YAZARLAR

Barış Manço'yu bilir mi Can efendiler!..

Bu ülkede aydın olma sorumluluğu adına bir büyük dersi hatırladım. Bakın birileri Türkiye' yi şikayet edip yürürken o dün ne yapıyordu..

Osman DİYADİNo.diyadin@hotmail.com

Bu ülkede millete örnek olması gereken bazı  sözdesanatçılara bazı sözde aydınlara bakıyorum…

Türkiye'nin mutsuzluğundan,Türkiye'nin dış dünyada haksız yerehakaretlere uğramasından sözde demokrasi adına mutlulukduyuyorlar!..

Ülkelerini  şikayet etmek onlara haz veriyor!..

Birçoğu kendini öyle yerlerde konuşlandırıyor ki neredebir devlet karşıtlığı, nerede bir ihanet odağı varsaoradalar..

Yabancı hayranıdırlar…

Devletin yanında yer almaları zül gelir kendilerine…

Devlet karşıtı eylemlerde görürsünüz onları…

Yürümeyi gelenek haline getirmişlerdir..

Hep devletten şikayetçi, hep devletin aleyhinedirler!

Bakarsınız 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında demokrasinöbetlerinde görünmeyenler, sözde adalet  yürüyüşlerinde yaboy gösterirler ya da destek açıklaması yaparlar…

Türkiye’yi, yönetenler üzerinden ideolojileri uğruna dünyayaşikayet edenlere de zaman zaman rastlarız!

Aralarında öyleleri vardır ki sözde Ermeni Soykırımı’nıkabul ederler, sözde Kürt sorunu üzerinden özerklik verilmesinetaraftardırlar..

Bu ülkenin değerlerini ayrıştırmak işleridir…

Aralarında milli duruş gösterip açıklama yapanlar varsa onlar dalinç edilir…

Aman kimse hükümeti ve Cumhurbaşkanı Recep TayyipErdoğan’ı övmesin…

Bindirme kıtaları ortaya çıkar…

Linç edilirler...

Yani sizin anlayacağınız sanatçı, aydın olma sorumluluğu benimülkemde mumla aranır…

Sanki sanatçı, aydın olmak devlet karşıtlığıdır…

Ne yazık ki böyle…

Bunları yazarken ah Barış Manço ah dememek mümkün olmadıişte..

Allah gani gani rahmet eylesin…

Yok onların eşi benzeri yok!..

Onun için de milletin gözünde  unutulmuyorlar işte..

Hem çok iyi bir sanatçıydı hem çok iyi bir aydın hem de çok iyibir vatansever…

Devletin nerede olursa olsun elçisi gibiydi..

Bu ülkenin tarihine Osmanlı, Cumhuriyet ayırımı yapmadanöylesine saygılı bir aydın sanatçıydı ki, bütün dünya önünde desesini gür şekilde çıkarmasını bilirdi…

Sanatçının milleti ayrıştıran değil bütünleştiren, milletindeğerlerine son derece saygılı olunması gerektiğini anlatan, yurtdışında da devlet adına bir elçi davranmanın dersini verenadamdı..

Bakın merhum Barış Manço uzun yıllar önce Fransa’da birtelevizyon kanalının canlı yayınına konuktur.

Küstah bir spiker vardır ve Barış Manço ile dalgageçmektedir.

Sürekli, “İşte Türk, yani barbar, vahşi vs.”demektedir.

Barış Manço daha fazla dayanamaz ve spikere; “Yanınızdakâğıt para var mı?” diye sorar.

Bu soruya spiker şaşırır ve “Evet var ama neolacak?” der.

Barış Manço ısrar edince spiker cebindeki kâğıt paralarıçıkartır.

Bu olaydan az önce Barış Manço canlı yayında“Anahtar” adlı şarkısını söylemiştir.

Bu şarkının bir bölümü şöyledir: “Beş Akif- bir SaatKulesi, iki Kule-bir Fatih, beş Fatih-bir Mevlana, iki Mevlana-birSinan” (Barış Manço / Anahtar şarkısı / Darısı BaşınızaAlbümü / 1992).

Bu şarkı bir matematik sorusudur ve şarkıda adı geçen kişiler odönemdeki Türk parası banknotların arkasında fotoğrafı olankişilerdir.

Barış Manço spikere sorar:

 “Bu paranızda fotoğrafı olan kişikim?”

Spiker: “General.”

Barış Manço diğer paralardaki fotoğrafları olan kişileri desorar.

Spikerin verdiği cevaplar hep aynıdır:

 “General, amiral, komutan...”

Spikerin bu “falanca general, falanca amiral, falancakomutan” cevabından sonra, bu sefer de Barış Mançocebinden Türk paralarını çıkarır...

Der ki:

Bu parada fotoğrafı olan kişi Mehmet Akif Ersoy’dur.Şairdir...

Bu fotoğraftaki kişi Mevlana’dır. Düşünürdür...

Bu parada fotoğrafı olan kişi Fatih Sultan Mehmet’tir.

Adaletin sembolüdür...

Bu paradaki kişi ise Atatürk’tür.

“Yurtta barış, dünyada barış” diyenkişidir.

Bizim paralarımız bunlar. Biz Türkler ince ruhlu, kibar, medeniinsanlar olduğumuz için paralarımızın arkasına şairlerimizin,düşünürlerimizin, bilim adamlarımızın fotoğraflarını bastık...

Siz Fransızlar kendiniz barbar, vahşi olduğunuz içinparalarınızın arkasına hep savaş adamlarının fotoğraflarınıbasmışsınız!

Barış Manço’nun bu müthiş cevabından sonra televizyonyöneticileri canlı yayını keserler ve spikeri yayından alırlar.

Başka bir spiker yerine gelir ve canlı yayın yeniden başlar.

Yeni spiker, Barış Manço’dan ve Türklerden özür diler.

Sevgili okurlar bir Türk sanatçısının  nasıl  olmasıgerektiğini gördük..

Şimdi bir  Barış Manço'yu düşünün  birde  kaçakve her gün Türkiye aleyhinde yurt dışında kampanya yapan 'Hans'  Can Dündar'ı ve onun zihniyetindeki sözdeaydın,yazar,sanatçı elitini!..

Bugün Can Dündar' lar  şimdiden tarihin çöplüğündekendilerine yer bulurken Barış Manço 'lar tarihin altın sayfalarıarasına adlarını altın harflerle yazdırarak unutulmaz  bir şekilde kalplerde saygı, minnet ve rahmet duyguları ileyer alıyor...

O nedenle;

Önemli olanın aydın veya sanatçı olmak değil, milletinsanatçısı,milletin aydını olabilmek ve   adına  boşyollara değil  milleti bütünleştirecek şekilde kalplere yürüyebilmektir...

Birileri  dün olduğu gibi bugünde Türkiye karşıtı ihanetodakları ile işbirliği yaparken Barış Manço'lar  işte böyleevlatları kollarında devletlerine,milletlerine ve ecdatlarınaminnet  ve saygı  duygusunu aşılamak ve öğretmek için yürüyordu..

Allah gani,gani rahmet eylesin...

Milletin gönlünde yer bulan Barış Manço'lar bütün duyguları ilebu büyük milletin kendisi olarak bugün Kanlıca mezarlığında hayırla yad edilerek duarlarla yatıyor..

Peki Can Dündarlar yarın nerede yatacak?

Alter Friedhof  mezarlığında mı?

Yorumlar7 yorum