BIST 11.156
DOLAR 33,04
EURO 35,94
ALTIN 2.551,00
HABER /  GÜNCEL

Kürtçe dilekçeye hapis !

Yazmış olduğu Kürtçe dilekçe nedeniyle hapis cezasına çarptırıldı..

Abone ol

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına “Kürtçe” yazılmış dilekçe göndererek, “Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkındaki Kanun”a aykırı davrandığı gerekçesiyle yargılanan Mehdi Tanrıkulu, 5 ay hapis cezasına çarptırıldı.

İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesindeki davanın bugünkü duruşmasına, tutuksuz sanık Mehdi Tanrıkulu katıldı.

Tercüman aracılığıyla esas hakkındaki savunmasını yapan Mehdi Tanrıkulu, dava konusu dilekçede bir savcıdan şikayetçi olduğunu belirtti.

Tanrıkulu, bu durumun, Türkiye'deki adaletin siyasi baskı altında olduğunu gösterdiğini ileri sürerek, “Çok ilginçtir ki ben kendi dilimi konuşmak için şikayette bulundum ancak yargılandım. Bana yapılan haksızlığın giderilmesini istiyorum. Ben Türkiye için demokrasi ve hukuk istiyorum” dedi.

HÜKÜM

Kararını açıklayan hakim, sanığın Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı kanalıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına bir dilekçe gönderdiğini kaydetti.

Diyarbakır'daki bir savcının şikayet edildiği dilekçenin, sanığın savunmasında da belirtildiği gibi Kürtçe olarak yazıldığını belirten hakim, sanığın, verdiği bu dilekçenin resmi kurumlarca Kürtçe olarak kabul görmesi konusunda ısrarcı olduğunu ifade etti.

Hakim, bunun üzerine sanık hakkında “671 sayılı Şapka İktisası Hakkında Kanun ile 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun'un koyduğu yasaklara veya yükümlülüklere aykırı hareket edenlere 2 ile 6 ay arasında hapis cezası verilir” hükmünü içeren TCK'nın 222. maddesi uyarınca dava açıldığını hatırlatarak, Tanrıkulu'nun savunmasında, “ana diliyle kendisini ifade etmeyi ve bu alfabeyi resmi merciler nezdinde kabul görecek şekilde kullanma amacında olduğunu söylediğini” anımsattı.

TÜRKÇE BİLDİĞİ ANLAŞILDI

Duruşma salonu ve adliye koridorunda gelişen olaylardan sanığın Türkçe bildiğinin anlaşıldığını belirten hakim, ancak sanığın Türkçe olarak savunma yapmaktan kaçındığını söyledi. Bu nedenlerle sanığın suç kastı konusunda mahkemede herhangi bir tereddüt oluşmadığını kaydeden hakim, Tanrıkulu'nun “resmi dilin Türkçe olduğuna” dair Anayasa'nın 3. maddesinin hükmünü kabul etmediğini bildirdi.

“Sanığın suç işleme konusundaki ısrarlı ve pervasız tutumu ve böylece belirlenen kastın yoğunluğu, geçmiş mahkumiyet durumu da dikkate alınarak bireyselleştirilen cezanın, yasada öngörülen en üst sınırdan uygulanması sonucuna varılmıştır” diyen hakim, Tanrıkulu'nu 6 ay hapis cezasına çarptırdı.
Duruşma sonrası Tanrıkulu, kararı temyiz edeceğini bildirdi.