BIST 4.827
DOLAR 18,63
EURO 19,59
ALTIN 1.070,52
HABER /  GÜNCEL

Erdoğan'ın girdiği yol çözüm sürecini bitirir!

Radikal yazarı Cüneyt Özdemir, Erdoğan'ın tek adam olma yoluna girdiğini kaydettiği yazısında "çözüm süreci için tehlike çanları çalıyor" dedi.

Abone ol

İNTERNETHABER.COM
Yerel seçimler sonrası özerklik talebinin öne çıkartan Kürt siyasetinin aldığı pozisyonu ve hükümetin son dönem politikalarını köşesinde analiz eden Radikal si yazarı Cüneyt Özdemir, "çözüm süreci için tehlike çanları çalıyor" dedi.

Kürtlerin özerklik istediğini ve Suriye'nin Kürt bölgesi Rojava'da bunu uygulamaya bile aşladıklarını vurgulayan Özdemir AK Parti'nin ise giderek daha Ankaralılaşan bir yola girdiğini yazdı. Özerklik talebi ile Erdoğan'ın "tek adam olma hedefinin" taban tabana zıt olduğunu kaydeden Özdemir "Peki nasıl olacak bu iş? Bu iki uç nasıl anlaşacak? Böylesine büyük çelişkilerden nasıl bir uzlaşma doğacak?" diye sordu.

İşte Özdemir'in yazısındaki ilgili bölüm:

KÜRTLERİN NE İSTEDİĞİNİ ARTIK ÖĞRENİYORUZ

Bir süredir barış süreci kapalı kapılar ardında yürürken ne olup bittiğini bir türlü ‘tam olarak’ öğrenemiyorduk. Bir yanda BDP-İmralı –Kandil üçgenindeki mektup ve sınırlı sayıda demeç trafiğinden ipuçları geliyordu ama "Kürtler ne istiyor" sorusuna cevabımız net değildi. Yerel seçimler sonrasında ilk olarak Gültan Kışanak’ın işaret fişeğini patlattığı, son İmralı ziyaretinde Abdullah Öcalan’ın yanına silahların gölgesini koyarak andığı ve nihayet dün Radikal’de yayımlanan Demir Çelik’in röportajı ile açık açık tartışılmaya başlanan 'demokratik özerklik' isteği önümüzdeki siyasi süreçte bolca karşımıza çıkacağa benziyor.

Kimin ne dedeğini polemikler üzerinden değil de böylesine tane tane net bir şekilde duymaya, bilgi sahibi olmaya sonra da fikir üretmeye başlayabiliriz. 

BURADA KONUŞULANLAR ROVAJA'DA UYGULANIYOR

Bu arada Hasan Cemal’in son günlerde sınırın öte tarafından yazdığı Rojava günlüklerini de bu sürece paralel okumakta fayda var. Zira sınırın bu tarafında ‘teorik’ olarak yeni yeni dile getirilen pek çok konunun ‘pratikte’ biraz da zorunlu olarak sınırın ötesinde
uygulamaya geçtiğini görüyoruz.

Cizre’de belediyede tartışılan, Cizre kantonunda yankılanıyor.

KÜRTLERİN TALEPLERİ İLE AK PARTİ'NİN GİRDİĞİ YOL TABAN TABANA ZIT

Demir Çelik’in röportajını okurken itiraf edeyim barış sürecinin akıbetine dair beni bir korku sardı. Bugüne kadar koşulsuz olarak desteklediğim ve adına Büyük Kürt Barışı dediğim bu sürecin Kürt tarafı Demir Çelik’in anlattıklarını gerçekten hedefine koyduysa çok yakın bir zaman içinde sekteye uğrayabilir. Zira Demir Çelik’in alt alta sıraladığı ve olmazsa olmaz diye nitelediği pek çok adım halihazırda AK Parti’nin Ankaralılaşmış ve daha fazlasını isteyen politikaları ile taban tabana zıt gözüküyor. 

KÜRTLER ÖZERKLİK DİYOR ERDOĞAN HER ŞEYİ KENDİNE BAĞLIYOR

Demir Çelik’in 'Demokratik Özerklik' hakkında anlattıkları bizleri ademimerkeziyetçilikten ne kadar uzaklaşmaya zorluyorsa, Ak Parti'nin son icraatları da o kadar merkeze hatta tüm demokrasiyi tek adam olarak Erdoğan’a bağlayacak şekilde merkezin de merkezine doğru kendisini yapılandırıyor. 

ERDOĞAN TEK ADAMLIĞA OYNARKEN NASIL ÇÖZÜM GELECEK?

Türkiye gerçekten bir çelişkiler ülkesi.

Bir yanda Erdoğan son yılların kangrene dönüşmüş Kürt meselesini çözmek için adımlar atarken aynı Erdoğan şu andaki sistemin demokrasi ayarlarının DNA’larını çökertebilecek bir tek adamlığa oynayabiliyor.

Peki nasıl olacak bu iş?

Bu iki uç nasıl anlaşacak?

Böylesine büyük çelişkilerden nasıl bir uzlaşma doğacak?

ÖCALAN VE ERDOĞAN'IN İRADESİ

Bugüne kadar 'barış süreci'nin arkasında iki ismin kararlılığını net olarak gördük. Abdullah Öcalan sürece inanmadıklarını her fırsatta yenileyen dağ kadrolarına rağmen süreci kendi iradesi ile sürüklüyor. Karşısında ise Başbakan Erdoğan sürece çomak sokmaya yönelik her türlü bel altı vuruşa rağmen sürecin arkasında duruyor. (Belaltı vuruş derken özellikle yerel seçim öncesinde yolsuzluk kayıtlarının arasına sıkıştırılan Öcalan’ı itibarsızlaştırmaya, barış sürecini bozmaya yönelik sızdırılan ses kayıtlarını kastediyorum.) 

MHP'NİN ARTAN OYLARI SÜRECİ TEHDİT EDİYOR

Süreç ile ilgili beni endişelendiren bir diğer konu da önümüzdeki genel seçimler ve MHP’nin artan oy oranı. Bugünden itibaren MHP’nin bu yeni tartışmaların üzerine abanacağını söylemek sanırım hiç kimse için sürpriz olmayacaktır. En büyük korkusu MHP’ye oy kaptırmak olan Ak Parti için hayli zor bir tercih ile karşı karşıyayız.