YAZARLAR

Yaparsa Murat Kurum yapar!..

Kartal’da yaşanan acı tablo bu ülkede Çevre ve Şehircilik Bakanının kim olduğu 2023 Türkiyesi için ne kadar önemli olduğunu gösterdi.Ve Murat Kurum şanstır.

Son Kartal felaketi göstermiştir ki, Türkiye için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın  önemi çok ama çok önemlidir…

Çünkü Türkiye’de tabiri caizse yıkılıp, yeniden yapılanma dönemi başlatılmalıdır…

Ve bunun için de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde göreve getirilen  Murat Kurum , biçilmiş kaftan olmuştur...

Kimdir Murat Kurum?

İşinin ehli, genç, dinamik  bir bakan

Hem mektepli hem de alaylı…

İnşaat Mühendisi. Yüksek lisansı Kentsel Dönüşüm üzerine…

Sektörü çok iyi biliyor. İnşaat alanında faaliyet gösteren çeşitli özel sektör kuruluşlarında çalışmış…

TOKİ Ankara Uygulama Daire Başkanlığı’nda uzman olarak görev yapmış...

Sonra. TOKİ İstanbul Uygulama Daire Başkanlığı Avrupa Yakası Uygulama Şube Müdürlüğü…

Bakanlığa giden yolu açmış kendine…

10 yıla yakın T.C. Başbakanlık Emlak Konut GYO A.Ş. Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevini üstlenirken, tarih yazmış…

Planlı ve yaşanılabilir kentlerin oluşturulmasına öncülük etmiş…

Yaptığı birçok hamle ile sektörü daima canlı ve dinamik tutmuş...

Bir başarı öyküsü yazmaya başlamış…

Cumhurbaşkanı Erdoğan sonunda 2023 Türkiye’sini emanet edeceği genç ve liyakat sahibi kadrolar arasına adını yazarak, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kabinesinin ilk Çevre ve Şehircilik Bakanlığına onu getirmiş…

Hızlı, yerinde kararlar alma ve performansı ile kısa sürede iş bitirebilen. Teknik konuda uzman, bürokrat, yönetici ve tüccarlıkta gücünü ispatlamış…

Sektörün bütün sorunlarına hakim…

İnşaat ve müteahhit dünyası avucunun içinde...

Onu kafakola getirmek mümkün değil!..

Görevinin siyaset değil, hizmet etmek olduğunu biliyor.

Kısır siyasi çekişmelerin içinde onu asla göremezsiniz…

İşte böyle bir bakan gerçeği Murat Kurum…

Uzaktan  bakarak bilgi alarak değil yerinde görerek hızlı  karar alabilen  teknokrat bir  bakan…

*

Şöyle bir baktık…

11 Temmuz’da bakanlık koltuğuna oturmuş...

O gün bugün 7 ayda devri alem yapmış…

Ankara’da oturmamış...

50’ye yakın ili gezerek sorunları dinlemiş...

21 Temmuz 2018’de Diyarbakır ziyareti ile kolları sıvamış...

Sonra 29 Temmuz’da ver elini İzmir…

10 Ağustos’ta ise Samsun ve Ordu seferi…

Sonra…

3 Eylül Muğla, 8 Eylül Bursa, 15 Eylül Bolu, 24 Eylül Hakkari, 2 Ekim Mardin, 12 Ekim Sivas, 15 Ekim Van, 28 Ekim Mersin, 29 Ekim Şırnak, 29 Ekim Adana, 31 Ekim Hatay, 3 Kasım Tekirdağ, 9 Kasım Ağrı, 15 Kasım Bitlis, 23 Kasım Nevşehir, 1 Aralık Tokat, 9 Aralık Erzurum…

Bu arada bir yurt dışı gezisi. 11 Aralık Polonya…

22 Aralık Gaziantep, 28 Aralık Trabzon, 31 Aralık Rize, 7 Ocak Karabük, 14 Ocak Balıkesir, 25 Ocak Afyon, 27 Ocak Antalya, 29 Ocak Karaman,1 Şubat Burdur…

Bu arada Ankara ve İstanbul’u saymıyorum…

Hızını takip etmek zor! (Yazmadığım ziyaret edilmiş başka iller  olabilir!)

*

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’nin her bir köşesini ona emanet etti.

Öyle ki;

Kanal İstanbul Projesi ona emanet…

Millet Bahçesi projeleri ona emanet…

Kentsel dönüşüm projeleri ona emanet…

Kamu konutlarının ekonomiye kazandırılması ona emanet…

Şehit aileleri, gaziler ve ihtiyaç sahibi ailelere faizsiz konut kredisi kullandırılması ona emanet…

Dar gelirli vatandaşlar için yapılan  konutların satışı ve planlanan  konutlar ona emanet…

Emlak Bankası’nın tekrar faaliyete geçmesi ona emanet...

Çiftçilerimiz tarafından kullanılan ‘tarım arazilerinin hak sahiplerine doğrudan ve uygun bedellerle kiralanması’ ona emanet…

5 yılda bitirilecek ‘5.000 adet Köy Konağı’ ona emanet…

Toplamda 20 adet Katı Atık Programı’nın başlatılması, Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi kurulması,  Yeni Sanayi Dönüşüm Projesi’nin başlatılması ona emanet…

İmar Barışı ile ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı 13 milyon yapının kayıt altına alınması ona emanet…

Çevre koruma faaliyetleri kapsamında plastik poşetlerin ücretlendirilmesi, ‘Akıllı Şehir’ uygulamaları, tapu ve kadastro yurt dışı teşkilatının kurulması ona emanet…

Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan ona ‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz’  gözü ile bakıyor…

*

Sağlıklı, yaşanabilir, tehlike arz etmeyen konutlar ve şehirler için  her biri çok önemli devrim gibi kararlar almış...

Çünkü sıkıntıları çok iyi biliyor..

Artık her kente özgü kentsel dönüşüm anayasası belirlenecek. Yeterliliği ve teminatı olmayan firmalar dönüşüm yapamayacak. Müteahhitlere kriter gelecek.

Hiçbir konut yarım kalmayacak. Vatandaşların haklarını güvence altına almak için yatırımcılardan yapım bedelinin yüzde 10'u kadar teminat alınacak ya da tamamlama sigortası istenecek.

Bitmedi..

Dönüşüm uygulamalarından dolayı hiçbir vatandaşımız mağdur olmayacak. Yatırımcı ne kadar inşaat yaptıysa, o kadar satış yapabilecek. Dolayısıyla ön satış yaparak hak etmediği bir parayı alamayacak.

Yani temelden veya maketten satma, satın alma yöntemi bu sayede sona ermiş olacak.

İLBANK 25 bin nüfusun üstündeki yerlerde kentsel dönüşüm uygulamaları için düşük faizli kredi desteği verecek.

İhtiyaç kadar konut üretilecek…

Bitmedi..

Yıllık en az 300 bin konut dönüştürülecek. Bunun 30 bin konutunu bakanlık yapacak. Kalan 270 bin konut için de belediyelere ve özel sektöre Emlak Bankası'nın da devreye girmesiyle finans desteği sağlanacak.

Bitmedi..

Kentsel dönüşümde 53 ilde 238 riskli alanda çalışmalar sürüyor. Dönüşüm kapsamına alınan bağımsız birim sayısı 664 bin.

Ülke genelinde 597 bin konut da yenileniyor. 6.7 milyon konut 20 yıl içerisinde dönüştürülmüş olacak…

İşte bütün bunların yükü Bakan Murat Kurum’un omuzları üzerindedir…

*

Eğer;

Deprem riski taşıyan ülkemizde çarpık ve kaçak yapılaşmaya ve bunlara neden olan sözde müteahhitlerin kaçak yapılaşmalarına ‘ dur ‘ denilecekse…

Eğer;

Kartal’da meydana gelen acı felaketlerin  benzeri olayların bir daha yaşanmaması için  hızlı bir şekilde önlemler alınıp adımlar atılacaksa…

Bunu yapacak olan  Çevre ve Şehircilik Bakanlığıdır.

O nedenle;

Daha yaşanabilir ‘2023 Türkiye’si  için bugün Çevre ve Şehircilik Bakanlığı koltuğunda oturan isim çok önemlidir.

Bu ülkenin  şehirleşme adına kanayan yaralarına Bakan  Murat Kurum’un merhem olacağına yürekten inanıyorum…

Yıkacaktır…

Yapacaktır…

Yeni ve daha yaşanabilir Türkiye şehirleri vizyonuna imza atacaktır.

Başaracaktır...

GÜVENİYORUM..