YAZARLAR

Türk-İslam Eserleri Müzesi Ve Nimet Abla!

İslam coğrafyasının yaşadığı katliamlar ve hüzünler ortada iken, son kale Türkiye ve milleti olarak gösterilirken piyango –haram- kuyruğunda binlerce insan!

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Bu coğrafyanın sakinleri ve İslam dininin bireyleri olarak son bir buçuk yıldır sıkıntılarla boğuşan bir milletiz.

Hem İslam coğrafyasının bekası için son kale mahiyetinde gösterilen hem de tarihi zaferlerle yiğitliğin kitabesini herkesin yüreğinde taşıdığı bir milletiz.

Geçmişimiz kitaplara, sinema perdesine, ekranlara ve gönüllere yansımış kahraman bir kültürle dolu.

Daha dün sayılabilecek 15 Temmuz kalkışmasının gazileriyiz.

15 Temmuz kahramanları ve günlerce süren ribat görevinin şecaat dolu yürekleriyiz.

Buraya kadar olan cümleler bir hatırlatma ihtiyacına binaendir!

Bu düşünceler içerisinde Pazar gününü çocuklarımı kendi kültürlerini tanıması ve teyakkuzda olunması gereken zamanları müşahede ettiğimiz için Türk ve İslam Müzesine götürmek üzere planladım.

Türk ve İslam eserlerini bir araya getirerek kültürümüzü anlatan, medeniyetimizin gelişmesinde başrol oynayan karelerin sergilendiği bir müze…

Ribat görevini ifa eden bu milletinin sosyal kültürünü ve dini kültürünü sergileyen bir müze…

Çocuklarla beraber bu müzeye gitmek için yola düştük.

Ayvansaray’dan geçip Eminönü’ne doğru yaklaştığımızda hepimizin dikkatini bir kalabalık çekti.

Dikkat çekilmeyecek gibi değil zira belki de yaklaşık bir kilometreden uzun bir insan kuyruğu gözümüze ilişti.

Trafik hafif hafif ilerlerken merakla kuyruğun başını görmeye çalıştık.

Kuyruk uzadıkça dikkatimiz ve merakımız artmaya başladı.

Mısır Çarşısı öncesinde başlayan kuyruk Yeni Camii sırtlarını çember içerisine almış durumda ama hala iç sokaklara doğru uzuyor!

Ve nihayet kuyruğun başını ve insanların sanki müjdeleyici bir vakıa ya da sıra kendisine gelindiğinde büyük bir mükâfat ile karşılandığı kuyruğun müsebbibini görmüş olduk!

Bu serenat kelimelerini elbette Pazar tatilinde insanların sabır ve ısrarla bu soğukta bekleyişinden dolayı ifade ediyorum.

Ne mi sizce insanların sabırla beklediği şey?

Burada duralım biraz ve öz kültürümüze, dinimize dönelim!

İslam kültüründe ki en önemli naslardan bir tanesi helal kazançtır.

Helal kazanç yani temiz kazanç ise el emeği ve meşru yollardan elde edilen kazançtır.

Çocuklarımızın kursaklarından helal lokma girebilmesi için kazancımızın meşru yollardan ve helal yoldan olması gerekir.

Efendimiz  (a.s.) elde edilen en iyi kazancın “kişinin el emeği ile ve kimseyi aldatmaksızın yaptığı meşru ticaret yoluyla elde ettiği kazanç” olduğunu söylemiştir.

Şans ve kumar oyunları yolu ile elde edilen ve hiçbir emek sarf edilmeksizin elde edildiği zannedilen kazanç haksız yere kazanılmıştır.

İnsanların birçoğunun şans, piyango ya da kumar yolu ile kazançlarını elde ediyor olması bizleri geçerli sebep niteliğinde kandırmasına izin vermesin.

Seküler insanlar rahatsız olup bu söylediklerimize kızıyor olsalar da hem kültürümüz hem dinimiz bu kazanca haram diyor.

Şimdi gelelim garip ama uzun ve soğukta inatla bekleyen insanların neden beklediğine!

Kuyruğun ucunu gördüğümüzde Nimet Abla diye bir tabela ile karşılaştık.

Çok üzüldüm ve döndüm kuyrukta bekleyen insanların yüzlerine bakmaya çalıştım.

Her tür insan mevcut bu kuyrukta, genci, yaşlısı, erkeği, kadını!

Aklıma 15 Temmuz gecesi geldi üzüldüm.

Piyango kuyruğunda yani haram kuyruğunda heyecanlı yüzlerle bekleyen binlerce insan!

İslam coğrafyasının yaşadığı katliamlar ve hüzünler ortada iken, son kale Türkiye ve milleti olarak gösterilirken piyango –haram- kuyruğunda binlerce insan!

Kendi kültürümüzden ve dinimizin emirlerinden bihaber ve uzak kalınmış bir toplum!

Kendine gel Türkiye!

“Ey İman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar, fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz. Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi, Allah`ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?” (Maide/90-91)


Yorumlar 11 yorum