YAZARLAR

Yağ satarım, bal satarım, din satarım...

İnanın ortadan kaybolmakla inandıkları iddia ettikleri değerlere çok daha fazla hizmet edeceklerdir.

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Sosyal medyanın hayatımızın her alanına fütursuzca girmesiyle birlikte yeni bir meslek ve geçim kaynağı peyda oldu: Trollük.

Bunlar için daha önce de “modern hariciler” diye yazmıştım.

Tek meziyetleri her konu hakkında ileri geri konuşup görüş beyan etmek olan troller her türlü milli ve manevi duyguları istismar etmekten geri kalmıyorlar.

Hiçbir denetime maruz kalmadan kameranın karşısına geçen ve baş kesip, adam asan bu zevat her türlü terbiye sınırını ihlal etmekten de geri kalmıyor. Yeri geldiğinde küfreden, yeri geldiğinde tehdit eden troller maalesef toplumsal barışın köküne kibrit suyu döküyorlar.

Sosyal medya trollerinin en çok istismar ettikleri konu ise “Din” ve "Osmanlı Devleti.” Daha özele indiğimizde ise bu zevat en çok “Peygamber Efendimiz” ile “Abdülhamid Hanı” istismar ediyorlar.

Geçtiğimiz günlerde aldığı son model spor arabası ile gündeme gelen bu trollerden bir tanesi hemen dini duyguları istismar ederek “tebliğ yapmaya en güzel ve en hızlı şekilde gidebilmek için” böyle davrandığını söyledi.

Peygamber Efendimizin zamanının en güzel devesine sahip olduğundan dem vurarak kendine dayanak arayan bu zevata sormak lazım: Peygamber Efendimizin deve sünnetine gelinceye kadar yüzlerce sünneti ve davranışı var. Acaba bunlardan kaç tanesini yerine getirdin?

Kaç gece Efendimiz gibi teheccüt namazına kalktın, kaç kere Efendimiz gibi nafile oruç tuttun?

Hiç hayatında Efendimiz gibi günlerce aç kaldın mı ki onu kendi densizliğine kalkan yapmaya çalışıyorsun?

Bu zevatın hepsi dini kavramları yakışmayan ve uygun olmayan yerlerde kullanıyorlar. Anlıyoruz ki bunlar “din tüccarları” “din bezirganları.” Ve bunu para için şöhret için yapıyorlar.

Geçmişte ulemanın din konusunda ne kadar hassas olduğunu biliyoruz.

İmam Ebu Hanife’nin kumaş tüccarı olduğunu bilmeyen yoktur. Kumaş dükkanına bir müşteri geldiği zaman müşterinin istemiş olduğu kumaşı keserken sesli olarak besmele çekmenin dahi “dini istismar” olduğunu ve böylelikle “din satmış” olunacağını söylüyor.

Ulema dahi dini kavramları kullanırken hassasiyet perspektifinde her adımı değerlendiriyor. Günümüzde maalesef içi boşaltılmış bir şekilde duçar kalınan istismardan dolayı din adamları ve dindarlar bu kavramları kullanamaz hale geldiler. Çünkü toplum üzerinde istismar edenler yüzünden karşılığının olmadığını görebiliyorlar.

Din slogan değildir.

Din bir yaşantıdır, Allah’ı anacaksan kalpten yaşamak gerek.

Bu trol grubu aslında savunduklarını sandıkları değerlere en büyük zararı veren kişiler oluyor da haberleri yok zavallıların. Sadece kendilerini rezil etmekle kalmıyorlar aynı zamanda güzel dinimizin de güzelliklerinin önüne perde oluyorlar.

Ağızlarından tükürükler saçarak konuştuklarında İslam’ı ve İslami değerleri koruduklarını sanıyorlarsa eğer yapmaları gereken en iyi şey susmak ve ortalarda gözükmemektir. İnanın ortadan kaybolmakla inandıkları iddia ettikleri değerlere çok daha fazla hizmet edeceklerdir.

Hele bir de “sanatçı” olarak bildiğimiz ve yaşını başını almış troller var ki onlar hepten komedi. Allah ile irtibatlarını kavi tutacaklarına klavye mücahitliğine soyunup ele güne maskara olduklarının farkında bile değiller.

Görüntü ve ses kirliliğinden başka bir işe yaramayan trollerin maalesef en iyi yaptıkları şey “din bezirganlığı” ve “Osmanlı hamaseti.”

Keşke ağızlarından düşürmedikleri Abdülhamid Han’ın tırnağı kadar olabilseler.

Konuşmaya geldiğinde mangalda kül bırakmayan bu modern külhanbeyleri iş yaşamaya geldiğinde bir çuval inciri berbat ediyorlar.    

Milli ve manevi duyguları istismar etmekten başka bir meziyetleri olmayan trollerden bizim tek bir ricamız var: Lütfen o murdar fikirlerinizi saf Müslümanların üzerinden çekiniz.

Çekiniz ki İslam’ın ve davanın gerçek güzellikleri ortaya çıkabilsin...

facebook.com/msbeser

twitter.com/msbeser

instagram.com/msbeser

Yorumlar 4 yorum