HABER / GÜNCEL

Keykavus Diriliş nasıl öldü Keykavus ne demek anlamı ne?

Diriliş Ertuğrul dizisini izleyenlerin gündeminde İzzeddin Keykavus kimdir, Anadolu Selçuklu hükümdarı Keykavus ne zaman yaşamıştır ve ne zaman öldü soruları merak konusu oldu. I. Gıyaseddin Keyhüsrev'ın büyük oğlu olan Keykavus ülkesini dünyaya ve denizlere açan sahil ve limanlara kavuşturmuş

TRT 1'in Diriliş Ertuğrul dizisi yine çok konuşulmaya devam ediyor. Çarşamba akşamlarının reyting listelerinde açık ara zirvesinde olan diziye yeni katılan Keykavus kimdir, ne zaman yaşadı ve Anadolu Selçuklu hükümdarı İzzeddin Keykavus nasıl öldü soruları merak konusu oldu.  I. Gıyaseddin Keyhüsrev'ın büyük oğlu olan Keykavus ülkesini dünyaya ve denizlere açan sahil ve limanlara kavuşturmuş.

İşte İzzeddin Keykavus'un hayatına dair merak edilen detaylar...

I. İZZEDDİN KEYKAVUS KİMDİR: I. İzzeddin Keykavus, 6 Kasım 1180 tarihinde doğdu. ​Saltanatı döneminde ülkesini dünyaya ve denizlere açan sahil ve limanlara kavuşturmuş; ticaretin gelişmesini sağlamış, Haçlıların İstanbul'u işgaliyle ortaya çıkan durumdan çok iyi istifade ederek; Komnenos Hanedanı'nı, Kilikya Ermeni Krallığı'nı, Eyyûbîler ve Artukluları Selçuklu Devleti'ne tâbi kılmıştır. Sivas'ı Devletinin başkenti yapmış; Anadolu'daki Selçuklu tıp eğitim yeri ve hastanelerinin en büyüklerinden olan Sivas Darüşşifası'nı yaptırmıştır.

I. Gıyaseddin Keyhüsrev'ın büyük oğludur. Çocukluk, gençlik yılları ve meliklik hayatına ilişkin fazla bilgi bulunmamaktadır. Babasının Alaşehir Muharebesi'nde ölümü üzerine 1211'de tahta çıkmıştır.

Konya'da toplanan devlet ileri gelenleri İzzeddin Keykavüs'ün tahta çıkmasının uygun olacağına karar verdi. Keykavüs, üç gün yas tuttuktan sonra Kayseri'ye gitti. Biat, yas ve tahta çıkma törenleri Kayseri'de yapıldı. Konya'ya hareket edeceği sırada kardeşi Tokat Meliki Alâeddin Keykubad saltanat davasıyla şehri kuşattı. Erzurum Meliki Mugīsüddin Tuğrul Şah ile Ermeni Kralı I. Levon da kuşatmaya katılmıştı.

Keykavsu, Kayseri subaşısı Celâleddin Kayser'i para ve değerli hediyelerle Ermeni Kralı I. Levon'a gönderdi. Kendisine para ve tahıl ile Luluva (Ulukışla), Ereğli ve Lârende (Karaman) kaleleri teklif edildi. Teklif kabul eden Levon'un ittifaktan ayrılıp ülkesine dönmesinden sonra Mugisüddin Tuğrul Şah da kardeşi el-Melikü'l-Eşref'in ülkesine saldırmak üzere olduğunu öğrenip Erzurum'a döndü. Keykubad kuşatmayı kaldırıp Ankara Kalesi'ne sığındı. Orduyu Konya ovasında toplayıp Ankara'ya sefere çıkan Keykavus, şehri kuşattı. Kuşatma, 1213 ilkbaharına kadar devam etti. Keykubad, kalede erzağın azalması üzerine kendisi ve kale halkının canına dokunulmaması şartıyla teslim oldu.

Keykavus, planlı fetih politikası sonucu kuzey ticaret yolunu açmak için Sinop'u 1214 yılında Trabzon İmparatorluğu'ndan aldı Keykavus'ün ani bir baskınla kuşattığı Sinop, İznik Rum İmparatorluğu ve Trabzon İmparatorluğu arasında mücadele konusu idi. Trabzon İmparatoru Aleks Komnenos'un bir av sırasında pusuya düşürülerek Anadolu Selçukluları'nca esir edilmesi şehrin teslim alınmasında çok faydalı oldu. Sinop'un fethi ile Trabzon merkezli Komnenos Hanedanı Selçuklulara bağlandı ve 1243'teki Kösedağ yenilgisine kadar bağlı kaldı. Zafer, komşu devletlere ve Abbasi halifesine fetihnamelerle iletildi. Sultan, bu başarı nedeniyle ""Es-sultânü'l-gālib" ünvanını aldı. Sefere katılan beylerden Simre Valisi Bedrüddin Ebu Bekir Sinop Valisi ve komutanı olarak atandı.

Ermeni kralı Levon, Keykavüs ile Keykubad arasındaki taht mücadelesi sırasında kendisine bırakılan Luluva (Ulukışla), Ereğli ve Lârende (Karaman) kalelerini yönetemeyeceğini anlamıştı. Bu yüzden kaleleri Hospitalier Şövalyelerine vermek istiyordu. Keykavus Sinop'un fethinden sonra düzenlediği seferle bu kaleleri ele geçirdi ve Antalya'ya yöneldi.

Keykavus ile Keykubad arasındaki taht mücadelesi sırasında Antalya'da yaşayan Hristiyan halk ayaklanmış, Selçuklu muhafızlarını öldürüp 1212 yılında şehre hâkim olmuşlardı. 24 Aralık 1215'te şehir karadan ve denizden kuşatıldı. Sultan, bir aylık kuşatmadan sonra teslim olan şehre büyük bir törenle girerek tahtına oturdu. Antalya'nın fethiyle Selçuklu Sultanı I. İzzeddin Keykavus ilk kez "Sultanü'l-bahreyn/iki denizin sultanı" unvanını kullandı. Şehirden kaçan halk bir fermanla geri davet edildi. Antalya'nın 1216'da ikinci kez fethi ile Akdeniz ve Karadeniz de iki önemli limanın Türklerin eline geçmesini sağladı.

Sultan, Güney ticaret yolunu engelleyen Klikya Ermeni Kralı I. Levon'un Haçlılarla arasının açılmasını fırsat bilerek sefere çıktı; 1216 yılı baharında Maraş üzerine hareketle Yabanlu ovasında ordugâh kurdu. Keban Kalesi önünde yapılan savaşta Ermeni ordusunu ağır bir yenilgiye uğrattı. Ermeni prensi ile 1218 yılında anlaşma yapıldı. Ermeniler Selçuklular'a tabi olmayı, vergi vermeyi, bazı sınır kalelerini iade etmeyi kabul etti. Sultan da Sis Kalesi'ni vereceğini açıkladı. Bu sefer sayesinde Anadolu-Suriye ticaret yolu güvence altına alındı; Anadolu, ticaret kervanlarının merkezi durumuna geldi.

I. İzzeddin Keykavus, ikinci kez Halep üzerine sefer hazırlığı yaptığı sırada vereme yakalandı. Hastalığı artan Sultan, hekimlerin tavsiyesine uyularak havasının ve suyunun iyi geleceği ümidiyle Malatya yakınında Viranşehir'e götürüldü. Çok geçmeden 1220 yılında öldü ve Sivas'ta 1217 de yaptırdığı Darüşşifa'daki türbesine gömüldü.

.

Yorumlar