YAZARLAR

Dikdatör nakaratı, medyanın bitişi ve kibir!

Tayyip Erdoğan ülkesinin üzerindeki kara bulutları dağıtmaya çalışadursun, bizimkiler hâlâ "dikdatör" nakaratıyla meşgul. Üstelik kendi diktatörlüklerini hiç hesaba katmadan.

Dünya bir olmuş, Tayyip Erdoğan'ı alt etmek içinçırpınıyor. Ne diyorlar Erdoğan için? Elle tutulur birargümanları var mı? Bir tek "dikdatör"e sığınıpduruyorlar. Başka da bir politika üretmiyorlar,üretemiyorlar. 

Tayyip Erdoğan ne yapıyor peki?
CHP gündeminde değil. 
HDP onun için terör örgütüPKK'nın uzantısı! 
İYİ PARTİ
'yi yok sayıyor...
Çalışmak ve köklü çözümler getirmek için sadece çalışıyor. 2019'unMart ayında yapılacak yerel seçimler için hazırlık yapıyor.FETÖ ile mücadelesini hiç ara vermeksizinsürdürüyor. 

Hem de gece gündüz!

30 Ağustos'ta yüklü bir programı vardı Erdoğan'ın. Aynıgünün akşamı Beştepe'de gecenin bir yarısına kadarresepsiyona katılan konuklarını ağırladı... dert dinledi, sohbetetti... 31 Ağustos'ta İstanbul'da açılışlar yaptı,mezuniyet törenlerine katıldı. Akşam MücahitArslan'ın düğününe katıldı ve 1 Eylül'de 3 günlükKırgızistan gezisine çıktı. 

FETÖ'yü Türkiye'de çökertenErdoğan, ipin ucunu bırakmak istemiyor. 15 Temmuzgecesi Türkiye'yi kana bulayan bu terör örgütünü dünyadan silipatmak istiyor. Kırgızistan'daFETÖ'nün hâlâ çok güçlü ve etkili olduğunu gördük.Cumhurbaşkanı üç gün boyuna, bu hain örgütün marifetleriniKırgız yönetimine anlatıp durdu. Kırgızistan içintehlike çanları çalıyor. FETÖ, 15 Temmuz öncesindeolduğu gibi, Kırgızistan'ı da kuşatmış durumda. Her yerdeadamları var... bürokrasinin neredeyse tamamı onlarınelinde. 

Tayyip Erdoğan, Kırgız yönetimine sıkı sıkı tembihtebulunduktan sonra, Türkiye'ye döndü. Bir taraftaTrump manyağı, yanı başımızda katil Esed.Rusya'nın İdlib çılgınlığı... PKK, DEAŞ ve türlü terörörgütleri...Tayyip Erdoğan ülkesinin üzerindekikara bulutları dağıtmaya çalışadursun, bizimkiler hâlâ"diktatör" nakaratıyla meşgul. Üstelik kendidiktatörlüklerini hiç hesaba katmadan. 

ABD askeri kesilen bu muhteremler kendi ülkelerinebüyük kötülük yapıyor, Trump'ın ekmeğine yağsürüyorlar.  Ülke siyasetleri desen yok, ekonomi desen birçözüm önerileri yok. Dış politikaya yönelik politika üretemiyorlar.Erdoğan kiminle zıtlaşsa, kime ters düşse...Türkiye'ye düşman olan,Türkiye'yi batırmak isteyen, Türkiye'yiekonomik olarak çökertmek isteyen kim varsa... hepsiyledost olmuşlar. 

Niyetleri Erdoğan'ı çökertmek!
Ve fakat...
Erdoğan'ı çökerteyim derken, Türkiye'yiçökertiyorlar!
Hem de, bile bile... 
Yazık ki, ne yazık!

HADİ BİRBİRİMİZİ YİYELİM

Türkiye gazetesi yazarı CemKüçük, medyanın bittiğini belirten iki yazı yazdı. Gerekçeolarak da, kimi yazarların ve gazetelerin etkisiz hale geldiğinigösterdi. 

Cem Küçük, iktidar yanlısı veya iktidar karşıtı kalemerbabını ayırmaksızın bir tespitte bulunuyor:

"Okunmuyorlar..."

El hak doğru...
Ve fakat...
Erdoğan'a düşmanlık yapan kalemleri"okunmayan" yazar olarak sınıflandırmak doğrudeğil. Toplumun yarısı bunlardan nemalanıyor, Erdoğandüşmanları bunlardan besleniyor. Sosyal medyadakipaylaşımlar bunun göstergesi. Erdoğan'ın aleyhindekiyazılar tık rekoru kırıyor. İstatistikler bu yönde bir grafikçiziyor çünkü. 

İktidar yanlısı yazarlar da okunuyor elbet. Ama iktidarkarşıtı yazarlar kadar değil. Onlar birbirlerini yemeklemeşgul çünkü. İsim isim saymaya gerek yok, çoklar...Kendi insanını, kendi arkadaşını, kendi davasına gönül veren kimvarsa... hepsini kesip biçiyorlar. 

Ersoy Dede son örnek... 
Volkan Konak'la poz verdi diye...
İdam sehpası kurmadıkları kaldı. 
Karşı taraf tek vücut olmuş, Erdoğan'ı yemeyeçalışıyor. 
Bu arkadaşlar ise, birbirini boğazlıyor. 

Cem Küçük haklı; medya bitiyor.
Ama bir kesimi...
Onlar birbirini boğazlıyor, diğerleri ise olup itendenkeyif alıp, palazlanıyor. 

AH KİBİR AH

AK Parti'de eski bir genel başkan yardımcısıSultanbeyli Belediyesi'ne ziyarete gidiyor. Hoş,beş, sohbet derken... çay kahve servisi yapılıyor dahasonra... 

Paçalarından kibir akan eski genel başkan yardımcısına kahveikramı yapılıyor. Görevli, kahveyi önüne koyarken, başınageleceklerden habersizdi. 

Birden hiddetleniyor bizimki:
"Çağırın bana şu çaycıyı..."
Çocuk geliyor:
-Buyurun efendim.
-Evladım sen ne beceriksiz bir adamsın öyle. Kahvekoyuyorsun önüme, kahve fincanının kulpu solda... sen nasıl bunuyaparsın, kahve fincanının kulpu sağda olur. 
-Efendim... 
-Çık dışarı... gözüm görmesin seni.. 

Başkan da, yardımcıları da... Orada bulunan meclis üyelerinin deyüzü kızarıyor ama elden bir şey gelmiyor. Koskoca genel başkanyardımcıları var karşılarında... 

Ne desinler, kibir ağır basmış bir kere!

BAKANI ODASINDAN KOVAN İLBAŞKANI

DYP iktidarının Bakanı Yıldırım Aktunada, kibirliydi bizimki gibi. Yıldırım AktunaOsmanbey'deki DYP binasınageldiğinde, İl BaşkanıOrhan Keçeliodasındaydı. Aktuna içeri girer girmez Keçeli'ninkoltuğuna kurulduktan sonra, "Beni neden kapıdakarşılamadın Orhan?" dedi. 

Keçeli cevap vermek yerine, usulca yanına sokuldu Aktuna'nın.Kolundan tuttuğu gibi, kapıya doğru fırlattı:

"Sen bakan olabilirsin ama önce insan olmalısın. Benburada Demirel'i temsil ediyorum. Beni nasıl azarlarsın? Bu nekibir Yıldırım Efendi?"  

Rahmetli arkasına bakmadan çekip gitti!

Orhan Keçeli demişti diyeceğini.
Kibre pabuç bırakmamıştı.
Kıssadan hisse... 

Yorumlar25 yorum