YAZARLAR

Y.Doç.lik tasarısı; TBMM Eğitim Komisyonu’nda nasıl değerlendirildi?!.

Milletvekilleri; mevcut Y.Doç.lerin durumu hariç, her sorunu dile getirmiş…

Tutanakları okuyunca  gördükki; üniversitelerimizin pek  çok sorunu varmış!..Çok fazlayanlış yollara sapan akademisyen varmış, ama bir şey yapılmamış vehep kazanmışlar!... Maalesef, Türkiye gerçeği!.. Komisyonda, mevcutY.Doç.lerin durumu  hariç, birçok konu dile getirilmiş…Kabuledilen tasarı, sadece mevcut Y.Doç.lere bir hak getirmemiş, onlarıyabancı dil barajından kurtaramamış. Bu nasıl Y.Doç.lik ünvanınınkaldırılması?, MV’leri dahil kimse anlayamadı…30.000 kişi,istemedikleri bir alt unvana atanacak; yılları, çalışmaları,üretimleri değerlendirilemeyecek...

Sadece;

a)Doç. liğe başvurup bilimsınavından geçip, sözlü sınav bekleyenler (bir kısmı Y.Doç.)otomatikman Doç. oldu. Bu madde  tahmini 1000 kişiyi, hadiabartalım 3000 akademisyeni ilgilendirdi.

b) Dr./Sy. Arş.Gör.ler otomatikolarak  Dr.Öğretim Üyesi oldular. Kaç genç akademisyeniilgilendiriyor bilmiyoruz. Yani Dr./Sy. lar yükseltildi (iyi birşey), Y.Doç.ler alçaltıldı(kötü bir şey).  Burada zarar kiminbelli değil mi?...

Komisyonda bazıVekiller;  konuşmalarında “gündeme” dahi değinmemişler.Y.Doç.likten çok, Doç.lik aşamaları konuşulmuş. Şimdibizce konumuzla ilgili/önemli  olanları vermekistiyoruz;

Milli Eğitim Bakanıİ.Yılmaz: Yükseköğretimdeki öğrenci sayımız 7 milyon 700binin üstündedir…Öğretim elemanı sayımız ise 150 bininüzerindedir…2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda yapılandeğişiklikle idari ve mali açıdan bağımsız bir kalite kuruluoluşturuldu…Üniversitelerimizin tümünün aynı ve birbirinin kopyasıveya benzeri olmasını istemiyoruz…2547 sayılı YükseköğretimKanunu’nda yapılan değişikliklerle Eğitim Programları DanışmaKurulu ve Meslek Yüksekokulları Koordinasyon Kuruluoluşturuldu…Yardımcı doçentlik kadrosu kaldırılmakta, doktoröğretim üyeliği kadrosu ihdas edilmektedir. Yine, doktorasınıbitirenlerin doçentliğe geçişi de düzenlenmektedir. Okutman, uzman,çevirici ve eğitim öğretim planlamacılar öğretim görevlisikadrosuna dönüştürülmektedir….

M.Ilıcalı(AK Parti):İki tane de önemli 17maddede boşluk görüyorum. Mevcut yardımcı doçentler ne yapacak;bir. İkincisi: Profesörlük için -ben üç kere profesör olmuş birkişiyim- her birinde ayrı bir jüri, ayrı bir üniversiteyegidiyorsunuz, bu kadar yayınları götürüyorsunuz. Bunu da bari SayınYÖK Başkanım, 17 madde gelmiş, şu profesörlüğü de bir sadeleştirin.İstanbul Teknik Üniversitesinde profesör olan bir kişiye, bir vakıfüniversitesinde bir daha tekrar aynı şartlarda ayrı jüriler yapmakbayağı bir bürokrasiyi artırmak demek..

M.Toğrul (HDP):Sayın Başkan, şimdi getirilen düzenlemeyle yardımcı doçentliğinkaldırılmadığını sabahleyin de konuşmamda ifade ettim. Bizim dahaönce var olan akademik yükselmedeki üçlü hiyerarşik yapı öğretimüyeliğinde korunuyor. Daha önce yardımcı doçentti, doçentti veprofesördü; şimdi yardımcı doçenti doktor öğretim üyesi yapıyoruzyani üçlü olan mekanizma korunuyor. Sonuçta bir değişiklik yok veSayın Cumhurbaşkanının konuşmasında söylediği birilerinin önükesiliyor, engelleniyor, paravan oluyor diyorsa, o zaman yapılmasıgereken şeyin, savunulması gereken şeyin şu olması lazımdı: Üçlühiyerarşik yapının çoğu yerde olduğu gibi ikili hiyerarşik yapıyayani doçentlik ve profesörlüğe döndürülmesi gerekiyordu.

C.İrgil(CHP):Yıllardır birikmiş olan sorunları burada çözebilir noktadaolabiliriz. Şimdi, burada kişilerin ders anlatma kabiliyetleri,toplumla olan ilişkileri, becerileri, özellikle uygulamalı alanlarda yani tıp alanında, sanatta yeterlilik gerektiren alanlarda,güzel sanatlar alanında bu yetkinlik nasıl sorgulanacak; butasarıda açık. Ben bu tasarıyı bu açıdan eleştirmiyorum, sadecediyorum ki: Gelin, herkes buradayken, bu ülkenin millî eğitimineyön veren insanlar buradayken buna bir ortak çözüm bulalım çünkü buaçık gelecekte çok önemli sorunlara yol açabilir…Sistemin tamamenpuanlama şeklinde yürütülmesi için önlemler alınmalıdır veyayınların yapıldığı dergilerin kalitesi de en azından bellişartlar altında hesaba katılmalıdır çünkü parayla yayın yapan,parayla yazı yazan, parayla tez yazan tez dükkânlarının olduğu birülkeden bahsediyoruz. Ben şu anda parayla tez yazdıran onlarcaöğretim üyesi tanıyorum, parayla tez yazan öğretim üyesi detanıyorum başkalarına. O yüzden, bu ülkeyi bu ahlaki çöküntüdenkurtarmamız gerek.… Yüzlerce, hatta sadece dil sınavına başkasınısokarak ya da soruları satın alarak giren on binlerdenbahsediliyor.

L.Karabıyık(CHP):Çoksayıda jüriye girdim, doçentlik sözlü jürisine girdim. Adaybilimsel olarak o kadar yetersiz ki geldiği zaman yani bazılarındanbahsediyorum -benim alanım da finans bu arada- yardımcı olmayaçalışıyorsunuz kendisine bir şekilde. İkinci defa gelmiş, üçüncüdefa gelmiş, dosyayı yakacak. Yayımı kendisinin yapmamış olduğu yada belli yerlerinde yer almış olduğu…Bir başka nokta da şu andahâlen dışarıdan tez yazanların ya da yazdıranların -hatta yazdıranöğretim üyeleri bi le var diye duyuyoruz ya da bu tür şirketlervar, reklamları filan da var- bunların önünü kesememişken böyle biruygulamaya geçilirse bunları daha da çok artırmış oluruz yani artıkbüyük puntolarla reklamlar yaparlar, böyle bir sektörü degeliştirmiş oluruz. Bu son derece yanlış olur…Zaten burada birkaldırılma haberi bence yanlış yani kaldırılmadı, adı değiştirildi.“Doktor öğretim görevlisi”ydi önce, YÖK’te bizimle toplantıyapıldığında ama çok eleştiri gelmişti, sonra “doktor öğretimüyesi” oldu. Yani değişen de bir şey yok, “yardımcı doçentlik”ifadesi kalktı. Kamuoyunda şu anda sadece bu ön planda Sayın Bakan.Doçentlik sınavının kaldırıldığı çok f azla duyulmadı, kamuoyutarafından çok fazla bilinmiyor ama biz o süreçleri yaşayankimseler olarak doçentlik sözlü sınavının kaldırılıyor olmasını vesadece yayım kriteriyle doçent yapılıyor olmasını, tekrarsöylüyorum ki doğru bulmuyorum.

K.Aydın(MHP):Böylebir kurumda bizim öncelikli odaklanmamız gereken şey -gerçektenbunu bazen çok söylüyoruz, Türkiye Büyük Millet Meclisinde herbağlamda söylüyoruz- ehliyet ve liyakat…Şimdi, resmen artık“yardımcı doçentlik” ismi yok yani “doçentin yardımcısı” kavramınabiz hep karşı çık tık, öyle de algılamadık zaten. Doktoranın dauzmanlık olduğunu söyledik, bütün arkadaşlar mutabık. Gerçektenehliyetin alındığı, tescil edildiği nokta doktoradır ya da sanattayeterliliktir ya da tıpta uzmanlıktır. Bu üçü için degeçerli…Öğretim üyesi doktor olmuştur, öğretim üyesi doçentolacaktır, öğretim üyesi profesör olacaktır. Yani bunu birtenzilirütbeye tabi tutmayalım…YÖK gerçekten akademisyenlereokuduğunu anlayacak, anladığını ifade etme yeteneği kazandıracakdil kazanımları sağlamakla mükelleftir. Bunu te ste tabi tutarak,efendim “100 sorudan 70’ini yap, 65’ini yap, 55’ini yap.” Bu nereyegötürür? Bu ne ona makale yazdırır ne akademik bir platformdadüşüncelerini ifade ettirir ne de okuduğunuanlaştırır…

A.Atıcı(CHP):Şimdi,eğer bu teklif kabul edilirse ne olacak? Yardımcı doçentlik yerinedoktora öğretim üyesi ilan edilecek, kadro ilan edilecek. Atamayıkim yapacak? Rektör yapacak atamayı. Jüri? Jüri yok. Rektör buatamayı nasıl yapacak? İlgili bölüme danışacak. Danıştı, ilgilibölüm dedi ki: “Biz A şahsını istiyoruz.” Rektörü bağlar mı?Bağlamaz. Yasal olarak bir mahzur var mı yargıya gittiği zaman?Hayır, yok. Yani, hâkim sizin imza ettiğiniz bu yasaya göre diyecekki: “Rektör danışmış, atamasını yapmıştır.” Öbür türlü jüri “Aşahsını atayın.” dediğinde rektör B şahsını atarsa yargıya gidipbunu çevirebilir, onla rca, yüzlerce örneği var bunun ama eğer bunukabul ederseniz doktor öğretim üyesinin atanması sadece ve desadece rektörün iki dudağı arasında olur…..Yabancı dil 55’edüşürülmüş. İstersen 45’e düşür. Sınavı zor yaparsın, kimse 45alamaz. Yani konu burada sınavın puanını düşürmek değil. Yani bunubizim algılamamız lazım. Yabancı dil bir öğretim üyesine lazım mı?Lazım. E sen bunu 70’e çıkar, sınavı kolaylaştır, herkes 70 alır,geçer; 30’a düşür, kimse 30 alamaz. Şimdi, bunun kriteri buolmamalı ya. Ben okuduğum makaleyianlayabilmeliyim….

G.Usluer (CHP):Doktorasını bitirenlerin doçentliğe geçicikolaylaştırılmaktadır. Yapılacak düzenlemeyle doktora sonrasındaöğretim üyeliğine geçiş sürecinin daha hızlı bir şekildegerçekleşmesi mümkün olacaktır.” Vallahi bunu anlamak hiç mümkündeğil….Şimdi yardımcı doçentlerin adını değiştiriyoruz. Diyoruz ki“doktor öğretim üyesi.” Değiştirelim, değiştirelim. Ancak “yardımcıdoçent” olsun adı veya olmasın, yardımcı doçentlik kadrosuakademide, öğretim üyeliğinde bir başlangıç süreçtir ve bubaşlangıç sürecin oluşmasında o kişinin, o başlangıç sürece dâhiledilecek kişinin bilimsel yeterliliği uygu n mudur? Birinci sorubu. Yani gelecekte bu kişiden bilim insanı olabilir mi? Her doktorayapan bilim insanı olacak diye bir şey yok…

H.A.Özdemir (CHP):Biz burada temel çerçeveyi çizen, hukukikuralları, aksayan yönleri düzeltmek üzere, iyileştirilmelerdebulunmak üzere yapma durumundayız. Şimdi, insan kalitemizi eğerhukuki yaptırımlar olmazsa ahlakla yürüyemeyiz. Ahlaki değerlerolmazsa hukuki yaptırımlarla yürü yemeyiz. İkisinin at başı gitmesilazım…Yıllardır dil çalışan bir insan olarak ben hâlâ öğreniyorum,hâlâ farkına varamadığım şeylerin yeni yeni farkına varıyorum.Burada asgari bir ölçünün öncelenmesi yeterli olacaktır fakat dileğitimini biz üniversiteye bırakmakla, hatta doktorada, lisanssonrasına bırakmakla çok büyük bir yanlış yapıyoruz…Üniversitedeyıllarca akademisyenlik yapmış birisi olarak söyleyeyim,saygınlığın ölçüsü ilmî yeterliliktir. Bütün dünyada böyledir;doçentlik ve profesörlük doktoranın yanında kayda değer bir önemdedeğildir, doktora asıldır ve doktor olanlar profesör olmasalar daçok saygın kimselerdir ama yeter ki teziniz tez olsun. Yani,tezinizde yenilik ortaya koyuyorsanız, bilime katkı sağlıyorsanız,bilimin gelişmesine bir taş da olsa, duvara taş koyarcasınakoyuyorsanız siz çok iyi bir iş yapıyorsunuz.

İ.Uçma (AK Parti):Arkadaşlar, belki haklısınız, doktor öğretimüyesi, bunlar belki tenzili rütbe degörecekler bunu, birden doçentlik talep edebilecekler belki, onuniçin de heyetler kurulmalı, nasıl olacaksa. Biraz önce SevgiliAkif’le de konuştuk, yüreğiniz yetiyorsa jüri üyelerini gelin hepbirlikte karara bağlayalım, koyalım, kayda alsın, bakalım neoluyor.

S.Özdemir(CHP):Yardımcı doçentlik kadrosundaki bir hoca için ya daakademisyen için bakarken dil başta olmak üzere birçok koşulkaldırılırken şimdi üniversiteler farklı koşullar koyacak, dil dedâhil birçok ek koşul koyabilecek ya da yayınlarla ilgili ekkoşullar koyacak. Burada üniversiteler arasında bir makas oluşacak,bir bloklaşma olacak, nitelik anlamında akademisyenler arasında birfark oluşacak. Sanırım, bir 103 TL’lik maaşlarda bir düzenlemeyegidilecek. Bu da biraz sakıncalı bir durum gizi gözüküyor. Bununbir açıklaması var tabii ki ama genel anlamda akademisyenlerin -azevvel de konuştuk- performans kriterleri noktasında daha kapsamlıbir düzenlemeye ihtiyaç var, yayın, ders yükü, çalışmaları,performansı, kalite artırımı noktasında da daha nitelikli vekapsamlı bir çalışmanın yapılması gerekiyordu.

Sn.Bakan arakonuşmasında;“Yine burada var, bir hocam“Mevcut yardımcı doçentler ne olacak?” dedi. Geçici 24’üncü madde,hiçbir işleme gerek kalmaksızın doğrudan öğretim üyesi kadrolarınaatanmış olurlar.” demiş. Mağdur olmuş, mevcutY.Doç.leri, bir madde ile, istemedikleri bir unvana atayıvergitsin? Kağıt üstünde ne kadar kolay değilmi?!..

AK Parti'li üyeler önergevermemişler. CHP bir çok önerge vermiş, MV. C.İrgil çok çabalamışama hiçbiri kabul görmemiş. Örnek bir çok akademisyenin sorunu olan36. Madde; YÖK Doç.’ti olunmuş, ama yönetim kadro vermiyor ve sayıları da az değil. Ne olmuş, yine kabul edilmemiş...Kimtarafından Hükümet ve AK Parti üyelerinin çoğunlukta olduğukomisyon  tarafından, ilginç değil mi?!..

MADDE 36: 2547 sayılı Kanunaaşağıdaki geçici madde eklenmiştir: "Geçici Madde 75 — Doçentunvanı almış olup, bu kanun yürürlüğe girdiği tarihte yardımcıdoçent kadrosunda bulunanlar başkaca bir şart aranmaksızın,üniversitelerindeki bilim alanlarında doçent kadrolarına doğrudanatanırlar.”

Kısaca;

1/ Cumhurbaşkanımız,35.000akademisyeni ilgilendiren  "Y.Doç.lik kalksın" dedi. Ama, bazı komisyon üyelerinin dediği gibi, kaldırılıyor gibiyapılıp,  daha alt şartlarda yeni bir alt ünvanbulundu, yabancı dil yine baraj olarak kaldı. ZatenDr./Sy.de 50 puan almışlardı. Dr.Öğr.Üyesi ile özlükhakları iyileştiriliyor denilerek, sadece 108 Tl zam! yapılmışoldu.

2/ Bu durumda; “etik,liyakatlı ve yanlış yollara sapmamış Y.Doç.ler” yinekaybetmiş oldu.

3/ Özellikle AK Parti'likomisyon üyelerinin, telefonla konuşulmasına/bilgiverilmesine rağmen, kendilerine gönderilen örnek kanun teklifleriyle hiç ilgilenmemeleri/teklif bile etmemeleri,Y.Doç.’lerde şok etkisi yarattı.

4/ Bütün dünyada önemli olanDr. unvanı ve tezi kaldırıldı.

Kısaca,mevcut Y.Doç.lerde değişen bir şey olmadı.Y.Doç. unvanı yerindekalsaydı diyen %99.

Bakalım, haftaya yapılacak TBMMGenel Kurulu'nda; birkaç teklif verilip, son anda mevcutY.Doç.ler kurtarılacak mı? 

Sonuç; TBMM’yekaldı, ama Cumhurbaşkanımız müdahale etmezse, yasa, mevcutY.Doç.lere hiç bir yarar sağlamamış  olacak...Yazık...Enerjiler yine boşa gidecek.Bekleyip,göreceğiz...

Yorumlar1 yorum