BIST 10.471
DOLAR 32,54
EURO 35,07
ALTIN 2.440,88
HABER /  MAGAZİN  /  KÜLTÜR VE SANAT

Kural ve Cemcir'in gözünden Düğün Dernek 2: Sünnet

Düğün Dernek 2: Sünnet filminin başrol oyuncuları Ahmet Kural ve Murat Cemcir, film hakkında değerlendirmelerde bulundu. Ünlü ikili film için “İlkinden çok daha komik, eğlenceli oldu" dedi.

Abone ol

Düğün Dernek 2: Sünnet filminin başrol oyuncuları Ahmet Kural ve Murat Cemcir, Milliyet'ten Senem Aydın'a röportaj verdi.

“İlkinden çok daha komik, eğlenceli oldu. Aklımızdaki her şeyi döktük. Kapalı devre komedyenleriz, sette geçiyor hayatımız” diyen Ahmet Kural ve Murat Cemcir röportajından bölümler:

"DAHA FAZLA HEYECANLIYIZ"

- ‘Düğün Dernek 2’ için büyük bir beklenti var...

Ahmet Kural: Evet, o yüzden birinci filmden daha fazla heyecanlıyız.

- Siz filmi nasıl buldunuz?

A.K.: Çok güzel olmuş. İlkinden daha komik oldu. İzle-yenler pişman olmayacak.

Murat Cemcir: Kargaya yavrusu şahin gibi gözükürmüş, bizimki bayağı kartal. Çok sevdik. İlk filmden çok daha eğlenceli oldu. Daha kalabalık bir kadro var, seyirci yoğun bir film izleyecek. Dağılan ekibin tekrar bir araya gelmesini ve sünnet düğünü yapma çabalarını izleyeceğiz. Aslında hayırlı bir iş için bir aradayız.

"KENDİMİZE HAYRIMIZ OLMUYOR"

- İlki de hayırlı bir iş içindi...

M.C.: Doğru. Biz hep hayırlı işler için bir araya geliyormuşuz, şu an fark ettim. Hakkikaten hep hayırlı hikayeler anlatıyoruz. ‘Çalgı Çengi’ de öyleydi mesela.

A.K.: Ama kendimize hayrımız olmuyor.

"SİNEMAYLA EVLİYİZ"

- Evlilik planınız var mı?

M.C.: Annem bir ara sürekli söylüyordu, hatta kısmet bakıyordu. “Artık bakma anne, benim kısmetim sinema” dedim. Hakikaten o kadar çok zamanımızı alıyor ki işler, bir yandan da o kadar keyif alıyoruz...

A.K.: Şu an sinemayla evliyiz hakikaten. Ama nasip kısmet, belli olmaz.

M.C.: Biz aslında hayat gailesine dalmadan önce hayallerimizi gerçekleştirmek istedik. Dolayısıyla şimdi artık olabilir. Bugüne kadar hep kapalıydık. Kapalı devre komedyenleriz. Sette geçiyor hayatımız.

"AHMET ENTERESAN ŞEYLER YAPTI"

- ‘Düğün Dernek’, en çok izlenen ikinci film oldu. Gişedeki rakamlara bakınca neler hissediyorsunuz?

A.K.: 7 milyon izleneceğini beklemiyorduk. Tabii büyük sorumluluk yüklendi. O yüzden de bu beklentiyi karşılamak için elimizden geleni yaptık.

M.C.: Aklımızdaki her şeyi döktüğümüz bir film oldu. Selçuk (Aydemir) daha büyük bir dünya kurdu, daha komik bir senaryo yazdı. Ahmet de daha enteresan şeyler yaptı. Motosiklet üzerinde yaptığı şeyleri Tom Cruise’a yaptıramayacaklarını düşünüyorum. Menajeri “Ya bu adam sakatlanırsa” diyebilir.

"REKOR KIRALIMDAN ÖTE SEYİRCİ MUTLU OLSUN"

- İkincisi için beklentiniz nedir?

A.K.: Ben 5 milyon 300 bin bekliyorum. İlkinin ne olacağını bilmiyorduk o yüzden ikincisi için bir şey diyemiyorum. Ama tabii gönül ister ki katlaya katlaya gitsin.

M.C.: Kendi rekorumuzu kıralım ya da birinin rekorunu kıralımdan öte seyirci mutlu olsun, “20 yıl sonra da izlenecek güzel bir film” desinler bizim için yeter.

"9 TRİLYON KAZANMADIK"

- İlk film için gişe hasılatından yüzde 15 pay istediğiniz yazılmıştı. Doğru mu?

M.C.: Bizde para üçe bölünüyor, o yüzden yüzde 15 az.

A.K.: Tabii ki yüzde 15 değil daha fazla. Ama 9 trilyon kazanmadık ilk filmde, onu da söyleyelim.

"BİR OTELE GİDİP YAZDIKLARIMIZ OKUYORDUK"

- Selçuk Aydemir’le yazım aşamasında bir araya geldiniz mi? Senaryoya katkınız oldu mu?

A.K.: Zaten hikayesi belli ama ortak yaşadığımız ya da ona anlattığımız komik bir olayı da ekleyebiliyor.

M.C.: Mesela ben ‘Kardeş Payı’nı çekerken karavanda kendi kendime konuşuyormuşum. Selçuk, bunu yazıp senaryoya koymuş. Konuştuğumuz, dost meclisindeki şeyleri yazabiliyor. Bittikten sonra üçümüz bir otele gidip okuyoruz.

A.K.: Selçuk’un ofisi yoktu, biz de aileyle yaşadığımız için otele gidip okuyorduk...

"SİNEMA BİZE BUNU ÖĞRETTİ"

- Hayal ettiğiniz her şeye ulaştınız mı?

A.K.: Herkes star olmak, ünlü olmak ister, biz de istemişizdir ama hakikaten oraya geldiğinde işler başka oluyor. Yaptığımız işi vatani görev gibi görüyoruz. İnsan ayırmadan kayırmadan herkesin gülmesini istiyoruz.

M.C.: Seyirci “Tek başıma izleyeyim” demiyor, kalabalıkla izlediğinde daha mutlu oluyor. Bu müthiş bir şey. Kahkaha öyle bir şeydir, beraber olduğunda vücuda daha çok nüfuz eder. Sinema bize bunu öğretti. Annemin çok gülmesi beni mutlu ediyor, babamın “Gurur duyuyorum seninle” demesi de.

"BUNUN BOZULMASINI İSTEMİYORUZ"

- Günümüzün Zeki - Metin’i olarak anılmak ne hissettiriyor?

M.C.: O kadar güzel bir şey yakıştırdı ki seyirci, bunun bozulmasını istemiyoruz.

A.K.: Milyarlar döksen, dünyaları harcasan öyle bir şey yakalayamazsın. Rahmetli Zeki Alasya da bizi sevmiş beğenmiş. Metin Hoca da öyle, mütemadiyen Murat’la görüşür zaten.

"DİZİ YAPACAĞIZ AMA ÖNCE BAŞKA PLANLARIMIZ VAR"

- Yeni dizi projesi var mı?

A.K.: Dizi yapacağız ama uzun süre sonra, şu an başka planlarımız var.

M.C.: Altı yıldır beraber çalışıyoruz ve dört dizi, üç film yaptık. Biraz soluklanalım... Bir de bütün işlerimizi Selçuk yazdı, ona da biraz zaman verelim, en güzelini yazsın. Bizden hiç beklemedikleri bir şeyle seyircinin karşısına çıkalım istiyoruz.

"SEVGİLİ GİBİ OLDUK"

- Proje olmadığı zamanlarda birlikte nasıl vakit geçiriyorsunuz?

A.K.: Bu aralar onu rahat bıraktım, tek başına geziyor.

M.C.: Zaman zaman gerçekten her gün görüştüğümüz oluyor. Karı - koca, sevgili gibi olduk. Bazı arkadaşlarımız kavgalarımıza şahit oluyor, bir süre sonra bu durumu kaldıramıyorlar. Çok yoğun yaşıyoruz.