Sorumlulardan biri tekneyle kaçarken yakalanmıştı! 115 kişiye mezar olan Penta Park davasında tahliye
Kahramanmaraş’ta 115 kişiye mezar olan Penta Park Sitesi’ne ilişkin davada, duruşma sabahı dosyaya giren tartışmalı raporla müteahhit Özcan Çakmak tahliye edildi. Karara tepki gösteren aile avukatları, sanığı aklayan raporun "sipariş" olduğunu ve kamu vicdanını yaraladığını vurguladı.
Abone olTürkiye, 3 yıl önce Kahramanmaraş merkezli depremlerle sarsıldı. 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki iki büyük deprem, 11 ilde ağır yıkıma neden oldu. Resmî verilere göre 53 bin 537 kişi hayatını kaybetti, 107 bin 213 kişi yaralandı.
FELAKETİN ACI SİMGELERİNDEN BİRİ: PENTA PARK SİTESİ
Bu büyük felaketin en acı simgelerinden biri de Kahramanmaraş’taki Penta Park Sitesi oldu. “Bütün Kahramanmaraş yıkılsa bu binalar yıkılmaz” denilerek pazarlanan Penta Park Sitesi’nin 5 bloğundan 2’si, depremin ilk saniyelerinde çöktü. 115 kişi, saniyeler içinde yaşamını yitirdi.
115 KİŞİNİN YAKINLARI ŞOKTA
Penta Park Sitesi davasında tahliye kararı verildi. Duruşma sabahı dosyaya giren bilirkişi raporunun ardından tutuklu müteahhit Özcan Çakmak'ın serbest bırakılması, mağdur ailelerin ve avukatların sert tepkisine neden oldu.
Davada tutuklu sanık Özcan Çakmak, "Sanki tek kusurlu bizlermişiz gibi bir algı oluşturulmakta" demiş ,mahkeme 28 aydır tutuklu olduklarını belirten sanıkların tahliye talebini reddetmişti.
Mesut Başkır da üzerine atılı suçlamaları reddetmiş ve "28 aydır tutukluyum, sağlık sorunlarım nedeniyle savunma yapamayacağım" demişti.
TEKNEYLE KAÇARKEN YAKALANMIŞTI
Kahramanmaraş'ta 5 bloktan 2'si yıkılan Penta Park Konutları'nın müteahhidi ve eski mimarlar odası Kahramanmaraş İl Başkanı Mesut Başkır tekneyle yurt dışına çıkmaya çalışırken yakalanmıştı.
Muğla İl Emniyet Müdürlüğünce, Kahramanmaraş bölgesinde müteahhitlik yapan ve hakkında Kahramanmaraş 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından yakalama emri verilen Mesut Başkır'ın, deniz yoluyla ülke dışına kaçma girişiminde bulunabileceğinin bildirilmesi üzerine Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri harekete geçmişti.
Dalyan, Ekincik, Marmaris açıkları ve Yeşilova Körfezi'ni kontrol eden ekipler, gece saatlerinde Marmaris'in Alaburun mevkisinin batısında bir yelkenli tekne tespit ederek durdurmuştu.
Soruşturmanın ardından Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, projede sorumluluğu bulunan Özcan Çakmak ile birlikte Mesut Başkır hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis istemiyle dava açtı.
Ayrıca, dönemin belediye görevlileri ile binanın altındaki iş yerlerinde tadilat yaptığı belirlenen kişilere yönelik açılan davalar da dosya ile birleştirildi.
BİRİ İÇİN DEVAM BİRİ İÇİN TAHLİYE KARARI VERİLDİ
Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen son duruşmada, tutuklu sanıklardan Mesut Başkır'ın cezaevindeki durumunun devamına karar verilirken, müteahhit Özcan Çakmak hakkında tahliye kararı verildi. Bu kararın, duruşma günü sabah saatlerinde dosyaya eklenen yeni bilirkişi raporuna dayandırıldığı öğrenildi.
“RAPORU İNCELEME FIRSATI BULAMADIK"
Depremde anneannesini kaybeden ve aynı zamanda davanın müşteki avukatlarından biri olan Ahmet Said İlhan, sürece ilişkin yaptığı açıklamada sert ifadeler kullandı. İlhan, daha önce dosyada birden fazla bilirkişi raporu bulunduğunu ancak çelişkilerin giderilmesi amacıyla İstanbul’da oluşturulan yeni bir heyetten rapor beklendiğini hatırlattı.
Aylarca hazırlanmayan raporun, duruşma günü sabah saatlerinde dosyaya girdiğini belirten İlhan, “Bu raporun zamanlaması ve içeriği, kararın yönünü doğrudan etkiledi. İnceleme ve itiraz hakkımız dahi olmadan tahliye kararı verildi” dedi.
“ÇELİŞKİLERLE DOLU, TEKNİK VERİLER GÖZ ARDI EDİLMİŞ"
Hazırlanan raporun bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu savunan İlhan, raporda mevcut delil, beyan ve teknik verilerin göz ardı edildiğini ileri sürdü. İlhan’a göre raporun temel amacı, müteahhit Özcan Çakmak'ın sorumluluğunu ortadan kaldırmak oldu.
Açıklamasında dikkat çeken ifadeler kullanan İlhan, “Herkesin yapı sahibi olarak bildiği bir kişinin, raporda yalnızca statik proje müellifi gibi değerlendirilmesi kabul edilemez. Dosyadaki gerçekler yok sayılarak kusursuz gösterildi” diye konuştu.
“TAHLİYE KARARI DERİN YARA AÇTI"
Tahliye kararının sadece mağdur aileleri değil, kamuoyunu da derinden etkilediğini belirten İlhan, söz konusu raporu “sipariş” olarak nitelendirdi.
Kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu savunan İlhan, şu mesajı verdi:
“100’den fazla insanın hayatını kaybettiği bir olayda sorumluluğu bulunan kişilerin serbest bırakılması kabul edilemez. Bu dosyada adalet sağlanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”
SÜREÇ TAKİP EDİLECEK...
Aileler ve avukatlar, hem bilirkişi raporuna hem de tahliye kararına karşı hukuki girişimlerde bulunmaya hazırlanıyor. Davanın ilerleyen duruşmalarında yeni raporların ve itirazların sürecin seyrini değiştirmesi bekleniyor.
F5Haber olarak, bu ülkede “yıkılmaz” denilen binalar bir daha yıkılmasın, masumlar enkaz altında kalmasın diye sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz!