YAZARLAR

Dilek İmamoğlu ve Semiha Yıldırım'ın fotoğrafı!

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu çok asil bir davranış sergileyerek, elleri Semiha Yıldırım'ın başındaki örtüye uzanan şerefsizlere haddini bildirdi.

Binali Yıldırım'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na soyunmasıyla birlikte, bildik çamur insanlar yeniden sahne almaya başladılar. 

Semiha Yıldırım ile Dilek İmamoğlu'nun fotoğrafını sosyal medyada alçakça paylaşan hastalıklı tiplere en güzel cevabı, Ekrem İmamoğlu'nun eşi verdi:

"Ona bakınca annemi görüyorum, ablamı görüyorum!"

Semiha Hanım'ı başındaki örtüyle aşağılıyorlar akıllarınca. Dilek Hanım'ın, bu paylaşımların kötü niyetli olduğunu söyledikten sonra, ettiği bu kelâmı çok ama çok anlamlı buluyorum:

"Semiha Yıldırım'ı aşağıladıklarını düşünenler aslında beni aşağılıyor!"

Türkiye bu filmi daha önce de izlemişti. Binali Yıldırım'ın eşini, bir masada tek başına gösteren bir fotoğrafı manşet yapmıştı Hürriyet. AK Parti'nin kadına bakışını anlatmışlardı güya. Oysa Semiha Hanım tek başına oturmamıştı, lavaboya gidip geldikten sonra AK Partili bir vekilin yerine oturduğunu görünce yan masaya geçmişti. 

İnternethaber çakallara o zaman da haddini bildirmişti. Semiha Hanım'a yapılan zulmü, diğer fotoğraf karelerini yayımlayarak kanıtlamıştık. Hürriyet ise yaptığı rezilliğin üzerine yatmayı tercih etmişti. Yani, yanıltıldıklarını, yanlış yaptıklarını yazmak yerine pespaye haberin üzerine yatmışlardı. Ama diğer fotoğraf kareleri, gerçeği Türk milletinin önüne sermiş, İnternethaber okuyucuları yaptığı yorumlarla, Semiha Yıldırım'a sahip çıkmıştı. 

Bunların kepazeliği bitmedi bitmeyecek. Bir zamanlar, Emine Erdoğan ile katil Esed'in karısını da aynı karede habere konu etmişlerdi. Emine Hanım'ı da Türkiye'ye yakıştırmamışlardı yani. Dilek İmamoğlu gibi yürekli bir kadın, o zaman ortaya çıkıp, böyle şeyler söylememişti. Evet, bir tek kadın bile Emine Erdoğan'a yapılan zulme karşı çıkmamıştı. 

O yüzden, bu ülkenin bir ferdi olarak, Dilek İmamoğlu'na böylesine asil bir davranış sergilediği için teşekkürü bir borç biliyorum. 

Peki bu hastalığın sebebi nedir? 
Niçin, ilk fırsatta Semiha Hanım'ın başındaki örtüye dil uzatılıyor? 
Binali Yıldırım'ın bu ülkeye kazandırdıklarını konuşmak, paylaşmak, takdir etmek yerine niye belden aşağı vuruyorlar? 

Sebebi çok açık!
Binali Bey'le ilgili edecek başka bir kelâmları yok çünkü. İnkârın başka yolu yok çünkü.Yıldırım ve eşinin mütevazı kişiliğine uyduracakları bir kulp bulamıyorlar çünkü. Şeytana hizmet etme sebepleri bundan başka bir şey değil!

Söyleyecek çok söz var!
Dilek Hanım sağolsun, bu aşağılık yaratıklara söyleyecek çok söz olmasına rağmen, bize fırsat vermedi. Temiz yüreğiyle, samimi açıklamalar yaparak, sosyal medyadaki şarlatanlara en güzel cevabı vermiş oldu... 

Bir kez daha teşekkür ederiz Dilek Hanım!
İyi ki varsınız!

Not: Bu yazıyı yazmadan önce Dilek İmamoğlu'nun asil davranışını twitter hesabımdan paylaştım. Ekrem İmamoğlu aradı önce teşekkür etti, sonra da eşiyle aynı görüşte olduğunu, Semiha Yıldırım'a büyük saygı duyduğunu, yapılanın terbiyesizlikten başka bir şey olmadığını belirtti. 

KİBİR BORSASI YAVAŞ YAVAŞ ÇÖKÜYOR!

"AK Parti'deki kibir borsası çökertilecek mi?" videomda kibrin esareti altına giren kimi belediye başkanlarının tekrar aday gösterilmesi halinde olacaklara dikkat çekmiştim hatırlarsanız. 

Önemli temizlik yapıldığını söyleyebilirim!
Tayyip Bey, kibir borsasının kahramanlarını tek tek ayıkladı AK Parti'den. Twitter'da sabahtan akşama artistik pozlar veren kim varsa hepsinin üzerini çizdi ve bir güzel ayar çekti. 

Çok örnek var,  bir kez daha deşifre edip, onları mahçup etmeye gerek yok. Biz önümüze bakalım,  kimin kim olduğuna, nasıl başardığına, nasıl kazandığına ve en önemlisi kibir borsasının çökertilmesine destek olanlara bakalım. 

Mevlüt Uysal'ı konuşalım mesela. Bir tek gün, evet bir tek gün bırakın İstanbul'u, herhangi bir ilçeden aday olduğunu duydunuz mu? İstese, istediği ilçeden aday olabilirdi. İstemedi, istemediği gibi, gitti en zor kazanabileceği bir ilçeyi istedi Reis'ten, Büyükçekmece'ye talip olduğunu söyledi fikri sorulduğunda... 

Mevlüt Uysal'la konuşma imkânı buldum dün. "Kolay olanı herkes ister, önemli olan zoru başarmaktır" dedi. Büyükçekmece'yi alacağına inanıyor. Zor bir seçim olacağını kabul ediyor ama inancını kaybetmiyor ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a güveniyor. "Ben"den uzak herkese, her kesime dokunmayı düşünüyor:

"Milletin kalbine giden yolu biliyorum."

Mevlüt Uysal gibi, milletin kalbine giden yolda herkes yürüse, AK Parti'nin İstanbul başta olmak üzere, tüm Türkiye'de işi zor değil. Aksi takdirde, Kemal Kılıçdaroğlu'nun dediği gibi, duvarın öteki yarısı yıkılır ve herkes altında kalır. 

Umarım gelenler, gidenleri aratmaz!

İstanbul'u konuşmaya devam edeceğiz. 

Not: Sevgili dostlar, Youtube kanalı açtığımı bilenler bilmeyenlere duyursun lütfen. ABONE olalım, olduralım... 

Yorumlar 29 yorum