YAZARLAR

YCHP'nin PYD aşkı!..

Nerede bir Tayyip Erdoğan düşmanı varsa Kemal Bey onlarla kolkola giriyor.Kemal Beyin İstanbul'da düzenlediği Suriye toplantısı "gayri milli "bir toplantı olarak tarihe geçmiştir.

Osman DİYADİNo.diyadin@hotmail.com

CHP nereye koşuyor?

Pardon YCHP nereye koşuyor?

Bu soru ulusal güvenlik sorusu gibi cevap arar oldu!..
 
Bir düşünün…

Devletin kuruluşunda ismi olan bir partinin adı bugün devlete karşı şer odaklarının sesi olarak çıktı…
 
Adeta “Türkiye batarsa batsın yeter ki Tayyip Erdoğan gitsin” şeklinde bir hava estiriliyor!..
 
YCHP’nin aşkına tutulduğu HDP ile işbirliğini hep birlikte izledik izliyoruz…
Üzerine de  Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Suriye Politikasına karşı küresel güçlerin sesi olmalarını..
 
Öyle bir ruh hali ki bu…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 18 yıldır yolunu sandıkta kesmeyi başaramayan Kılıçdaroğlu ve arkadaşları bugün Türkiye Cumhuriyeti Devletinin izlediği milli politikaların  hepsini ret ediyor…

*

Öyle bir YCHP'ki;
 
S-400 alımına” Nerede kullanacaksınız” komikliği ile  karşı çıkan onlar…
 
Akdeniz’e sondaj gemilerimizin gönderilmesine karşı duruş gösteren onlar…
 
Suriye-Irak sınırlarında  terör örgütleri ile mücadeleye karşı çıkmaya devam eden onlar…
 
ABD’nin Türkiye’ye karşı gösterdiği her hamleye destek veren onlar…
 
YCHP’li yöneticileri (Gürsel Tekin)  PKK kanalına çıkarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine konuşan onlar…

Terör örgütü ile bağları olduğu tespit edilen görevden alınan HDP'li Başkanlara  sahip çıkan onlar...
 
Diyarbakır’a giderek HDP’ liler le halay çekiyorlar ama Diyarbakır annelerini görmek istemeyen onlar…

Ankara'da İMF ile  gizli toplantı yapan onlar!..
 
Fransa’ya giderek Paris’te Yılmaz Güney, Ahmet Kaya’nın mezarlarını ziyaret ediyorlar ama şehit Ömer Halisdemir’in mezarını ziyaret etmeyenler onlar…
 
Son oyunları olarak   İstanbul’da düzenledikleri 'Uluslararası Suriye Konferansı-Suriye'de Barışa Açılan Kapı' isimli organizasyona  bölücülerin katılımı ile  imza atanlarda onlar..…

 
Neresinden bakarsan bakın Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bugün izlediği politikalara karşı  içeriden bir  ihanet organizasyonu aldı başını gidiyor desek hiçte abartmayız…
 
Belli ki   YCHP’yi yöneten  Kemal Kılıçdaroğlu ve arkadaşları  Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin izlediği Türk dış politikasına karşı ABD-İsrail-İngiliz’in değirmenine su taşıyan bir politik açılım içine girmiş…

*
 
İşte bu noktada CHP’nin İstanbul’da düzenlenen  adı  "Uluslararası Suriye Konferansı-Suriye'de Barışa Açılan Kapı "olarak konan konferansın alt yapısı çok manidar…
 
Bir düşünün…

Bahsi geçen kongreye davet edilen Esed Rejimi temsilcilerine Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı vize vermemiş ama YCHP  davet etmiş!..
 
Yetmemiş PYD-PKK temsilcileri yer almış!..
 
Kemal Beye basit bir sorum var.

Konuşmacı olduğunuz YCHP’nin Uluslararası Suriye Konferansı'na PKK destekçisi Amy Austin Holmes'u konuşmacı olarak çağırmışsınız.

Bu ihanet değil de nedir?
 
 
Sormak lazım Kemal Kılıçdaroğlu ve parti yönetimine PYD’ mi, PKK’mı yakın yoksa Türkmenler mi?
Cevap!..

Deniz Baykal olsa cevap hiç tartışmasız ”Türkmenler" olurdu..
 
Ama Kemal bey olunca cevap “Erdoğan’ın düşmanı kim ise biz onun dostuyuz “mantığı hakim!..
 
Hal böyle olunca…

Tepki oluşmaması mümkün mü?

Suriye'nin Halep kentine bağlı Çobanbey bölgesinde bulunan Suriye Türkmen Meclisi haklı olarak tepkisini göstermiş!..

Her bir cümlesi çok şey anlatan bir tepki açıklaması..

Yüzde yüz milli...
 
Suriye Türkmen Meclisi diyor ki!..
 
“Öncelikle şunu ifade etmek isteriz ki; Suriye'ye dair çözüm arayışı iddiasındaki bir organizasyona Suriye Türkmenlerinin yegane meşru temsilcisi olan Suriye Türkmen Meclisi'nin davet edilmemesi manidardır. Diğer taraftan Katil Esed Rejimi'nin temsilcileri ile Bölücü Terör Örgütü PKK/YPG muhiplerinin bahsi geçen organizasyona davet edilmeleri ve konuşturulmaları ise ciddi bir aymazlık örneği olmuştur"
 
Kemal Bey!..
Var mı bir cevabınız…

*
Devam edelim açıklamaya...
 
“Esad rejimi ve ABD bağlantılı terör örgütlerinin bölgede cirit attığı vurgulanan açıklamada, "Bölücü terör örgütü PKK'yı büyütüp besleyen ve bu coğrafyanın başına bela eden, halihazırda mücadele ettiğimiz Esed Rejimi'dir. Bugün de Suriye'nin çeşitli bölgelerinde Esed Rejimi ile ABD koruması altındaki PKK/YPG el ele kol kola iş birliğine devam etmektedir.”
 
Var mı  bir cevabınız Kemal Bey!..

*
Devam…
 
“YCHP lideri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun açılış konuşmasında Suriye'deki terörü 'El-Kaide ve türevi terör örgütleri' sözleriyle tasvir etmesi ve PKK/YPG'den bahsetmemesi ise hazindir. Bu durum bizlere maalesef Sayın Kılıçdaroğlu'nun geçmişte sarf ettiği 'YPG terör örgütü değildir, kendi vatanını kurtarmak için örgütlenmiş bir oluşumdur' sözünün hala arkasında olduğunu düşündürmektedir"
 
Ne dersiniz bu sözlere Kemal Bey!...

*
 
Daha bitmedi…
 
 "Bugün geldiğimiz noktada Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisi olarak gördüğümüz, anti-emperyalist çizgide bulunduğunu sandığımız CHP'nin maalesef emperyalist bir projenin maşası olan PKK/YPG'nin meşrulaştırılması misyonunu üstlendiğini üzülerek görüyoruz. Suriye Türkmenleri olarak terör örgütleri ile mücadelemiz aralıksız sürecektir. Çok kısa bir süre sonra Fırat'ın doğusunda da terör örgütlerine hak ettikleri cevabı vereceğimizden kimsenin şüphesi olmasın"

*
 
Evet Kemal Bey!..
Suriye Türkmen Cephesi bunları söylüyor!..Var mı bir cevabınız!..
Yoksa “bizim muhatabımız onlar değil ki PYD (PKK)” mı diyorsunuz”..

Türkmenler soruyor…
‘Esad rejimi temsilcilerini, bölücü terör örgütü PKK-PYD temsilcilerini dahi  davet ettiğiniz bu toplantıya neden Suriye Türkmen Cephesi olarak bizleri davet etmediniz? Türk ismi sizi rahatsız mı ediyor?”
 
Cevap Kemal Bey!..

Suriye Türkmen Cephesinin açıklamasındaki tepki sadece Suriye'yi değil  bugün Türkiye'de verilen büyük mücadelede  CHP'nin tutumuna karşı reaksiyonuda anlatıyor..
 
O nedenle;
“PYD terör örgütü değildir “
“PYD halkını koruyan bir yapıdır”
“PYD komşumuz olsun”

diye PKK'nın Suriye'deki  kanadı olan PYD'ye sahip çıkan  YCHP'nin Suriye konferansına YPG destekçisi CIA elemanları ve Baas yetkililerini çağırmasına şaşırdık   mı?
 
Hacı Bektaş Veli der ki;
 
"Eliniz ayağınız kirli idi, yıkayıp temizlediniz...
Yüreğinizdeki
kini,
kibri,
hasetliği,
şehveti,
kıskançlığı,
su ile nasıl temizleyeceksiniz? "

Ne dersin Kemal Bey!..
 
Sons sözü  Rus diplomat Maria Zaharova’ya bırakalım..
"Türk hükumeti herkesi uyutmuş. Artık Avrupa'ya bağımlı değiller. Kendi sanayisi ve silahları ile bunu kanıtlıyorlar. Avrupa'ya Amerika'ya, kafa tutabiliyorlar. İçte de dışta da hükümet çok başarılı. Osmanlı geri dönüyor.”
Sesi geliyor mu Kemal Bey!..
 
Bir zamanlar “Kahrolsun Amerika” sloganları atan CHP öyle bir noktaya geldi ki bugün “Yaşasın Amerika” der olmuş...
 
Neden?
Kemal Bey ve arkadaşlarının Tayyip Erdoğan düşmanlığı sınır tanımıyor!..

Ama kaderi hep unutuyorlar...

"Kader deyip geçme...

Ne diyor sırrın sahibi;

"BİZ HER İNSANIN KADENRİNİ

KENDİ ÇABASINA BAĞLI KILDIK"

(İsra 13)

Tayyip Erdoğan  kendi çabası ile büyük bir mücadele veriyor...

Peki Sayın Kılıçdaroğlu?

Kimlerin değirmenine su taşıyor!..