YAZARLAR

Who is İmamoğlu?

Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler. Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedirler. Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.

İsmail GÜZELiguzel@nestech.net

Ekonomi mi, ulusal güvenlik mi?

Her toplulukta olduğu gibi bizim toplumun küçük bir kısmında da “cahil cesareti” olarak karşılık bulduğunu söyleyebileceğimiz Dunning-Kruger Sendromu, algılamada yanlılık eğilimi var...

2000 yılında Nobel Psikoloji Ödülünü alan Kruger ve Dunning, fizyolojik ve zihinsel alanda yaptıkları çeşitli çalışmaların sonucunda şu varsayımlara ulaştılar;

“Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler. Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedirler. Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.”

Devam edelim....

Ekonominin iyi olması ve insanların finansal açıdan ferah yaşaması her hükümetin önceliğidir. Herhalde yeryüzünde bunun tam tersini söyleyecek bir kurum yoktur.

Ülke ekonomileri deniz gibidir. Bazen güllük güneşlik, bazen durağan, bazen dalgalıdır. Kötü ekonomiyi pozitif hale getirip düzeltmek zaman alabilir. Ekonomi zaman içinde farklı yöntemler ve önlemlerle düzeltilebilir bir durumdur.

Son bir kaç gündür çocukluğumu ve gençlik dönemlerimi yaşadığım New York sokaklarında dolaşırken, yüzlerce iş yerinin kapandığını farkettim. Manhattan’da dünyanın en bilindik caddeleri boş dükkan mezarlığına dönüşmüş... Boş olmayan dükkanlarında kiraları alabildiğine pahalı... Dükkanların camlarında kiralık levhalarının asıldığını ve ekonomik hayatın burda da insanları derinden vurduğunu gözlemledim.

Sadece Türkiye’de değil de burada, dünyanın en popüler caddelerinde, Manhattan’da rastladığım normal bir durum değildi. Özellikle Trump hükümetinin aldığı kararlar; Çin’e uyguladığı ek vergiler, Amerikan ekonomisi üzerinde negatif etki oluşturmuş.

Ülkelerin birbirlerine haddinden fazla entegre olmuş olması dolayısıyla herhangi bir hatalı siyasi kararda ekonomi üzerinde inanılmaz bir dalgalanma oluşmasına sebebiyet verebilmekte. Bu tür durumlar da küresel bir dalgalanma yaratarak ülkeleri olumsuz etkileyebilmekte...

Ülkeler, ekonomi ve ulusal güvenlik üzerine politikalarını belirlerler. Her ikiside iç içe geçmiş vaziyette. Biri olmadan diğerini sağlıklı yürütmek zor.

Ulusal güvenlik.

Bugün yaşadığımız durum bana bizim tarihi hatalarımızdan biri olan İttihat Terakki’nin Osmanlı üzerinde ki etkilerini hatırlattı.. Onlarda vatanı kurtarma adına, vatanseverlik adına, sözde Türklük adına siyonistlerle ve batı ile haraket etmişlerdi.

Nasıl bir ters operasyon yediysek! Yukarıda da bahsettiğim gibi, o dönem de niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemediler...

Sözde vatansever Jöntürkler, Fransız ve İngiliz’lerle aynı safta Abdülhamid’i düşürmek için yüzlerce plan ve proje üretti. Sonuçta ülkenin paramparça olmasının önünü açtılar.

Son yüz yıldır ortada ne bir imparatorluk ne bir huzurlu coğrafya kaldı. Sözde Jöntürkler bu ayak oyunlarının tümünü sadece ve sadece Abdülhamid’i devirmek için yapmışlardı.

Bakın, Osmanlı Türk İmparatorluğunun yıkılmasından bu yana tüm müslüman ülkeler ateş çemberi içinde kaynıyor. Ateş çemberi içinde kaynamayan ülkeler de halen esir.

Tüm müslüman aleminin hamisi olan ve dönemin emperyalist güçlerine karşı ince siyaset ile rakiplerine siyaset dersi veren Türk’ler ve etkisinde kalmış coğrafyalar parçalanmış, milletler yıkılmış, emperyalist zihniyetin kölesi haline çevrilmiş...

İmamoğlu’nun “145 yıldır demokrasi mücadelesi veriyoruz” sözü, normal bir süreç içerisinde olmadığımızın kanıtıdır.

İmamoğlu bu ülkenin bir vatandaşı. Her birimiz gibi onun da farklı düşüncelere sahip olması normal. Lakin bazı düşünceleri tehlike çanlarının çalmasına sebebiyet veriyor. İmamoğlu halk arasında üslup ve ifade sıkıntısı çekiyor. Çabuk sinirleniyor. Siyasetçi olduğunu sanan birinin oy için cambazlık yapmasıda anlaşılır.

İfade edebildiği konularda ortaya çıkan durum ise çok vahim. Güven vermiyor. Dediğim gibi ifade sıkıntısı var. Bunun dışında her ne kadar sıkıntılı biri gibi görünsede o, o’na biçilen rolü oynuyor. Durumun farkında. Kendisinin ve ona rol biçenlerin gizli bir ajandası olduğu ortada.

İşte bu durum büyük bir kısmı oluşturan seçmen üzerinde olumsuz bir etki bırakıyor. İnsanları tedirgin eden bir profil çiziyor. HDP’nin tabanından oy alabilmek adına kritik ve önemli sorulara cevap vermiyor. PKK’nın siyasi uzantısı HDP’nin çizgisini beğendiğini ifade ediyor.

Şayet seçimlerden başarılı çıkıp İstanbul’un belediye başkanı olursa bu durum ulusal güvenlik sorunu yaratabilir... Bunu her haliyle belli ediyor. Söylemleriyle tavırlarıyla çekinmeden ortaya koyuyor.

Ulusal güvenlik, terörizm, suç, ekonomik güvenlik, enerji güvenliği, çevre güvenliği, siber güvenlik ve ulus devletlerin eylemlerine ek olarak, devlet dışı aktörleri ve çokuluslu şirketler tarafından yapılan eylemleri ve etkilerini de içerir.

Sonuçta, Türk Devleti içeriden ve dışarıdan ulusal güvenliğini tehdit edecek unsurları etkisiz hale getirebilmesi adına yeni stratejiler ve sürdürülebilir güçlü adımlar atması gerekir. Bu adımların en önemli elementlerinden birisi halkın sağlıklı bilinçlendirilmesidir.

Son bir not; Sayın İmamoğlu ile ilgili kimsenin kişisel seviyede alıp veremediği bir durum söz konusu değildir. Bizler seçmeniz. Kendisi İstanbul’u yönetmeye talip bir aday. İnsanlar, istanbul’u yönetip yönetemeyeceği konusunda emin olmak istiyor. Dolayısıyla seçmen İmamoğlu’nun “Kim” olduğunu bilmek, öğrenmek istiyor. Bir kız çocuğunun babası, kızının evleneceği damat adayının Hırlı mı, Hırsız mı, Efendi mi, Ahlaklı mı, Sadık mı diye sorgulayıp sordurtmaz mı?

Yorumlar 4 yorum