BIST 1.198
DOLAR 7,95
EURO 9,39
ALTIN 487,25
YAZARLAR

CHP'de ipler kimin elinde?

CHP’nin klasik ‘liste savaşlarının yaşandığı, çok sayıda delegenin Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun listesini delmesi  Kemal Bey için "The End"  gibidir.

Osman DİYADİNo.diyadin@hotmail.com

CHP çok ilginç bir parti yönetimi halini aldı!..

Son kurultay bunun belgesi oldu!..

Parti yönetiminde son örnekleri kalan  sözde değil özde  Atatürk'ün CHP'si ruhu yani Kuvay-i Milli ruhu taşıyanlarda uçuruldu!..

Bir düşünün  Akif Hamzaçebi'nin, Gürsel Tekin'in, Tuncay Özkan ,Haluk Pekşen  gibi isimler yönetim dışına atılmış  Mustafa Kemal'in resmini kaldıran  partiden ihraç edilen sonra partiye döndürülen Aylin Nazlıkaya parti yönetimine girerek ödüllendirilmiş!..

Bu örnek bile bu yazı için  yeterli aslında!..

Bakın...

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na 2014 yılında katıldığı Habertürk programında şu soru sorulmuştu;

“Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Fırkası ile bugünkü CHP aynı mıdır?
Ne cevap vermişti;

“Hayır. Atatürk’ün CHP’si ile aramızda dünya kadar fark var. Sosyal demokrasi yoktu, şimdi sosyal demokrasi var. 
Biz sosyal demokrat bir partiyiz. Sosyalist enternasyonal üyesiyiz baktığınız zaman. O dönemin Cumhuriyet Halk Fırkası Cumhuriyet’i kuran Kuva-yı Milliyeci bir partidir.”
 
Bu cevap bugünlerin CHP’si için aslında bir mesajdı…

Nitekim öyle gelişti!

CHP’de Kemal Bey’in dediği gerçek oldu!

Kuva-yı Milliye ruhu taşıyan CHP, yerini adeta iktidar olabilmek için ruhunu emperyalist güçlere teslim eden bir parti haline dönüştürülüyor..
 
CHP’nin hakiki  milli duruşu  terk ediliyor..

Ve o duruşu yaşatan evlatları yavaş yavaş yeniyor!.

Sürpriz mi?

Asla.. 

Son  kurultay CHP'de yönetimin kimleri eline geçtiğini gösterdi aslında.
 
"Bu CHP Atatürk' ün CHP'si değildir " diyen  Kemal Bey’in ayağının altından  kendi CHP' side yavaş yavaş kaymaktadır.

Kemal Bey ektiğini biçmektedir!

Peki bugünkü CHP' de ipler kimin elinde?

Bir taraftan Ekrem İmamoğlu ve Canan Kaftancıoğlu , diğer taraftan yıllardır Genel Başkanlık hayali kurduğu  bilinen Oğuz Kaan Salıcı ve Erdoğan Toprak ikilisi tarafından  ipotek altına alınan CHP olduğu  artık yüksek sesle konuşuluyor...

                                              *
 
Peki neler oluyor?

Ekrem İmamoğlu, Canan Kaftancıoğlu’nun desteği ile bugün Cumhurbaşkanı adaylığı rolüne soyunmuş durumda…
 
Ama Canan Hanımsız asla olmaz…
 
Çünkü  Ekrem Bey’in İstanbul il kongresinde kurultay delegeleri listesinde 190 isim arasından sondan 9’uncu olarak seçilmesi, Canan Hanımsız yürüme şansının olmadığını göstermiştir…
 
Yani..

İmamoğlu’nun tek başına teşkilatlarda etkin olma, yani vize alma şansı yok…

Tabiki adaylık için kararı parti meclisi vereceği içinde Oğuz Kaan Salıcı ve Erdoğan Toprak gibi yönetimsel gücü elinde bulunduranlara da mahkum!..

Yani "Kazan kazanı" oynayacakları görülüyor!..

Canan Hanım’ın da Ekrem İmamoğlu’ndan başka  bir isim üzerinde Cumhurbaşkanı adaylığı hesabı yapma şansı yok!
 
Yani İmamoğlu Cumhurbaşkanı adaylığının, Oğuz Kaan Salıcı  ise Genel Başkanlığın peşinde!

Arkalarında Canan Hanım ve Erdoğan Toprak…

                                                    *
 
Parti örgütünden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı’nın örgütü istediği gibi yönettiğini anlamak içinde son kurultayda parti yönetiminin dışında kalan isimlere iyice bakmak gerekir…
 
Peki kim Oğuz Kaan Salıcı?

Bir örnek ile anlatalım…
 
İzmir Kültür Park İsmet İnönü Kültür Merkezi'ndeki bir toplantıda yaptığı eleştirilere karşı bir partilinin "Kaan Bey daha düne kadar 'CHP kapatılmalı, vakıf halini almalıdır. CHP, sosyal demokrat bir parti değildir. Sosyal demokrasinin önündeki en büyük engeldir, bu yüzden kapatılmalıdır' diyen sen değilmiydin? Bunları söyleyen birinin, 'örgüt değişmeli' sözleri yanlıştır" ifadelerine maruz kalan bir isim…
 
İşte CHP’de hakim olmaya çalışan ismin partiye bakış açısı bu!

Öte yandan...

CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke'nin  dün sosyal medya hesabından paylaştığı  “Halk egemenliği ve büyük Atatürk devrimleri ışığında Cumhuriyet’i mutlaka yeniden kuracağız!” sözü ise ayrı bir skandal!
 
YCHP  "Yeni Cumhuriyet kuracakmış!.."
 
Hadi bakalım…
 
Artık Atatürk’ ün CHP’si olmadığını inkar etmeyen YCHP, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet yerine  Genel Sekreterinin tarifi ile yeni Cumhuriyet kurma peşinde mi?

                                                     *

Peki CHP’ de neler olup bitiyor..
 
CHP’de henüz safları netleşmeyen 4 cephe var…

a) Kemal Kılıçdaroğlu…

b) Ekrem İmamoğlu- Canan Kaftancıoğlu…

c) Erdoğan Toprak-Oğuz Kaan Salıcı 

d) Tek başına parti yönetimine savaş açan Muharrem İnce
 
Sonuç itibarıyla Erdoğan Toprak, Oğuz Kaan Salıcı, Ekrem İmamoğlu ve Canan Kaftancıoğlu’nu aynı kulvarda değerlendirmek gerekir ki, birlikte hareket ettikleri kapalı kapılar ardında seslendiriliyor…
 
Kemal Bey ne olacak?

Ünvan bulundu,

"Onursal Genel Başkan!"
 
Peki Muharrem İnce…
 
Diyorlar ki “Muharrem Bey ne yapmak istiyor, partiyi bölecek.”
 
O bu tabloyu gördüğü için gemileri yaktı!
 
Çünkü CHP’de artık hiçbir geleceği olmadığını gördü!
 
Ya siyasi yaşamına nokta koyacak ya da yeni parti kurarak şansını deneyecek. Çünkü başka yolu yok. Oğuz Kaan Salıcılar, Erdoğan Topraklar, Ekrem İmamoğulları, Canan Kaftancıoğulları ona geçit vermez…

O nedenle kendi göbeğini kendinin kesmeye çalışması, çok doğaldır…

Kesecektir de…

                                                 *
 
Kemal Bey  ne kadar genel merkezde güçlü olursa olsun, kurultayda kendi ekibinden son derece önemli isimlerin dışarıda kalmasını çaresizlikle izledi..

Yani partide Kemal Bey için hiç bir şey eskisi gibi değil!..
 
Tuncay Özkan nasıl kaybetti!.. 

Çünkü arkasındaki CHP medyası ve İzmir il başkanının desteğine rağmen kaybetmesinin nedeni ne?

Oğuz Kaan Salıcı'mı  böyle istedi!.

Hayır demek mümkün mü?
 
Ya Ekrem İmamoğlu ve Canan Kaftancıoğlu

İstemez olur mu?

Çünkü taşlar örülürken Tuncay Özkan o taşlar arasında olmamalı!..
 
Peki İBB Genel Sekreteri Can Akın Çağlar olayındaki tutumu nedeni ile Aykut Erdoğdu’nun isminin çizilmesinin nedeni Ekrem Bey ve Canan Hanım olabilir mi?

Hayır demek mümkün mü?

Tabi ki  örgütü yöneten Oğuz Bey destekli…

Ve tabiki Erdoğan Toprak bey!..
 
Sayalım mı?

Peki MYK üyeleri Ünal Çeviköz ve Yıldırım Kaya’nın kaybetmesinin, Haluk Peşken’in PM’den düşmesinin sırrı ne?

Aynı isimler!..
 
Canan Kaftancıoğlu ve Oğuz Kaan Salıcı, İstanbul’da delegeye ayrı bir anahtar liste neden dayatmasının sırrı bu mu?

Kemal Bey’in bilgisi dahilinde mi?

Hayır…
 
Peki Akif Hamzaçebi gibi Kemal Beyin hiç vazgeçemediği isim olarak hep yanında olmuş,  parti içerisinde son derece önemli bir yeri olan, sevilen sayılan bir isim nasıl dışarıda kaldı?

Salıcı kontrolünde olduğu bilinen ve Battal İlgezdi (Ataşehir) ve Şerdil Dara Odabaşı’nın (Kadıköy) başını çektiği bir grup belediye başkanının, Akif Hamzaçebi’yi sildirmek için gösterdiği iddia edilen yoğun çabanın arkasında kim vardı? 

Gürsel Tekin gibi bir isim nasıl dışarıda kaldı?

Kim operasyon yaptı?
 
Bütün bunların Oğuz Kaan Salıcı'ya, Canan Kaftancıoğlu'na  rağmen  olması mümkün mü?

Tabiki Erdoğan Toprak Beyede... 

CHP’nin klasik ‘liste savaşlarının yaşandığı, çok sayıda delegenin Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun listesini delmesi  Kemal Bey için "The End"  gibidir.

Peki kimler listeyi deldi?

Gürsel Erol, Gaye Usluer, Gökhan Günaydın, Eren Erdem, Müslüm Sarı, Aylin Nazlıaka, Erbil Aydınlık ve Ahmet Hakan Uyanık…

Bu isimler kimlerin arkasında kim var?

2023 planını yapanlar!..

                                                     *
 
Diyeceğim şu ki;

Bazen kazananlar kaybederler!...

Hele hele  tek kale maç oynamaya kalkarsanız golü kendi kalenize atarsınız!

Yani CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu dönemi  kendisi açısından icraat olarak kapanmıştır.

İpler artık kendi elinde değildir...

Ekrem beyinde, Canan hanımında, Erdoğan ve Oğuz Beyinde bu kurultayda  Kemal Beyin Genel Başkan olması işlerine gelmiştir!..

Çünkü istenilene "Evet" dememesi mümkün değildir...

Kemal Bey için 2023 vedadır!

Bunu yaşayıp göreceğiz ki işaret fişeği işte bu kurultayda atılmıştır…
Bugün İmamoğlu Cumhurbaşkanlığı, Oğuz Kaan Salıcı ise Genel Başkanlık hayali kurmaktadır…

O nedenle  Erdoğan Toprak, OğuzKaan Salıcı-Ekrem İmamoğlu-Canan Kaftancıoğlu ittifakı çok mümkün değil, gerçektir…

Oyunu kuranlar bellidir!..
 
Bu son kurultay  kendilerine biat etmeyecek, partinin çizgisini bozdurmamak için direnecek, önlerinde tehlike olacak isimlerini şimdiden  devre dışı bıraktılar…

                                                      *
 
Gelelim en önemli soruya...

Abdullah Gül’ü aday gösterirler mi?

Ekrem İmamoğlu'nun  İstanbulu yönetmeyi   hele bir erken seçimde yerel seçimlere iki yıl varken meclis çoğunluğu AK Partide olduğu için AK Partili bir isme bırakması mümkün değil...

Abdullah Gül'e destek verir mi?

İştahla!..

Çünkü Gül'ün   yerel seçimlerde aday olması için kendisini desteklediği  biliniyor...

Peki Meral hanım ne der?

Oda Kemal Bey gibi ağzındaki baklayı Abdullah Beye hiç bir zaman karşı olmadığını belirterek kaçırdı!..

Hazır yani!..

Oda parlamenter sisteme dönüş hayali ile Başbakanlık bekler!..

Belli ki oyun dışarıda kuruluyor..

İngiliz-Amerikan ikilisi oyun kurucu!..

Biliyorsunuz Abdullah Bey, Ali Babacan bey, Ahmet Davutoğlu bey İngiliz-Amerikan ruhunun elçileri!

O nedenle CHP’ de “Kuva-yı Milliye ruhu” sizlere ömürdür…

Çağrılan ruh BİDEN  anlayışı ruhudur!..

Bütün hesaplar  Recep Tayyip Erdoğan'ı devirmek!..

Peki Tayyip Erdoğan'ın arkasında kim var!..

Allah var gam yok!..