BIST 10.471
DOLAR 32,52
EURO 35,06
ALTIN 2.436,52

CHP büyük gayret gösterdi

31 Mart Yerel Seçimleri üzerine bir araştırma, gözlem, röportaj ve anket çalışmaları planlanmalı. Bu çalışma ile ilgili akademisyen, araştırmacı ve yazarların objektif tarafsız gözlemleri kaleme alınmalı. Rapor edilmelidir.

Türkiye ve dünya gündemi çok yoğun. Dünyadaki gelişmeler kesintisiz bir şekilde devam ediyor. Sanki dünya her zamankinden daha hızlı dönüyor. Zaman hızla eriyor. Gündem hızla değişiyor. Bu süreçte esas gündem maddelerine dikkat çekmek gerekiyor.

Esas gündem maddelerinden biri de yerel seçimlerin sonuçları.

Yerel seçimlerin niteliksel ve niceliksel analizleri yeterince yapılmadı.

Oysaki sadece belediye başkanlıklarından öte Türkiye'nin genel siyasetine bakmak için veri havuzu oluşturulmalı.

Veri havuzunda belediye meclisi ve il genel meclisi sonuçları dikkatle incelenmelidir.

31 Mart seçim sonuçları birkaç sıradan ve klişeleşmiş ifadeyle açıklanamaz.

Mümkün olduğunca analiz ve araştırma yapılmalıdır.

31 Mart seçimlerinde AK Parti seçmeninin sandığa katılımında büyük düşüş görülüyor.

Geçersiz oylardaki artış tepki oyu olarak okunmalıdır.

İlk defa oy kullanan yeni seçmenler dikkate alındığında;

2019 seçimlerinden yola çıkarsak 7 milyon AK Parti seçmeninin sandığa gitmediği ya da bilinçli olarak geçersiz oy kullandığı görülüyor.

Bir de başka partilere oy verenleri de eklersek sayı 8 milyonu aşıyor.

İşte bu nedenle CHP 2019 seçimlerine göre sadece 2 milyon civarında oy artırarak birinci parti oldu.

AK Parti seçmeni neden sandığa gitmedi?

Bu sorunun cevabını seçimden önceki yazılarımda tahmin olarak yazmıştım. Ceza sandıktan çıkacak diye. Seçimin kaybedeni AK Parti olacak diye.

Sebepler; ekonomik, sosyolojik, siyasal

Seçimden 10 ay önce de ekonomide büyük sorunlar vardı. O zaman seçim nasıl kazanıldı.

Muhafazakârlığın toplumsal tabanının daralması 10 ay önce de vardı.

10 ay önceki başarı nasıl başarısızlığa döndü?

Tam da bu noktada siyasal alana dönüp bakmak ve siyasal sebepleri analiz etmek gerekiyor.

Siyasal sebepler söz konusu olduğunda;

Seçim sonrası altı boş bırakılan, havada cümlelerle ve seçim başarısızlığı sadece birilerine ihale edilip konu kapatılmaya çalışılmamalı.

Esas mevzu…

Cumhurbaşkanının Erdoğan’ın yanında olan ama AK Parti’nin yanında olmayan seçmenin sesi

Seçimden önce bu sayfada yazmıştım. Siyasal alanın konsolidasyonu (birleştirme-bütünleştirme) ve kampanya stratejisinin seçim safındaki en önemli başlık olduğunu.

14 ve 28 Mayıs'ta büyük umutlarla seçime girip sandıkta beklentisine cevap alamayan CHP olmuştu. Yaşadığı siyasi travmanın etkisinden koparak mücadelesine devam etti.

Genel başkanını değiştirdi.

Medyasıyla, STK'larıyla, parti tabanıyla birlikte strateji üretti.

CHP siyasi kültüründen olmayan, sağcı adaylarla görücüye çıktı. Kendi siyasal ve toplumsal tabanını konsolide edecek bir siyaset dili kullandı.

Bu dil toplumda karşılık buldu.

CHP 31 Mart yerel seçimlerinde olağanüstü bir gayret gösterdi.

Peki, aynı gayret AK Parti’de neden yoktu?