YAZARLAR

Erdoğan'ın yürüdüğü 'Uzun ince yol'un güzergahı belli!

22 Mayıs 2016 günü oturduğu koltuğu, bir yıl bir gün sonra Tayyip Erdoğan'a iade eden Binali Yıldırım'ın yaptığının bir benzeri dünyada var mı bilmiyorum. Ama böylesi asil bir davranış Türkiye'de görülmüş şey değil!

Tayyip Erdoğan sevgisine bulaşan kim varsaArena'ya akın etti. 998 günlükayrılık ve büyük bir aşkla gerçekleşen tarihikavuşma...

Nemliydi gözler... Tayyip Erdoğan'ınüzerindeki bakışlar gururluydu ama. Bir gelen, bir degiden iki yürekli "adam"a verilebilecek engüzel hediyeydi salondaki alkışlar...  Mesajlar,şarkılar, türküler, sloganlar ve sinevizyon gösterileritrübünlerdeki ve Arena'nın dışındaki"sabırsızlar"ı teskin etmiyordu. 

Tayyip Erdoğan'a kavuşmaktıtek istedikleri...

 "Akıl ve gönül birliği" içinde olanErdoğan-Yıldırım ikilisiydi görmek istedikleri."Kibir düşmanı" ikiliye biran önceulaşmaktı istedikleri

Az sonra dışarıdaki otobüsün üzerinde belirdi ikiside. 

Salon çıldırdı!

Erdoğan çılgınlığı...

998 günlük hasretin bitmesiydi çığlıkların çılgınlığadönüşmesine sebep. 

Kelâma hacetkalmadı.
Zira gözler konuştu günboyunca.  
Erdoğan-Yıldırım ikilisi Arena'yı bir baştan birbaşa turlarken, ellerin buluşması da zor olmadı.Gönüllerdeki coşkuyu ben anlatmayayım, varınsiz tahmin edin... 

Koltuğa veda vakti gelmiştiartık!

Bir çok kişinin ömür boyu kurulmak istediği koltuğa...
Baba ile oğulun arasını açan, kardeşi kardeşekırdıran, dostlukları yerle yeksan eden koltuğa... BinaliYıldırım, hiç bir zaman ve hiç bir dönemde tamah etmediği bukoltuğa... 

22 Mayıs 2016 günü oturduğu koltuğu, bir yılbir gün sonra Tayyip Erdoğan'a iade eden Binali Yıldırım'ınyaptığının bir benzeri dünyada var mı bilmiyorum. Ama böylesi asilbir davranış Türkiye'de görülmüş şey değil!

Ayakta ve alkışlarla uğurlanması bu yüzden işte!

Bundan böyle...
Nerede olur bilemeyiz!
Lâkin...
Binali Yıldırım'ın, hesap kitap yapmayan duruşu veherkesi sarıp sarmalayan dokunuşu ile bir ömür boyu hatırlanacağınıbiliyoruz. 

Hiçbir sorumluluktan kaçmadığı gibi, istikrarını da bozmadıçünkü.
Başkan Vekili...
Başbakan... ya da başka bir isim.
Önemli değil... 
Onun için esas olan hizmettir...
Bilen bilir, bilmeyen de bilecek zamanla... 

Binali Yıldırım'ı ayakta uğurlayanlar, Tayyip Erdoğan'ıngelişini bekledi, oturmadı kimse yerine. Kulakları sağır eden biruğultu ve alkış tufanı... Tek bir slogan vardı aynı anda herkesinağızdan çıkan...

"Recep Tayyip Erdoğan..."

Erdoğan'ın gelişiyle birlikte, zihnimizden sökülüpatılmak istenen 15 Temmuz gecesini bir kez daha yaşadık.249 şehidimizi hasretle yad ettik. İnançlı insanlarımızınkanını içerek yaşayan Pensilvanya'daki "İslamvampiri"nin yaptığı her kötülüğü yenidenyaşadık. 

Tayyip Erdoğan'ın yürüdüğü "Uzun İncebir yol"un güzergahı şimdiden belli:

-FETÖ mücadele kararlılıkla sürecek. 
-AK Parti'nin "çatkapı" geleneği devamedecek.
-Yorulanlar, yollarını kaybedenlerle AK Parti arasınakalın bir duvar örülecek... 
-AK Parti'de gençleşme süreci başlatılacak...18-20 yaşarası gençlere, teşkilatlarda yer açılacak.

Özetle...
Tayyip Erdoğan seçim barajının yüzde 10 olmaktan çıktığını,AK Parti'ye gönül veren herkesin yüzde 51'e ulaşması için, yapmasıgerekenleri sıraladı Arena'daki konuşmasında.

Anlayan anladı tabii... Anlamayanlar ise sorup soruşturmayabaşladı şimdiden. Onlardan biri "Bundan sonra neolacak?" deyince...
 yazımı koydum önüne... 
"Oku" dedim... Evine vardığında, Erdoğan'ıbir kez daha dinlemesini önerdim.
"Nasıl?" deyince...
Koptum!
"İyi yolculuklar..." dedim sadece...
AK Parti'ye veda vaktinin geldiğini söylemek istedimşimdiden... 

"Sağol" dediama..
Ne demek istemediğimi anlamadıgaliba...