YAZARLAR

Var mı böyle satış?..

Yönetimi TMSF' ye geçen bir holdingin milyonlarca dolar değeri olan otel için bir ajans tarafından servis edilen haber'Pes' dedirtti.

Osman DİYADİNo.diyadin@hotmail.com

İşte Türkiye’de gazetecilik böyle  yapılıyor...

Güler misin,ağlar mısın dedirtecek türden bir haber...

Bu nasıl anlayış…

Bu nasıl gazetecilik…

Bu nasıl ajans haberciliği..

Bakın ne oldu?

FETÖ soruşturması kapsamında devletin el koyduğu ve yönetimiTMSF’ ye geçen Koza Holding’in iştiraklerinden biri olanMarmaris’teki “Angel’s Marmaris” otelle ilgili“İnternet ten satışa çıkarıldı” şeklinde yapılanhaber, bu ülkede gazetecilik adına bu kadarına da pes dedirtti…

Ülkenin ciddi haber ajanslarından DHA’nın  Muğla muhabirinegüvenerek hiçbir dayanağı olmadan  en önemlisi  hiçbir teyit almadan böylesine bir haberi servis etmesiçok ilginç!..

Çünkü yalanın daniskası…

Bu yalan haber nedeni ile borsada işlem gören Türkiye’nin altınyumurtlayan tavuğu misali ‘Altın’ işletmeciliğindeher geçen gün daha da öne çıkan Koza Holding, hem  KAP’ a hemde medyaya  açıklama yapmak zorunda bırakıldı..

Açıklama da dendi ki “Haber tamamen gerçekdışıdır.Şirketimizin resmi kanallarındanyapılmayan hiçbir duyuruya itibar edilmemesinin gereğini bir kezdaha vurgulamak isteriz."

Hükümette yükü en ağır olan isimlerin başında gelen her alandabüyük bir sorumluluk yüklenen Başbakan Yardımcısı NurettinCanikli’nin bu yönde açıklamalarını dinlemedi mi beyler?..

Ne demişti Canikli;

 TMSF’ye devredilen şirketlerinşirketlerin varlıklarının toplam değeri 48 milyar TL .Buşirketlerin hasılatları toplamı 30 milyar TL.  800’den fazlaşirket TMSF’ de. Müdahale etmeseydik, şirketlerde iflaslarolabilirdi. Normalde bu şirketler mahkeme sonuçlanana kadarkalacak, satılmayacak. Mahkeme suçlu bulmazsa sahiplerine iadeedilecek. Yargılama sonuna kadar yönetilecek. Mali yapısı bozulupzarar eden firmaların finansman ihtiyacını karşılamak amacıylazarar edilenlerin tamamı satılabilir"

TMSF’nin sorumluluğunu da yapan  bakan Canikli  böylebir açıklama yapmışken  o ajansın Muğla muhabirinin hiçbir altyapısı olmayan, mutlaka teyit edilmeye muhtaç olanhaberini servis ederek holdingin borsa değeri üzerinde olumsuz etkiyaratmakla kime hizmet edildi?

Sormak gerekir haberin sahiplerine;

“230 milyon dolar değeri var”  dediğinizbir otel  internetten mi satışa  çıkarılır?

Yalan ama hadi diyelim öyle!..

Peki..

Nerede belirttiğiniz  Koza Holding’in oteli internet satış ilanı?

Nerede haber kaynağınız?

Sorumlu gazetecilik  olarak böylesine önemli birhaberin teyidi alındı mı?

YOK…

Muhabir ajansı fena faka bastırmış açıkçası!..

Milyonlarca dolar değeri olduğunu belirttiğiniz yönetimiTMSF’ ye geçmiş bir otelin internet ortamında satışa çıkamayacağını(hadi satışa çıkması halinde ise)  ihalesiz bu işlerinolamayacağını bilemeyecek kadar basiretsiz  nasılolunur?

Bu  haber şunu gösterdi ki bu ülkede gazetecilik ne yazıkki  böyle yapılıyor…

Yani at ortaya “yalan” bir haber  bütünmedya  kullansın  yalan olduğu görülünce  sen geri çek!..

Sonra açıklama gönderilmesine rağmen düzeltme de yapma!..

Yapsan ne olur ki!..

Adamı öldür sonra pardon de!..

Pes doğrusu...

Bakın…

Bu olay acı bir örnektir. Borsada işlem gören kuruluşlarüzerinde ortaya atılan böylesine yalan haberlerle değerlerini vehissedarlarını olumsuz şekilde etkileyenlere karşı  mutlakasözde değil özde cezai müeyyideler uygulanmalıdır

Bu işler bu kadar ucuz olmamalı..

Yok öyle yağma!..

Yazımı yazarken Kanada’dan yeni gelen bir dostum konuyuöğrenince önemli bir örneği gündeme getirdi.

Dedi ki;

“Kardeşim  Kanada’da yalan bir haber yazan muhabirişten atılır, bir daha hiçbir meslek kuruluşu onu işe almaz, işsizkalı" 

Asıl olan işte budur…

Bu ülkede gazeteci olmak demek ucu açık bir şekilde kendineözgürlük alanı bulup  istediğini yazmak, istediğini yapmak,topluma yalan yanlış bilgi vermek, istediği gibi insanlara hakaretetmek demek asla değildir!..

Bunun adı özgür düşünce olamaz!..

Dünyanın hiç bir ülkesinde böylesine  ucu açık özgürlükalanı yoktur..

Hiç bir  inceleme ,araştırma yapmadan  sadeceduyumlarla hareket edip zora düşünce "Ben gazeteciyimistediğimi yazarım. Doğru değilse cevap hakkın var." demelüksü olamaz  biz gazetecilerin...

30 yılı aşkın bu meslekteyim hiç bir zaman kendimde bu hakkıgörmedim. Artık Türkiye’ de koskoca gazeteleri ajansları yalanbilgi kaynaklı haberlerle zora düşürenlerle de bunlara yolverenlerle de mücadele edilmelidir...

Yoksa Türkiye’de her geçen gün  halkın gözünde bütün medyanın inandırıcılığının neden düştüğünü tartışırdururuz..

Milyonlarca dolar değeri olan şu devletin (TMSF) yönetimindeolan bir otelin "İnternet  satış"haberi buna en taze örnekolmuştur.. 

O nedenle ...

İğneyi kendinize, çuvaldızını başkasına batırınbeyler…

Bu gidişle gazetelerin inandırıcılıklarınıkaybetmesinin,satışlarının yere çakılmasını seyretmeye devam edersonra artırmak için tencere tava dağıtmaya devam edersiniz!..

Türk medyası birazda kendisine güven anlamında vatandaşıngözünde anketler yapsa daha sağlıklı olacaktır derim...

Güzel bir söz vardır..

Derki:

Bazı insanlar "Kalem gibidir"

Ne kadar ince kibar  ve renkli görünseler de,hammaddeleri odundur!..

 

 

 

Yorumlar3 yorum