YAZARLAR

İdari görevdeki akademisyen,unvanını nerelerde kullanmamalı?

Bir önceki yazımızda, unvanların nerede kullanılması gerektiği üzerindeki tartışmaları yazmıştık. Bugün de idari görevdeki akademisyenlerin,unvanlarını nasıl kullanması gerektiğini aldığımız görüşler ışığında yazmaya çalışacağız.

Unvanlı ve idari görevi olan akademisyenler; bu idari görevi sürekli öne çıkarmaya çalışıyorlar. Yani, idari göreve gelince, o çok önemsedikleri unvanı geride tutuyorlar.Oysa, bunlar  -yalan dünya-  geçici makamlar, aslolan; akademisyenlik ve üniversitedir.

“Her nesnenin bir sonu olduğu gibi insan hayatının da bir sonu vardır..İnsan hayatının sonu olur da yöneticiliğin sonu olmaz mı? Nice kudretli yöneticilerin duvarlardaki resimlerini gördükçe, vay be kimler gelmiş kimler gitmiş demekten kendinizi alamazsınız.” (AhmetÜnlü,Yenişafak,29.09.2019)

Gelelim, “207 üniversitemiz var” diye övündüğümüz, ama hala “birleşemediğimiz” konulara;

1/ Makalelerde/köşe yazılarında idari görevler yazılıyor.

Makale; meslekle, unvan alınan alanla ilgili bir dergide yayımlanıyor ise veya içeriği öyleyse olabilir. Yoksa; olmaz, olmamalıdır, üniversite ve fakülte/bölüm adı yeterlidir. İdari görevler, kurum içinde geçerlidir. Okuyucu, makaleyi yazanın idari görevine göre okumaz…Ama, değerlendirebilir ki, tehlikelidir. Çünkü ülkemizde, idareci; “o işin en iyisi olarak” -yanlış olarak- bilinmektedir. Oysa idarecilik te bir meziyettir.

2/ Bilim/sanat kurullarında ve bildirilerde idari görevler yazılıyor.

Kesinlikle yanlıştır. Fakülte adı, zaten akademisyenin alanını belirler. O konularda gelen bildirileri değerlendirir ve bildiri sunulabilir.

Ancak, düzenleyen kurum ise; Onursal ve Eş Başkanlıklarda, mecburen; alanlar ve  idari görevler yazılmalıdır.

Bilimsel/sanatsal toplantı programlarında; oturum başkanlarının ve  bildiri sunanların kurumlarının yazılması şarttır.

Bildiri sunanların, isimlerinin ve kurumlarının en arka sayfaya yazılması doğru değildir.

Bildiri sahiplerinin izni olmadan; “e-mail ve iletişim numaralarının” yayımlanması da “etik” değildir.

“……GSF Dekanı, ……Konservatuarı Müdürü/Bölüm Başkanı/ABD-ASD Başkanı” yazılmaz. “….GSF Resim Bölümü, ….Konservatuarı Temel Bilimler Bölümü/Ses Eğitimi Bölümü” yeterlidir.

3/ TV Programlarında idari görevler yazılıyor. Veya, “üniversite yerine” diğer kurumlar yazılıyor.

Bir akademisyen, bağlı olduğu kurumu içselleştirmeli, onu her yerde yüksek değerde tutmalıdır. Sorunları varsa, onları iç yazışmalarla çözmeye çalışmalıdır. Gerekli hallerde zaten “hukuk yolları” çalışır.

Yıllardır, Konservatuarımızla ilgili sorunların, rektörlüğe bildirilmesine karşı çıktım, birçok arkadaşımı da engelledim.

Konservatuar dışı çalışmalarımda/yazılarımda, unvan kullanmıyorum. Yazmam gerektiğinde de; “İTÜ Türk Musıkisi Devlet Konservatuarı Müzik Teorisi Bölümü”, festival yazılarımda “İstanbul Türk Müziği Konseyi(MÜZDAK) Başkanı” yazıyorum.

Ama, TV’de, basında yer alan bazı akademisyenlerin, üniversiteleri yerine bağlı oldukları –hükümete yakın olduğu için prim yapıyor diye olsa gerek-  kurumları yazmaları bizce, “etik” değil…

Ve, onların  konuşmaları/yaptıkları/yazdıkları; atamayı yapan/seçen kişi olarak, doğrudan Sn.Cumhurbaşkanını bağlıyor…

Örnekler:

1/ Son yılların genç-hızlı yükselen (bilinen 4 görevi var) ve konuşmacılarla çatışanı Dr.Öğr.Üyesi İsmail Çağlar, İstanbul Medeniyet Üniv. Siyasal Bilimler Fakültesi'nde görevli. Takvim’de köşesinde unvan kullanmıyor ki ,doğru…Sn.Cumhurbaşkanı tarafından “Basın İlan Kurumu” temsilciliğine atandı...

Ama, TV'de çoğunlukla “SETA …Koordinatörü” yazdırıyor. SETA, üniversiteden daha mı önemli?.. Etik mi?

2/ Doç. Dr.Hasan B. Yalçın, İstanbul Ticaret Üniv. İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi'nde görevli. Sabah’taki köşesinde unvanı kullanmıyor ki doğrusu budur.

Ama, TV'de çoğunlukla “SETA… Koordinatörü” yazdırıyor. SETA, üniversiteden daha mı önemli?

Ayrıca, Prof. yazılan kişiye, ayrıca "...Üniv. Öğr.Üy." yazılmaz, çünkü Prof. zaten Öğr.Üyesi sınıfındadır. Sn.Yalçın, programcıları uyarmalı.

3/Bir Rektör, eğer üniversitesi ile ilgili; açıklama, tanıtım, makale v.b. yap(z)ıyorsa "...Üniv. Rektörü" kullanması doğaldır. Ama, Yeni Yüzyıl Üniv. Rektörü Prof.Dr..Yaşar Hacısalihoğlu; "Haftada iki-üç gün ekranda. Her konuda konuşuyor. Ana Muhalefet Partisi CHP’ye sürekli akıl veriyor. Akademik alanı ile ilgili olmayan konulara giriyor."

Ve, Akşam’daki köşesinde de; “yanlış olarak” unvan kullanıyor

Etik değil!..

4/ Herkesin yakından tanıdığı (Prof.Dr.) Sefa Saygılı hoca, yıllardır Yeni Akit’te köşesi var ve “etik davranarak” unvan kullanmıyor. Saygınlığı mı eksiliyor?, elbette hayır. Aksine daha da artıyor.

5/ CB Sözcüsü (Doç.Dr.) İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Dairesi Başkanı (Prof.Dr.)Fahrettin Altun’da unvanını sürekli kullanmayanlardan…

Sonuç; Aslolan Dr. unvanıdır ve temeldir. Keşke; bildirilerde, makalelerde, yazılarda, Tv programlarında sadece Dr. unvanını kullanabilsek?

Ama????!!!!

Yorumlar