen bir karar vardır.. 
Gün batsa ne olur, geceyi onaran bir mimar vardır.. 
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır.. 
Yenilgi, yenilgi büyüyen bir zafer vardır.. 
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır.. 
Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır.. 
Senden ümit kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır.. 
Sevgili.. 
En sevgili.. 
Ey sevgili..

O nedenle..

Ne yapsalar boş…

Göklerden gelen bir kader vardır..

15 Temmuz gecesinden bu yana hangi siyasi görüşten olursa olsun insanların ilk kez darbe girişimine karşı tek yumruk olması, sokağa inerek tankların önüne çıkması, bütün siyasilerin el ele vermesi artık bir milat olmalı..

Keza…

Nerelerde olursa olsunlar paralel yapı temizliğinin Türkiye’nin aydınlık yarınları için büyük bir şans olduğu, değerinin ileriki yıllarda çok daha iyi anlaşılacağı bir gerçektir..

Bu noktada Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a nacizane bir önerim var..

Çünkü evin reisi o..

Siyasi parti genel başkanlarını davet edip birlikte milletin huzuruna çıkarak “Bizim için söz konusu Türkiye ise gerisi teferruattır” mesajı versin..

Bu tablo bilinmeli ki dayanışma kültürümüzü daha da artıracak, milleti daha da kaynaştıracak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin önünü daha da açacaktır..

Haydi Reis..

Tam zamanı şimdi..

İnadına birlik, inadına kardeşlik..

Yeni Türkiye yolculuğu işte böyle el ele başlasın..

 Erdoğan’ı en iyi anlatan söz nedir ?

O çok sevdiği Necip Fazıl der ki..

“Ya Allah’a baş eğer hiç kimseye eğmezsiniz, ya da herkese baş eğer hiçbir şeye değmezsin”

İşte Recep Tayyip Erdoğan bu..

Allah’tan başka hiç kimseye boyun eğmeyen, yüreği;  vatan, millet, bayrak aşkı ile iman dolu bir adam..

Bugünlere dimdik ayakta gelmesinin anlamı şu değil mi?

Allah'ın bu büyük milletin üzerindeki eliyle...

Yürü ya kulum..Yürü ya Tayyip..

Yorumlar 24 yorum