Kurtlar Vadisi'nin Ömer Baba'sı Emin Olcay adliyede!
Kurtlar Vadisi'nde Ömer Baba karakterini canlandıran Emin Olcay, Kozinoğlu soruşturması kapsamında bilgi sahibi sıfatıyla ifade vermek üzere Silivri Adliyesi'ne geldi.
Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin açılan ve Kurtlar Vadisi Pusu’ya kadar uzanan soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı.
Soruşturma kapsamında Kurtlar Vadisi Pusu'ya yönelik incelemeler devam ederken dizideki Ömer Baba karakterini canlandıran oyuncu Emin Olcay, bilgi sahibi sıfatıyla ifade vermek üzere Silivri Adliyesi'ne geldi.
İlerleyen yaşı nedeniyle baston kullanan Emin Olcay'ın yürüdüğü sırada yanındakilerden destek aldığı görüldü.
Oyuncu Emin Olcay adliye girişinde "Sayın savcıyla bir görüşelim. Bir şey söyleyecek durumda değilim. Sadece ifademi vereyim ondan sonra müsait olabilirsek görüşürüz. Hepinize çok teşekkür ederim" dedi.
SÖZLERİ GÜNDEM OLMUŞTU: "HAYATIN AKIŞINA AYKIRI"
"Kurtlar Vadisi" dizisinde "Polat Alemdar"ın babası "Ömer Baba" karakterini canlandıran Emin Olcay, daha önce dizinin yapım süreci ve yaşanan tartışmalar hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulunmuştu.
Dizinin ilk dönemlerinde set çevresinde ve yapım tarafında sıra dışı olaylara şahit olduğunu belirten Olcay, Osman Sınav'ın projeyi Raci Şaşmaz'a devretmesini "hayatın olağan akışına aykırı" sözleriyle değerlendirmişti.
Osman Sınav'ın ofisinde yaşadığını belirttiği bir anısını da anlatan Olcay, "Bir gece seslendirme için gittiğimde etraf cip doluydu. Osman, beyaz saçlı bir adamla aşağı indi. Kim olduğunu sorduğumda 'Abi bu mafyanın ombudsmanı. Herkesin arasını bulur' yanıtını verdi. Salacak'ta bir kahvehanede çekim yaparken de Osman'ın belinde silah görmüştüm. Mafya çatışmalarını anlattığı dönemde tedbir alıyordu" ifadelerini kullanmıştı.
"GERÇEKLER NEYSE ORTAYA ÇIKSIN"
Emin Olcay, geçmişte "Kurtlar Vadisi" hakkında yürütülen FETÖ soruşturmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunmuştu.
Olcay, söz konusu soruşturmayla ilgili, "Soruşturma açılmasını çok doğru buluyorum. Gerçekler neyse ortaya çıksın. Eğer yanlış şeyler yaptılarsa cezalarını çeksinler, yapmadılarsa aklanırlar. Umarım bundan sonraki yaşamlarında ak pak olurlar" ifadelerini kullanmıştı.
NE OLMUŞTU?
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmaya yönelik açıklama yapmıştı.
Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda 12 Kasım 2011'de rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk edildiğini anımsatan Gürlek, "Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış, 10 Nisan 2012'de kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir." ifadelerini kullanmıştı.

Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğini belirterek, şunları kaydetmişti:
"Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir."
Gözaltına alınan 10 zanlıdan 1'i tutuklanmış, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9'u serbest bırakılmıştı.
Soruşturma kapsamında yürütülen çalışmalarda, 1'i muhabir, 1'i kameraman ve 7'si sağlık çalışanı olmak üzere 9 şüpheli daha gözaltına alınmıştı.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlılar, adliyeye sevk edilmişti.
Savcılıkça ifadeleri alınan 1'i muhabir olmak üzere 3 şüpheli tutuklanmaları, kameramanın da aralarında bulunduğu 3 zanlı "yurt dışına çıkış yasağı" ve "imza atmak", diğer 3 şüpheli ise "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edilmişti.
Hakimlik, muhabirin de arasında olduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına, kameramanın da arasında bulunduğu 6 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin ve ölümüne üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla alınan karar kapsamında fethi kabir işlemi gerçekleştirilmişti.
KURTLAR VADİSİ SENARİSTLERİ İFADE VERDİ
Soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılığa ifade vermişti.

Başsavcılıkça Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin incelenmesine karar verilmişti.
TUTUKLU SAYISI 6'YA YÜKSELDİ
Soruşturma kapsamında, olay tarihinde görev yapan Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan ve Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli deniz yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve jandarma albay Hasan Atilla Uğur da gözaltına alınmıştı.
Silivri Adliyesi'ne sevk edilen Doğan ve İşgören'in tutuklanmasına karar veren hakimlik, şüpheliler Ataman ve Uğur hakkında ise ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetmişti.
Soruşturma kapsamında tutuklu sayısı 6'ya, hakkında adli kontrol tedbiri uygulanan şüpheli sayısı da 15'e yükselmişti.
Devam eden çalışmalarda, eski gazeteci Osman Arslan, ambulans şoförü Süleyman Kaba, dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ve dönemin vardiya amiri Kazım Beyke de gözaltına alınmıştı.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ambulans şoförü Kaba'nın, jandarmadaki ifadesinin ardından mevcut delil durumu da gözetilerek serbest bırakılmasına karar verilmişti.
Hakimlik, Arslan'ın "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "yasaklanan bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklama" suçlarından tutuklanmasına, Vatan ile Beyke hakkında ise "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.
Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) kapsamında yargılandığı "silahlı terör örgütüne üye olmak" ve "siyasi ve askeri casusluk" suçlarından verilen 23 yıl 4 ay hapis cezası 2024'te onanan Enver Altaylı'nın soruşturma kapsamındaki ifadesinin sağlık sorunları sebebiyle alınamadığı öğrenilmişti.