Kültürel mirasa “hazine” denilmemeli

Antalya’da denizde bulunan Roma Dönemi’ne ait bronz heykelciğin bazı haberlerde “hazine” ifadeleriyle gündeme getirilmesi, kültürel mirasın kamuoyuna aktarılma biçimine ilişkin tartışma başlattı. Antalya Belek Üniversitesi Mimari Restorasyon Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Arkeolog Halil Mert Erdoğan, haberlerde kullanılan dilin kültür varlıklarının korunmasına yönelik toplumsal bilinç açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Kültürel mirasa “hazine” denilmemeli

Kültür varlıkları hazine olarak görülmemeli

Halil Mert Erdoğan, eseri denizde bulduktan sonra durumu yetkili makamlara bildiren ve bronz heykelciği Antalya Müze Müdürlüğüne teslim eden yurttaşın örnek davranışının haberlerde asıl öne çıkarılması gereken konu olduğunu belirtti.

Buna karşılık bazı haberlerde yer alan “denizde hazine buldu” ve “dedektörlü hazine avcısı” ifadelerinin olayın niteliğini farklı bir noktaya taşıdığını dile getiren Halil Mert Erdoğan, bu tür söylemlerin definecilik anlayışını yeniden ürettiğini ifade etti.

Arkeolojik eserlerin “hazine” şeklinde tanımlanmasının, kültür varlıklarının bilimsel, tarihi ve toplumsal değerlerini geri plana iterek onları maddi kazanç sağlayabilecek nesneler gibi göstermesinin sakıncalı olduğu belirtildi.

Kültürel mirasa “hazine” denilmemeli - Resim: 0

Hazine avcısı ifadesi yanlış algı oluşturabilir

Halil Mert Erdoğan, denizde dedektör kullanan bir kişinin, herhangi bir define arama amacı bulunmadığı halde “hazine avcısı” şeklinde tanımlanmasının da doğru olmadığını söyledi.

Bu tür bir başlığın, ilgili kişinin izinsiz define araştırdığı yönünde bir algı oluşturabileceğine dikkat çeken Halil Mert Erdoğan, kişinin amacı ve olayın koşulları kesin olarak ortaya konulmadan yapılan nitelendirmelerin hem habercilik açısından hem de kişinin hakları bakımından sakıncalı olduğunu kaydetti.

İzinsiz define araştırmasına dikkat çekildi

Dedektörün gerçekten su altında define aramak amacıyla kullanılması halinde de olayın “hazine avı” şeklinde romantikleştirilmemesi gerektiğini belirten Halil Mert Erdoğan, Türkiye’de dedektör bulundurmanın tek başına suç olmadığını ancak izinsiz define araştırmasının hukuki yaptırımları bulunduğunu hatırlattı.

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında izinsiz define araştırmasının suç olduğunu belirten Halil Mert Erdoğan, ilgili mevzuat doğrultusunda su altında define aramasına da izin verilmediğini ifade etti.

Kültürel miras bilinci doğru dille oluşur

Haber başlıklarında daha fazla tıklanma ve etkileşim sağlamak amacıyla kullanılan ifadelerin kültürel miras söz konusu olduğunda masum görülmemesi gerektiğini vurgulayan Halil Mert Erdoğan, “hazine” ve “hazine avcılığı” söylemlerinin izinsiz aramaları toplum nezdinde heyecan verici bir macera gibi gösterebileceğini söyledi.

Arkeolojik eserlerin bulan kişiye ait bir servet veya kazanç kapısı olmadığını belirten Halil Mert Erdoğan, bu eserlerin insanlığın ortak geçmişine ilişkin önemli kültür varlıkları olduğunu ifade etti.

Halil Mert Erdoğan, basın kuruluşları ve sosyal medya yayıncılarına da kültür varlıklarıyla ilgili haberlerde kullandıkları dili yeniden değerlendirmeleri çağrısında bulundu. Haberlerde defineciliği çağrıştıran ifadeler yerine kültürel mirasın korunmasını, eserlerin yetkili makamlara teslim edilmesini ve toplumdaki farkındalığın artırılmasını sağlayacak bir dil kullanılması gerektiğini belirtti.