BIST 10.771
DOLAR 32,82
EURO 35,14
ALTIN 2.450,67

Yeni CHP mi? Eski CHP mi?

CHP'nin 31 Mart’ta yapılan yerel seçimde birinci parti çıkmasının genel siyasete olumsuz bir etkisi olmadı.

Ama bu başarılı hamle CHP içinde dengeleri değiştirdi. Parti içi siyaseti derinden etkiledi.

Bu etkilenme durumunu CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in söyleminde ve değişiminde görmek mümkün.
Seçim akşamı yapılan basın açıklamasında Özel siyasette olumlu rüzgârlar estirdi, AK Partili seçmenin bile itiraz edemeyeceği tonda bir konuşma yaptı.

Öyle ki; CHP ve siyasetinin merkezi İstanbul’dan Ankara'ya taşındı.

CHP kurultayından sonrası ortaya çıkan çift başlılık görüntüsü, İmamoğlu kaşesi ortadan kalktı.

Bu durum parti içinde nasıl bir süreç doğuracak?

Rekabet siyaseti mi?

Operasyon siyasi mi?

CHP gözlemlendiğinde

Özgür Özel akılcı ve polemikten uzak yaklaşımlar ortaya koyuyor.

Oldukça kendinden emin bir duruşu var Özel’in.

CHP’ne hâkim bir genel başkan var.

Bağıran çağıran, uçlarda dolaşan genel başkan gitmiş, onun yerine itidalli, alacağı her kararın sonuçlarını hesaplayan,

Doğru hamleleri ortaya koymaya çalışan, daha da önemlisi ülke menfaati sözünü ağzından düşürmeyen bir siyasetçi gelmiş.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşeceğini ifade ediyor. Bu görüşme için randevu talep edildiğini belirterek "İlk adımı ben atacağım" diyor.

Özgür Özel artık siyasetin merkezinde.

Özgür Özel siyasette yeni bir dil geliştirdi.

Hastalıklı bakış açısından sıyrılmak gerektiğini ifade etti.

Özel yeni siyasi söylemlerini CHP içinde yer alan statükocu siyasi aktörlere rağmen ne kadar sürdürebilecek?

Özel;
"Biz bu ülkede ana muhalefet partisiyiz, şimdilik, milletimiz yeni bir görev verene kadar. Ama bu topraklardan çıktığımızda, Kıbrıs Cumhurbaşkanı'na da söyledim, Sayın Aliyev'e de yazdım. Sosyalist Enternasyonal'de başkan yardımcısı seçildiğimde yaptığım konuşmada da söyledim. Biz bu ülkede ana muhalefet partisiyiz. Yurtdışına çıktığımızda Türkiye'nin partisiyiz. 

CHP'nin yetkinlikleriyle, siyasi akrabalıklarıyla, etki alanlarıyla, liyakatli kadrolarıyla, bu ülkenin dış politikasına da iç politikasına da ekonomisine de yapabileceği katkıları, açıklıkla paylaşmak, bu milletin yararına sunmak, o hizmeti yapmak, görünür kılmak bizim yeni süreçte yeni siyasi hattımızın olmazsa olmazlarıdır."

Bu ifadeler çok kıymetli.

Önceki CHP Erdoğan düşmanlığından ülkesi Türkiye’yi de düşman görüyordu.

Eski CHP ve yeni CHP arasında dağlar var.

Bu yumuşak geçiş dili umarım devam eder.