Gazeteci Yılmaz Özdil anlattı! CHP'nin durumunu özetleyen 'Minik fare' hikayesi: "Evde kapan var"
Gazeteci Yılmaz Özdil, YouTube kanalında paylaştığı videoda, CHP’nin durumunu özetleyen hikayeyi anlattı.
Abone olÖzdil şu ifadeleri kullandı: Minik bir fare varmış. Bir çiftlik evinde yaşıyormuş. Bir gün duvardaki çatlaktan mutfağa bakarken çiftçiyle eşinin bir paket açtığını görmüş. Kendi kendine sevinmiş minik fare. 'Sana ben akşama ziyafet çekeceğim, kim bilir paketin içinde ne güzel yiyecekler vardır' demiş. ama çiftçi ile eşi o ambalajlı paketi bir yırtmışlar ki paketten çıka çıka kapan çıkmış kapan eyvah! Farecik telaşla bahçeye fırlamış hemen. İlk gördüğü tavuğa korkuyla seslenmiş demiş ki evde kapan var. Tavuk omzunu silkmiş. Banane birader demiş. O senin sorunun demiş. Benim kapan diye bir derdim yok kardeşim ben bahçede yaşıyorum üstelik seni benim kümese alırsam sorun yaşarım başka kapıya demiş.
Fare anlamış ki bu tavuk kafalıdan fayda yok panikle ağıla koşturmuş. İlk gördüğü koyuna yalvarmış demiş ki evde kapan var. Koyun hiç üstüne alınmamış kapan benim sorunum değil, senin sorunun demiş. Seni şimdi benim ağıla da alamam elalemin derdiyle ben kendi huzurumu kaçıramam hiç öyle bağırıp çağırma demiş.
Farecik son çare ağıra dalmış ağıra. Adeta çırpınmış. Demiş ki evde kapan var. evde kapan var. İnek her zaman olduğu gibi bön bön bakmış. Kafasını öbür tarafa çevirmiş. Cevap vermeye bile tenezzül etmediği gibi farenin söylediklerini duymamak için dönmüş böyle kıçını yalağa doğru yürümüş. İnekler böyledir.
Farecik tek başına kalakalmış. Yapayalnız. Hayatında ilk defa çaresizlik hissetmiş. Ne yapsın bükmüş boynunu kurda kuşa yem olmamak için mecburen evin yolunu tutmuş. Yüreği ağzında tabi olabilecekleri tahmin ediyor nerdeyse nefes bile almadan duvardaki o daracık çatlağa girmiş sığınmış. Akşam olmuş. Minik fare tam uykuya dalıyormuş ki bir ses, o feci sesi duymuş. Önce böyle bir ölüm sessizliği olmuş ardından bir çığlık kopmuş. Hayırdır inşallah demiş bizim farecik. Zıplamış hemen yerinden bakmış mutfağa bir de ne görsün, sinsi sinsi mutfağa bir yılan süzülmüş ve kuyruğunu da kapana kaptırmış iyi mi? Bununla kalmamış çiftçi uyku sersemi haliyle kapana uzanınca da çiftçiyi elinden sokuvermiş yılan.
Kafayı minik fareye takan, minik fareyi yakalamak için kapan satın alan çiftçi evdeki yılana çıyana hiç önlem almamış. Önlem almadığını kendisine yönelik asıl tehdidin onlardan geleceğini hiç hesap etmediğini düşünmüş o saniyede ama artık çok geçtir yılan sokmuş.
Çiftçinin eşi de feryatlara uyanmış. Gece yarısı apar topar doktora gitmişler. Yılanın soktuğu yeri sarıp sarmalatıp eve dönmüşler ama çiftçinin bünyesi tabi yılan zehiriyle allak bullak olmuş.
Çiftçinin ateşi 40 derece, yanıyor. E tabi hastaya çorba iyi gelir. Çiftçinin eşi kapmış bıçağı tavuk suyu çorba yapmak için tavuğu kesmiş. Ertesi gün komşunun haberi olmuş geçmiş olsuna gelmişler. Kadın gene kapmış bıçağı yatırmış koyunu pilav üstü tandır yapmış. Ateş 40-42 derece falan derken çiftçi sizlere ömür, vefat etmiş. Hadi bakalım bu sefer bütün köy doluşmuş cenaze evine. Bu kadar insan olunca ikramın büyüğü ister. Kadın gene kapmış bıçağı ağıra girmiş bu sefer inek de sizlere ömür. Mevlit falan bittikten sonra evli evine köylü köyüne dönmüş.
Kadıncağız tası tarağı toplamış çocukların yanına dönmüş. Ocak sönmüş. insansız kalan ev kısa sürede harabeye dönmüş. Kümes, ağıl mezbele olmuş ağır ise çökmüş. Şimdi diyeceksiniz ki minik fareye nolmuş. Kardeşim demiş minik fare kardeşim size o kadar yalvardık evde kapan var. Ya Allah aşkına duyarsız kalmayın evde kapan var. Anlatamadık dinletemedik. İş işten geçtikten sonra herkesin hayatı kaydıktan sonra evin ocağın halini düşüneceğinize şimdi benim halimi merak etmeniz çok enteresan. Aklı başında herkes haykırdı evde kapan var. Evin içinde var. Ama bulutların üzerinde dolaşan sayın yöneticilerimize dinletemedik. Yalvardık. Evde kapan var. Kendilerini uyaranlara fare muamelesi yaptılar. Evdeki sorunu farenin sorunu zannettiler. Şimdi görüyor herkes sorunun aslında kimin sorunu olduğunu.