YAZARLAR

Müzik ve GS Üniversitesi; “Müzik ve Sahne Sanatları Üniv.” yapılarak bağımsız olmalıdır!..

“Güzel sanatlar” ayrı bir üniversite olarak düşünülmelidir.

"Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Ün.İcra Fak. yapılanması konusundaki, arama konferansında kampüsü degezdik. Bildiğimiz kadarıyla, yurt dışına kaçan  A.İpek'in2011 yılında kurduğu İpek Üniversitesi, içerisindeki kaçakyapılaşmalar nedeniyle Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne bağlıekipler tarafından mühürlenmişti. Çünkü, Belediyeye gönderdikleriplanlarla uygulanan planların birbirine uymadığısöyleniyordu.  15 Temmuz'dan sonra üniversite kampüsünün birbölümü Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi'ne devredilmişti.İçerisinde 14 ayrı yerleşkenin bulunduğu kampüs adeta bir şehriandırıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın yılsonu itibari ileyeni adresine taşınması hedefleniyor. Kampüs içerisindeincelemelerde bulunan bakanlık yetkilileri, binaların çalışmaortamına uygun hale getirilmesi için çalışmalarına başladı.Buranınbir eğitim kampüsü olması, Bakanlıkların kullanımına açılmamasıdoğru olacaktır. Mesela, Gazi Ün. bölünerek kurulan Hacı Bayram Ün.Türk Müziği Devlet Konservatuarı ortada kalmış durumda, binası yok.Pekala, bir bina da onlara verilebilir.

Biraz bilgiverelim. Kampüs içinde,14 bina var, 7’si tamamlanmış, diğer 7’sinineksikleri var.  2 balkonlu, orkestra çukurlu 3500 kişilik kabainşaatı bitmiş durumda bir konser salonu var. Kampüsün her yanıBatı mimarisi ile örülü. Hristiyanlık ve Roma’nın zirve yaptığı 17.Yüzyıla ait neoklasik sanat anlayışının hakim olduğu kampüste;Şanzelize Caddesi, Venedik Gondolları, Eros Aşk Çeşmesi gibiBatı’nın ideal eserleri sembolize edilmiş. Rektör Barca, “Bunusadece bir üniversite yatırımı olarak düşünülmüş olmasına ihtimalvermiyoruz. İnşaat firmalarını çağırıp kabataslak bir maliyetçıkartmalarını istedik. Bir kesinlik olmamasına rağmen yaklaşık 1milyar dolarlık yatırımdan bahsettiler. Buradaki lüks değil,buradaki kavram farklı. Burada farklı bir kampüs var.Kampüs Batı’yaait 18.Yüzyıl neo klasik örnekleri ile süslü. Çünkü kampüste tekbir Türk İslam mimarisine ait eser yok. Emniyet birimleri ile 240bin metrekarelik kapalı alanı tek tek gezdik. Orada bize ifadeedilen hususlardan birisi de şu oldu...Kampüsün ana giriş kapısıbir dini liderin konuşma platformu olarak hazırlanmış bir yapıgörünümünde. Bir üniversitede bunu görmek çok kolay bir şey değil.”Kampüs içinde projede görülen gölet ve Beylerbeyi Sarayı’nınbenzeri için henüz ortada bir şey gözükmüyor. Alt katlardaki sinemaplatoları görenleri hayrete düşürüyor.Sosyal tesisler üst katındamodern bir camiye de yer verilmiş."

Gelelim çalıştaya…

Sn. Cumhurbaşkanımız, müziküniversitesi üzerinde önemle duruyor, eksiklerinin/ihtiyaçlarınıngiderilmesi konusunda çözümler üretiyor. Elbetteİ.Kalın’ın desteğini de söylemek gerek. Ancak; Y.Doç.liğinkaldırılmasında olduğu gibi, üzerinde hassasiyetle durulan MüzikÜn.’de arzulanan olmadı. Nerden çıktıysa, sonradan Güzel Sanatlareklendi. https://www.internethaber.com/muzik-universitesi-yapilanmasi-nasil-olmali-aman-dikkat-1748142y.htm

 Geç olmadan  ismini düzeltmek, dünyadakibenzerleri gibi  “Müzik ve Sahne Sanatları Üniversitesi”yapmak, ayrıca “Ankara Güzel Sanatlar Üniversitesi”ni  kurmakgerekli. 

Çalıştaylara/Arama konferanslarınave 9-11 Mayısta İstanbul’da düzenlediğimiz Müzikte; StratejikYaklaşımlar Uluslar arası Sempozyumu’na katılan biliminsanları/sanatçılarda bu görüşü paylaşıyor. Bu şekilde, taşlaryerine oturacak, yönetenlerde rahat edecek, alanlarınaodaklanacaklar ve üreteceklerdir. Bu üniversiteden; müziğeodaklanmayı engelleyecek “Güzel sanatlar” kamburunu ayırmakgerek...

Çünkü; dünya artık Güzel Sanatlarile Müzik’i ayırıyor. Daha başlamadan bu konuyu düzeltmek,hayırlara vesile olacaktır…

https://www.internethaber.com/guzel-sanatlar-alani-yapilanmasinda-akortlar-tutmuyor-1833291y.htm

Bu konuda birkaç düşüncemi kayıtlarageçmesi bakımından belirtmek istiyorum.

“Müzik veSahne Sanatları Üniversitesi”;

1/ Butik üniversiteolmalı. Çok fakülte olup, yığılma yerine az-öz ve başarılıolunacak fakültelere hedeflenmelidir. Güç dağılımı “odaklanmayı”engelleyecektir. İlk elde; İcra Sanatları Fakültesi, MüzikBilimleri ve Teknolojileri Fakültesi, Müzik ve Güzel SanatlarMeslek Yüksekokulu tercihimizdir.

2/ Bu yapı içindegeleneksel-çağdaş  dansların açılmasını, ‘şimdilik’ doğrubulmuyorum. Çünkü; çağdaş danslar alanında; bu işi iyi yapanüniversiteler zaten var, farklı ne yapılabilecektir. Gelenekseldansların açılması düşünülürken, şu anda 7 THO  Bölümü’nün; neyaptığına, ne ürettiğine, sorunlarına bakmakta yararvardır.

3/Müzik ve Güzel Sanatlar EğitimFakültesi altında; Görsel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Müzik EğitimiBölümü yapılanması mevcut. Şimdilik açılmasını doğru bulmuyorum…Oysa; Müzik Öğretmenliği’nde de çok iyi/yıllanmış olan kurumlarımızvar; Gazi Fak.Müzik Eğitimi, M.Ü. Eğt. Fak.Müzik Eğitimi Böl. gibi…Bu yapıda; Güzel Sanatlara karşı olduğumu belirtmiştim.

4/ Aslında Müzik Bilimleri veTeknolojileri Fakültesi’ni;  “Müzik Bilimleri Fakültesi” ve”Müzik Teknolojileri Fakültesi” diye ayırmak daha doğru. İkibenzemezin birleşmesi sinerji yaratmıyor. Başlık altında; Müzik Teknolojileri Bölümü, Müzik TeorisiBölümü ve Müzikoloji Bölümü yapılanması yapılmış ve olmamış…https://www.internethaber.com/konservatuarlarda-bolumanasanat-yapilanmasi-6-1227545y.htm

Çünkü; Müzik teorisi, Müzikolojinin alt dalıdır. Ayrıbir bölüm yapılması hatadır. Konu ile ilgili geniş araştırmayadayanan bildirime bakılabilir.(Müzik Teorisi; akademik müzikeğitiminde nasıl anlaşılmalı ve nasıl konumlanmalıdır? GüzelSanatlar Eğitimi -Toplum Bilimler Etkileşimi Uluslar arasıSempozyumu Bildiriler Kitabı,Müzik Eğitimi Yay., Sf.13-29, Ankara,Aralık 2014)

5/ Bu yapı içindeilk-ortaokul ve lisenin açılmasını da –şimdilik- doğrubulmuyorum. Sanatçı adaylarının küçük yaştanyetiştirilmesi doğru/evrensel bir  düşünce ama, şu anda bubirimleri açan Konservatuarların içinde bulunduğusıkıntılar/sorunlar çok.. İyice araştırılıp açılmasında yada ilkönce yarı zamanlı başlanmasının  düşünülmesinde de yarargörüyorum.

6/ En önemli sorun niteliklikadro meselesi. “Unvanlı akademisyen” değil; önce “sanatçıakademisyen”, sonra “unvanlı”  olmalı. Buradakiöncelik  çok önemli. Bakınız 7.06.2018 tarih 30444 Sy. R.G.iki önemli değişiklik yapıldı. Kadrolara girmek daha dazorlaştı;

“MADDE 7 – (1) Araştırmagörevlisi kadrosuna başvurabilmek için ilana ilk başvuru tarihiitibarıyla otuz beş yaşını doldurmamış olmak gerekir. Devletyükseköğretim kurumlarının araştırma görevlisi kadrolarınabaşvurularda tezli yüksek lisans, doktora veya sanatta yeterlikeğitimi öğrencisi olmak; vakıf yükseköğretim kurumlarının araştırmagörevlisi kadrolarına başvurularda en az lisans mezunu olmak şartıaranır.”

 “(3) Öğretim görevlisikadrosuna başvuru için aranacak özel şartlar şunlardır:

a) Rektörlüğe bağlıbölümler dahil olmak üzere lisans düzeyinde eğitimyapılan birimlere başvuracak öğretim görevlisi adaylarında en aztezli yüksek lisans mezunu olmak.

b) Konservatuarlar ile ön lisansdüzeyinde eğitim yapılan birimlere başvuracak öğretim görevlisiadaylarında en az tezli yüksek lisans mezunu olmak veya lisansmezunu olmak ve belgelendirmek kaydıyla alanında en az iki yıltecrübeli olmak.

(4) Uygulamalı birimlerde görevyapacak öğretim görevlisi adaylarında en az tezli yüksek lisansmezunu olmak veya lisans mezunu olmak ve belgelendirmek kaydıylaalanında en az iki yıl tecrübeli olmak şartı aranır.”

          “MADDE10 – (1) Sınav jürisi; müracaatlarda, müracaat eden adaylararasından ilan edilen kadro sayısının on katına kadar adayı, buYönetmeliğin 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasıkapsamındaki öğretim görevlisi kadrolarında (meslekyüksekokullarında bu kadrolarda istihdam edileceklerde dahil olmak üzere) ALES puanının %40’ını ve yabancıdil puanının %60’ını, bu Yönetmelik kapsamındaki diğer kadrolardaALES puanının %60’ını ve yabancı dil puanının %40’ını; meslekyüksekokullarına müracaatlarda ise ALES puanının %70’ini ve lisansmezuniyet notunun %30’unu dikkate alarak belirler ve kadro ilanındabelirtilen internet adresinde ilan eder.”.

SONUÇ:

Gördüm ki/biliyorum ki;arkadaşların/sanatçıların/akademisyenlerin hepsi, ilkolan  üniversiteyi gözü gibi korumak istiyor ve yapıcıeleştirilerle doğru yolun bulunmasına yardımcı olmaya çalışıyor.Yönetiminde bu anlayışta olması, zaten arama konferanslarıyapmalarından ortaya çıkıyor.

Bu üniversiteyi yönetenarkadaşlarımız; “farklı olacağız, yabancı öğrencilerimiz olacak,gelenekselden çağdaşa uzanacağız, müziğimizi dünyaya tanıtacağızv.b.” söylemlerinde bulunuyorlar.

Burada en önemli handikap;“başarılı, çok yönlü” sanatçı/akademisyen kadrosunun,“sanatçı kişilikli, proje hazırlamayı bilen, nitelikli, etik, birayağı sahada/sahnede, üreten”  akademisyenlerin nasılbulunacağıdır. Ayrıca; bir keman sanatçısı aynı zamandasolfej/kompozisyon dersine, bir bağlama sanatçısı; solfej/repertuardersine v.b. girebilmelidir.

Yine,kendilerini ispatlamışsanatçı  isimleri kadroda çalıştırabilmek/yararlanmak için, sözleşmeli sanatçı (TİP Sözleşmesi) alımında, MaliyeBakanlığı’nca  norm kadroların serbest bırakılması daşarttır.http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2255/her-kesime-mujde-var-da-devlet-sanatcilari-ve-sanatci-ogretim-elemanlari-uvey-evlat-mi.html

Son söz:

Elbette,yönetimdeki arkadaşlarımızın; “şimdilik yapıyı doğru hazırlayalım,YÖK’e sunalım, izinleri alalım, elimizde bulunsun, hemen açmamızşart değil” söylemlerine de saygıduyuyorum.

Bu da bir politikameselesidir…Destek olmaya devam edeceğiz…Başarılardiliyorum…

Toplantılarda ve sohbetlerdekonuşulanlar:

Dans, kültürlerarası dünyada biryaklaşım aracıdır. Müzik-dans bir bütündür.

Artık; çalmak, söylemek, korumak, paylaşmak, paslaşmak, sahneye koymak, üretmek,yayınlamakzamanı…

“İcra sanatları” yerine “Performanssanatları” denilmesi daha mı doğru acaba?

Bizim değerlerimiz kibir kabuletmez, kibir getirmemeli…Her sanatçı kendini en iyiçalan/söyleyen/yazan v.b. görürse bu kibirdir ve maalesef günümüzdeyaygındır.

“Ben, benim müziğim”den ziyade,“biz, bizim müziğimiz”e geçmek zorundayız.

Dağın sadece bir tarafını görüyor,diğer tarafına bakmıyor ya da merak etmiyoruz. Yaptığımız işiyeterli görüyor, onunla yatıp, onunla kalkıyoruz...

Akademisyenler sadece ders vermeyiyeterli görmemeli; kendilerini sahneye atmaları/koymalarıgereklidir. Yani, sanatçılık/uygulama yönlerini çevresinegöstermelidirler.

Yazılan tezler, uygulama ile sahneyetaşınmazsa/hayata geçirilmezse, kütüphanede kalacak vebilimsel/sanatsal çöplükteki yerini alacaktır.

Son yıllarda Anadolu GSL mezunu iyiöğrenci gelmemeye başladı..Nedenacaba?Araştırılmalıdır!..

Coğrafyamızın, kültürümüzünkıymetini bilmeli  ve ona güvenmeliyiz.

Üniversiteler toplumu mutlakaetkilemeli, hatta yön verebilmelidir. Onun için butik üniversiteyiönceliyoruz. Toplumun bilgisini artırmak, beğenisini yükseltmektebir üniversite görevidir.

Sadece fakülte açmak değil,mezunların iş sahaları da düşünülmelidir. Dans eğitimi bölümümezunları flates hocası olarak kalmamalıdır.

Fakülte/Bölüm açabilirsiniz, amaönemli olan; yetişmiş, uzmanlaşmış Öğretim Elemanısıkıntısıdır.

Bütün bölümlerde, elemeli “MeslekiHazırlık” sınıfı mutlaka olmalıdır.

Açılacak fakülteler için, öğrencialımıyla beraber alt yapının tamamlanması/zenginleşmesişarttır.

Önemli olan müziğimizle  Dünyamüziğinde yer almaktır. “Nasıl ve neyle” soruları mutlakacevaplanmalı, güzel bir program ve hedef konularak yolaçıkılmalıdır.

Bölümlerde, dersler; %80 uygulama,%20 teori olmalıdır.

DİPNOT:“Biri kalkarda bir başkasının seni eleştirdiğini söylerse  yalanlamayakalkma...Yalnız şu cevabı ver: Bunu söyleyen hiç şüphesiz beni iyitanımıyormuş... Tanısaydı, sana daha kim bilir neleranlatırdı...” (Epiktetos)

Yorumlar