YAZARLAR

Abdullah Gül çok net ve siyasilere bazı hatırlatmalar

Onlara cehenneme giden yolu öğretmek istiyorum, böylece ondan uzak durabilirler diyen Makyaveli’yi bilmeden, okumadan siyaset yapılmaz.

İsmail GÜZELiguzel@nestech.net

Davranışının gerekçesini ve nasıl sonuçlanacağını bilmeden, düşünüp taşınmadan siyaset yapmak, ya da yine takım tutar gibi kendisine ve ülkesine bile bir faydası olmayan politik bir partiye ne olursa olsun bağlanmak, en vahim durumlardan sadece biri.

Politika kıvrak zeka isteyen, akıl isteyen, cesaret ve irade isteyen bir iştir. Nitelikli siyaset vardır. Niteliksiz, aşağılık siyaset vardır.

Ülke kanun yapıcılarımız kaliteli, derinliği olan, akılcı ve ince siyaset yapmazlarsa, ülke’nin problemleri çığ gibi büyür hem kendilerini hem de milltetini boğabilir.

Siyasette vefa aramak derya derinliklerinde inci aramak gibidir. Bulmak çok zordur.

Bizim politik iklimimizde siyaset çok karmaşık ve çok acımasızdır...

İstihbarat ve siyaset iç içe olan iki kavramdır. Sağlıklı siyasette doğru bilgilere ulaşmanın yolu sağlıklı istihbarattır. İstihbaratsız siyaset olmaz.

"Onlara cehenneme giden yolu öğretmek istiyorum, böylece ondan uzak durabilirler” diyen Makyaveli’yi bilmeden, okumadan siyaset yapılmaz.

Arapça adıyla “Kelile ve Dimne” adında çok önemli bir eser var. Doğrunun ve dürüstlüğün simgesi “Kelile” ve yanlışın ve yalanın simgesi "Dimne” adında iki çakaldan bahseder. Büyükler için yazılmış hayvan hikayeleri. Politikacılarımızın bu tür kitapları okumaları önemli. Ya da klasikler arasına girmiş George Orwell’ın siyasi hiciv tarzındaki kısa öyküsü Hayvan Çiftliği. Bunlar çocuk masalları değil, büyükler için yazılmış hikayelerdir..

Aç gözlü davranarak, kazancına, avantasına, rantına kapılıp, makam ve pozisyon uğruna bürokrat, milletvekili vb. olan kişilerden millete fayda gelmez, aksine kendisinin bile anlayamayacağı türden kötü sonuçlar doğmasına sebebiyet verir.

Siyaset ateşten gömlektir. Gerçek manada siyaset, ülke çıkarları neyi gerektiriyorsa sonuna kadar gereğini yapmaktır. Dirayet isteyen, irade isteyen zor bir meslektir. Ülkeye hizmet, millete hizmet siyasetçinin asli görevidir. Siyasette ülke çıkarları bireysel çıkarların önündedir.

İçeride ve dışarıda haksızlığa karşı mücalede etmektir siyaset. Bu ülkenin ilerlemesi adına kolunu değil vücudunu taşın altına sokmaktır siyaset.

Ülke’de, iç ve dış tehditlere karşı milli savunma sanayini geliştirmektir. Şehirler arası lojistiği taşıyacak yolları, deniz taşımacılığını, köprüleri, tünelleri yapmaktır. İş-aş olanaklarını sağlamaktır. İnsan hak ve özgürlükleri sadece bir gruba ya da bir güce taraf değil, eşit şekilde topluma dağıtabilme beceresidir siyaset yapmak. Siyaset sadece gönülleri kazanmak değil, kırgın gönülleri de tamir etmektir. Siyaseti dürüst yaparsanız ülke de kazanır, millet de kazanır, tam aksi durumda her ikisi de kaybeder.

Ülke ulusal güvenliğini ve sınırların korunmasını sağlamaktır siyaset.

Siyaset yapmak, ülkenize musallat olan terör örgütlerinin uzantıları ile haraket etmemek, onlarla aynı çizgide olmamak, aksine onlarla mücadele etmektir.

****

Abdullah Gül’ün açıklamalarına şaşırıp hayretle karşılayanları hayretle karşılıyorum...

Abdullah Gül, siyasetin derinliğini ve dengelerini bilen ender politikacılardan. Ne de olsa onlarca senelik siyaset tecrübesine sahip. Aynı zamanda çok değişik karakter yapısına sahip biri. Söylediği ve ya kurduğu cümleleri yuvarlar, ucu açık cümleler kurar, bazen de muallaktı, diye yorumlar yapılırdı. 

Asla öyle değildi. Abdullah Bey, uzun zamandan beri duygularını saklama gereği duymamaktadır.

Abdullah Gül, geçtiğimiz haftalarda YSK’nın seçim yenileme kararını twitter hesabından yaptığı bir açıklama ile eleştirdi. Halen bu tür açıklamalarına şaşıranlar var mı?

Hatırlayalım.

24 Haziran Seçimleri öncesinde kameraların karşısına geçip “Eğer uygun zemin oluşsaydı, yani CHP’nin başını çektiği, Saadet, HDP ve İYİ Parti’nin ortak adayı olarak Erdoğan’ın karşısına çıkacağım” demişti.

Yıllar sonra ülkemizin belkide ilk kez gördüğü yüzde 4’lük faiz oranlarının gezi olaylarıyla yüzde 10’lara sıçramasına, milyarlarca dolar zarara rağmen gezi barbarlığını “barışçıl gösteri olarak görmesi” 17/25 Aralık FETÖ’nün hukuk darbesine “dinlesinler ne olacak ki” tarzında yorum yapan, FETÖ ile mücadeleyi “vicdanla bağdaştıramayan” 24 Haziran’da mütabakat sağlansa Erdoğan’ın karşısına çıkacak olan Abdullah Gül, YSK’nın kararından rahatsız olmuş. Dediğim gibi, siyasette vefa aramak derya derinliklerinde inci aramak gibidir.

Neyse.

Ne diyordu Malcolm X;

“İster mermi kullansın, ister oy pusulası, insan iyi nişan almalı. Kuklayı değil, kuklacıyı vurmalı.”

Yorumlar