BIST 10.644
DOLAR 32,20
EURO 35,01
ALTIN 2.500,70
HABER /  GÜNCEL

Erdoğan'dan dünyaya yeni mesaj

Partisinin grup konuşmasını yapan Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin dış politikası ile ilgili Türkiye'nin Dünya meselelerinde karnından konuşan ülke olmayacağını söyledi.

Abone ol

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin tarafı olduğu bütün uluslararası meselelerde tarzının, duruşunun ve mesajının açık ve net olduğunu belirterek,''Türkiye, dünyaya karşı karnından konuşan bir ülke değildir, olmayacaktır'' dedi. Filistin ile İsrail arasında çok uzun zamandır devam etmekte olan problemlerin çözümünde yeni bir merhaleye gelindiğini ve iyimser beklentilerin arttığı bir dönemin yaşandığını ifade eden Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin, bölgede yıllar önce kendi kabuğuna çekilerek bıraktığı büyük boşluğu, yeniden doldurma noktasına geldiğini söyledi. Erdoğan, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, daha önce 36 ilde yapılan teşvik uygulamasının kapsamının genişletilerek, 49'a çıkarıldığını bildirdi. Teşvik kapsamına, Artvin, Çorum, Elazığ, Kahramanmaraş, Karaman, Kastamonu, Kilis, Kütahya, Nevşehir, Niğde, Rize, Trabzon ve Tunceli illerinin de alındığını ifade eden Erdoğan, elde edilen başarıların, rekor göstergelerin kendilerini asla rehavete, şımarıklığa, gevşemeye sevk etmeyeceğini, tam tersine kararlılığın, disiplinin artarak devam edeceğini söyledi. İşadamlarından memleketlerine yatırım yapma çağrısında bulunan Erdoğan, milletvekillerinden de bölgelerindeki işadamlarını memleketlerine yatırım yapma konusunda çalışmalarını istedi. Türkiye için Türkiye ekonomisi için daha yapacakları çok işlerinin olduğunu kaydeden Başbakan Erdoğan, ''inşallah yaşatacağımız çok daha fazla sevinçler var. Bunları da yaşayarak hep birlikte göreceğiz'' dedi. DIŞ İLİŞKİLER Göreve geldikleri ilk günden beri dünya ile bütünleşmek, bölgedeki ve dünyadaki sorunlara aktif bir barış diplomasi ile çareler aramak, Türkiye'nin büyüklüğüne yaraşır bir vizyon geliştirmek konusundaki kararlılığı ifade ettiklerini kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu: ''Tarafı olduğumuz bütün uluslararası meselelerde tarzımız, duruşumuz, mesajımız açık ve nettir. Türkiye dünyaya karşı karnından konuşan bir ülke değildir, olmayacaktır. Bizim inancımıza göre ne kadar karmaşık olursa olsun, bütün uluslararası meselelerde hakkaniyetli çözüme açılacak bir kapı bulunabilir. Biz daima o kapının arayışı içinde olacağız ve iki yıldır olduğu gibi bu iyi niyetli yaklaşımımızın meyvelerini de alacağız. Günümüz dünyasında artık uluslararası meselelerden tarafların anlı şanlı zaferlerle çıkması mümkün değildir. Ancak bütün tarafları tatmin edecek uzlaşma noktaları yakalamak mümkündür. Bizim arayışımız, bütün tarafların kazanacağı hal çarelerine ulaşmaktır. Çevremizde meydana gelen her gelişmeye bu gözle, bu perspektifle bakıyoruz. Yanı başımızdaki yangınlara duyarsız kalmak, bana dokunmayan yılan bin yaşasın deme lüksümüz yoktur. Coğrafyamız itibariyle yoktur, tarihimiz ve medeniyetimiz itibariyle yoktur, milli menfaatlerimiz itibariyle yoktur. Bütün bu koordinatlar, Türkiye'yi bu coğrafyanın kalbindeki merkez ülke haline getirmektedir. Şunu herkes bilsin ki, kendi gölgesinden kaçan bir ülke olmayacağız. Kendi bin yıllık tarihimize, engin coğrafyamıza, milli misyonumuza yüz çevirmeyeceğiz. Aksi halde bugün komşumuzu yakan yangınlar yarın bizim kapımıza dayanacak, bugün başkasına dokunan yılan yarın benim başıma çöreklenecektir.'' ''FELAHA ULAŞILACAK TEK YOL BARIŞ...'' Dünyanın her bölgesinde insanlığı felaha (kurtuluş) ulaştıracak olan tek fikrin barış olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, bu fikri en gür sesle her zeminde dillendirdiklerini, büyük bir kararlılıkla bunu yapmaya devam edeceklerini söyledi. Kimseyle çatışma niyetinde olmadıklarını, hiçbir coğrafya üzerinde de gizli bir emelin, sinsi bir planın, projenin olmadığını kaydeden Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: ''Biz kendi güvenliğimizi, esenliğimizi, geleceğimizi, uzağımızdaki ve yakınımızdaki milletlerden ayrı görmüyoruz. Barışı sadece kendimiz için değil, bütün dünya için istiyor, dünyanın geleceğini de buna bağlı görüyoruz. Bu çerçevede, nerede bir yangın varsa su taşımaya, nerede bir yara kanıyorsa merhem olmaya hazırız. Bu uğurda her türlü imkanı seferber etmekten de çekinmeyiz. Barış bizim hem bölgemizde hem de dünyada vazgeçilmez önceliğimiz olarak kalacaktır. Tarihin milletimize mirası olan bu misyonu asırlar boyunca taşıdığımız gibi bugün de hakkıyla taşıyacağımızdan şüphe duymuyorum.'' GÜL'ÜN ORTADOĞU TEMASLARI Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün, Filistin ve İsrail yetkilileriyle temaslarda bulunmak üzere kalabalık bir heyetle birlikte bölgeye ziyaret gerçekleştirdiğini anımsatan Erdoğan, bu ziyaretle birlikte Türkiye'nin, Ortadoğu barış süreciyle ilgili olarak neler yapabileceğini daha net olarak görme imkanına kavuşacağını bildirdi. Filistin ile İsrail arasında çok uzun zamandır devam etmekte olan problemlerin çözümünde yeni bir merhaleye gelindiğini ve iyimser beklentilerin arttığı bir dönemin yaşandığını anlatan Başbakan Erdoğan, ''Umudumuz odur ki, taraflar bugün karşılıklı iyi niyet adımları atmaya ve bölgede yıllardır yaşanmakta olan acı tabloları ortadan kaldırmaya dün olduğundan daha yakındırlar'' dedi. FİLİSTİN VE IRAK SEÇİMLERİ Türkiye'nin bu çatışmanın her iki tarafıyla iyi ilişkiler içinde olan bir ülke olması dolayısıyla, tarafları barış temelinde şekillenecek yeni bir buluşma noktasına yaklaştırmakta önemli katkılar sağlayabileceğini bildiren Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: ''Hükümet olarak bu barış sürecine doğrudan katkı sağlamayı bir görev biliyoruz. 9 Ocak tarihinde yapılacak Filistin başkanlık seçimleri öncesinde bölgede barış zeminini güçlendirecek çabayı göstermek konusunda uzak ya da yakın bütün ülkeler de bu paralelde aktif çaba göstermelidirler. Seçimlerin en iyi şartlarda gerçekleşmesi için Türkiye hem maddi, hem manevi katkılarını esirgemeyecektir. İnanıyorum ki bu önemli seçim, şeffaf, demokratik ve başarılı biçimde gerçekleştirilecek ve bölgede barışın tesisi için yeni kazanımlar sağlanacaktır. Aynı şekilde Irak'ta da seçimlerin vakit geçirilmeden yapılmasını ve Irak halkının yaşadığı sıkıntıların bir an evvel sona ermesini temenni ediyoruz. Irak'ta barış ve huzur ortamının tesisi için üstümüze düşeni yapmaya hazırız. Biz, bölgede barış sürecinin kapsamlı bir süreç olmasını istiyoruz. Bundan önce olduğu gibi her uluslararası zeminde, her bölgesel toplantıda olduğu gibi, Dışişleri Bakanımızın yaptığı Filistin ve İsrail ziyaretlerinde ve ardından gideceği Ürdün'de de bu milli beklentilerimiz açıkça dile getirilmektedir. ASYA'DAKİ DEPREM Şundan emin olunuz ki Türkiye'nin bölge için ne kadar büyük bir ağırlığa ve öneme sahip olduğu her geçen gün biraz daha iyi anlaşılmaktadır. Türkiye, bu bölgede yıllar önce kendi kabuğuna çekilerek bıraktığı büyük boşluğu yeniden doldurma noktasına gelmiştir. Bu yaklaşımımızın bölgeye kalıcı barışın geri gelmesi için taşıdığı değer ve ağırlık kısa zamanda ayan beyan ortaya çıkacaktır.'' Başbakan Erdoğan, konuşmasının son bölümünde, Güney Asya'da meydana gelen depreme değindi. Türkiye'nin de deprem acısını yaşayan bir ülke olduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin ilk etapta 1 milyon 250 bin dolar nakdi yardımda bulunduğunu, başlatılan kampanyaya AK Parti Grubu'nun da 50 milyar lira ile katkı sağladığını belirterek, milletvekillerinin de bu kampanyaya bireysel katkılarının olabileceğini söyledi.